Denizin azgın suları keskin kayalıklara çarparken Avery kendisine hakim olamayarak kıyıya daha da yanaştı. Haftalardır görmediği hüzünlü gözleri bir kez olsun görebilmek için bu kadar riski alarak kayalıklara kadar yanaşmıştı.
En yakın arkadaşı bu yaptığını görse herhalde kendisine çok kızardı fakat içinde yükselen sese engel olamamıştı. Sadece bir kez göreceğim ve geri döneceğim diye düşünerek buraya kadar gelmiş ve başını kaldırarak tepede ki eve bakmıştı.
Burada kendisini çeken ne olduğunu bilmiyordu fakat hüzünlü gözlere sahip olan bu adamın bir derdi olduğunu biliyordu. Acı çekiyormuş gibi bakan bir yüz ve o derin gri gözler karanlıkta bile farketmesine neden olurken her gün aynı saatte buraya yüzmekten kendisini alamıyordu.
Yine böyle bir günde kara bulutları görmezden gelerek tepede ki eve baktı. Neredesin diye kendi kendine konuşarak bir süre dalgaların kendisini yönlendirmesine izin verdi. Denizde ki dalgalar kabardıkça Avery arkasını dönerek eve gitme zamanının gelip gelmediğini anlamaya çalışıyordu. Hadi lütfen bir kez diye tanrıya dua ederken görmek istediği yüzü nihayet görerek hareketsiz kaldı.
Kayalıkların üstüne oturan adamın dalgın bir şekilde denizin ilerisine baktığını görerek derdinin ne olduğunu bilmeyi çok isterdim diye düşündü. Parlayan saçlarını ileriye atarken daha da yaklaşarak adamın yüzünün tamamını görmeye çalıştı. Duruşundan asil birisi olduğunu anlayabiliyordu fakat her zaman yüzünün bir tarafını gösterecek şekilde oturduğunu gördüğünde bunun nedenini gerçekten merak eder olmuştu.
Ayın yansımasında genç adamın yüzünün sadece bir tarafını izlerken hayranlıkla bir süre öylece bekledi. Fark edilmek istemediği için çok fazla hareket etmiyor ve kıpırdamadan böyle yakışıklı bir erkeğin burada ne aradığını sorguluyordu.
Karanlıkta farkedilen açık kahverengi saçlarının yumuşacık olduğunu tahmin eden kız bir an parmaklarının o saçlar arasında dolaştığını düşünerek karnında bir şeyler hissetti. İlk defa bir erkek görmemesine rağmen adını merak ettiği bu adam tüm ilgisini çekmiş ve merak etmesine sebep olmuştu.
Kayalıklara daha fazla yanaşmayarak geldiği yöne yüzmeye başladı. Uzun kuyruğu buna kolaylık sağlarken büyük bir dalganın kendisini suyun içine çekmesine izin verdi. Dalgalardan sıyrılmaya çalışırken aniden çıkan fırtınanın gücüne engel olamayarak suyun içinde kayboldu. Bir süre sonra kendisini yüzeye çıkardığında gelen dalganın farkında olmayarak arkasını döndüğünde yüzüne çarpan sert suyla sersemleyerek dalganın kendisini kayalıklara çarpmasına izin verdi.
Kayalıklara çarpan narin bedeni bu acıya dayanamayarak bayıldığında suyun kendisini kıyıya götürüyor olduğunu fark etmedi. Sabah olupta gözünü açtığında hayatının sonsuza kadar değişeceğinin farkında değildi.
~~~~~
Brayden haftalar sonra evinden çıkarak tepeye doğru yürümeye başladı. Zaten çok kısa bir mesafe yürümesi gerekirken üzerine aldığı pelerine sarıldı. Fırtınanın çıkacağını farketse de buraya gelmeyi ve denizin üzerine düşen ay ışığını izlemeyi seviyordu.
Kısa bir süre oturduktan sonra fırtınanın artmasıyla artık gitmesi gerektiğini farkederek ayağa kalktı. Gözü uçurumdan aşağıya takıldığında parlak sarı bir şeyin yine gözüne takıldığını farkederek duraksadı. Bu sefer bir şey gördüğüne kesinlikle emindi.
Kenara daha da yaklaşarak ne gördüğünü anlamaya çalıştı. Bu fırtına da birisi orada yüzmeye çalışıyorsa kesinlikle aklını kaçırmıştır diye düşünerek gözlerini suyun derinliklerine yoğunlaştırdı. Kayalıklara çarpan bir şey gördüğünde artık orada birinin olduğuna emindi. Tereddütle arkasını dönerek eve baktı. Hemen eve gidip yardım çağırabilirdi fakat bu sefer de zaman kaybetmiş olacaktı. Ya da aşağıya inen uzun yokuşu hızlı bir şekilde giderek ne olduğunu anlayacak ve eğer kurtarılması gereken biri varsa derhal müdahale edecekti.
Kararını vererek hızlıca aşağıya yöneldi.Çiseleyen yağmurun altında hızlıca ilerlerken peleriniyle yağmurdan korunmaya çalıştı.Kıyıya vardığı zaman etrafına bakınarak gördüğü şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştı. Gözleri yağmura ve karanlığa alıştığında kayalıkların yakınında gördüğü bedenle o tarafa doğru koşmaya başladı.
Arkası dönük yan bir şekilde yatan çıplak bedeni gördüğünde gözlerini şaşkınlıkla açarken ne olduğunu anlamaya çalıştı. Pelerinini üzerinden çıkararak hızlıca kızın üzerine sardıktan sonra kollarını kızın narin bedeninin altından geçirerek kucağına aldı. Başı göğsüne değen kızın solgun yüzüne bir kez baktıktan sonra kızın yüzünü pelerinle örterek yağmurdan ve fırtınadan korumaya çalıştı.
Tanrım bu fırtınada kim burada yüzer ki hem de bu halde diyerek gördüklerini unutmaya çalıştı. Eğer kızı kendisi değil de başka biri bulsa olacakları tahmin edemiyordu. Kendisi gibi kızın üzerini örterek yardım etmek yerine zavallı kıza orada sahip olmaya çalışırdı.
Dik yokuşu hızlı bir şekilde çıktıktan sonra ışıkları yanan eve doğru yürümeye başladı. Doktorun evi kendi evine uzakken bu havada doktoru çağırmasının bir anlamı olmayacağını biliyordu. Neyse ki kızın görünürde büyük bir hasarı yok gibiydi. Belki de biraz sarsılmıştır diyerek evin kapısına hızlıca vurdu. Sabah olduğu zaman havanın düzeleceğini umarak doktora o zaman bir haberci yollayarak hemen gelmesini sağlayacaktı.
Kapıyı açan hizmetçi kız efendisinin kucağında ki ölü gibi yatmış kızı görerek korkuyla gözleri büyüdü. Koru bizi tanrım diye içinden geçirdikten sonra kapıyı ardına kadar açarak Brayden'in içeri girmesini sağladı. Peşimden gel diyen sesle hızlıca efendisini takip ederek yatak odalarından birine birlikte girdiler.
Uygun kıyafetler bul bana diye bağırdıktan sonra kızı örtünün altına sokarak ıslak pelerini şöminenin önüne fırlattı. Şöminede ki ateşi harladıktan sonra tekrar hızlıca yatağa yürüyerek kızın solgun yüzüne baktı. Omuzlarında bulunan yaraların kayalıklara çarpmasından kaynaklı olduğunu düşünerek içeri giren hizmetçiye sıcak su ve bez getir bana diyerek kızın tekrar hızlıca odadan çıkmasını izledi.
Yatağın üzerinde bulunan hizmetçinin bıraktığı bol elbiseyi eline alarak kızın başının üzerinden geçirerek bir şekilde giyinmesine yardım etti. Şimdilik kızın kendisini uyandığı zaman savunmasız hissetmesini sağlayacak şeyi ortadan kaldırmıştı. Kızın omuzlarında ki kesikleri pansumanladıktan sonra odadan çıkarak kendi odasına yöneldi.
Öncelikle ıslak kıyafetlerinden kurtulması gerekiyordu daha sonra kızın kim olduğunu öğrenmeye çalışacaktı. Üzerinde ki gömleğini çıkararak dolabına yöneldi. Önünden geçtiği aynadan yüzünde ki yarayı görmemeye çalışarak ilerledi. Kuru kıyafetlerini üzerine geçirdikten sonra tekrar kızın yattığı odaya yöneldi.
Kapıyı açarak hafif ısınmış odaya girdikten sonra yatağın yanına yönelerek çektiği sandalyeye oturdu. Kollarını göğsünde bağladıktan sonra derin gri gözlerini kızın solgun yüzüne dikti. Gözleri kızın parlak sarı saçlarına kaydığında bu tarz bir rengi hayatında görmediğini düşünerek hafifçe kaşlarını çattı.
Duru bir güzelliği olan kızın evinin aşağısında ki sularda ne aradığını düşündü. Uyandığı zaman elbet herşeyin cevabını öğrenecekti. Gözleri yorgunlukla kapanırken rahatsız bir biçimde sandalyenin üzerinde uyuduğunu fark etmedi.
~~~~~~~~~
Genç kız gözlerini yavaşça açarken vücudunda hissettiği sızıyla ne olduğunu anlamaya çalıştı. Serin suları bedenin de hissedemezken yumuşak bir şeyin vücuduyla temas ettiğini farkederek gözlerini açtı. Yatağın sol tarafında uyuyan adamı gördüğünde endişeyle gözleri büyüse de sessizliğini koruyarak yanında bulunan adamı incelemeye başladı.
Kahverengi saçlar, geniş omuzlar yumuşak görünen hafif çıkmış sakallarıyla yanında uyuyan adamın gerçekten etkileyici göründüğünü düşündü. Buraya nasıl geldiğini düşünürken üzerinde ki elbiseyi farkederek örtüyü eliyle kaldırdı. Gözü daha da aşağılara kaydığında tanrım diye düşünerek korkuyla bağırdı.
Kızın uyandığını farkeden Brayden hızlıca gözlerini açarken hayatında görüp görebileceği en mavi gözlerle karşı karşıya geldi. Okyanus gibi diye düşünürken kızın neden buradayım diye sormasıyla bakışlarını kızın gözlerinden çekerek ayağa kalktı.
Bende size bunu soracaktım hanımefendi, evimin aşağısında ki derin ıssız sularda ne işiniz vardı ?