ANLAMSIZ RÜYA

1233 Kelimeler
Brayden genç kızın ışıldayan yüzüne ve ıslak tenine bakarak sertçe öksürdü. Kızın gülümsemesinden hoşlanmamıştı. Aydınlık şeylerden nefret ediyordu ve Avery gülümsediğinde sanki etraf aydınlamıştı. Bakışlarını kızdan çekerek eve dönmeliyiz dedi. Arkasını dönerek yokuşa doğru yürüdü. Çizilmesi gereken bir resmim var ve bütün gece seni bekleyemem diye seslendi. Evin büyük kapısından girerek kendilerini bekleyen uşağın önünden hiç bir şey söylemeden ilerledi. Avery ıslak kıyafeti ve sular süzülen saçlarıyla yaşlı adamın önünden utanmış bir şekilde geçtikten sonra Brayden'i takip etmeye devam etti. Bir kapının önüne geldikleri zaman Brayden duraksayarak kızın kendisine çok az bir kala durmasına sebep oldu. Üzerini değiştir ve buraya gel ! Kapıyı açarak içeri girdi ve kızın arkasından tekrar kapattı. Avery şaşkınlık içinde kapıya baktıktan sonra başını eğerek kendi odasına doğru yürümeye başladı. Bastığı her yere su damlattığı için adımlarını hızlandırarak odasına ilerledi. Kendisine verilen bir kaç kıyafetin içinden açık sarı renkte ki elbiseyi üzerine geçirerek odadan çıktı. Saçlarının kuruması için zaman yoktu ve Lordu kızdırmamak için gecikmemeye çalıştı. Brayden'in söylediği kapının önüne geldiği zaman kapıyı yavaşça açarak içeri girdi.Brayden sırtı dönük bir vaziyette bir sandalyede oturuyordu. Gözleri odanın güzelliği karşısında tekrar büyürken bu odanın normalde gördüğünden daha farklı göründüğünü farketti. Bütün perdeleri açık olan odanın içine sadece ayın parlak ışığı vuruyordu ve odada ki tek ışık kaynağı buydu. Penceresi açık olan odaya denizin serin esintisi girerken Avery odanın içine doğru yürüdü. Hafif üşüdüğünü hissederek adamın kendisi için koyduğu yüksek sandalyeye yanaştı. Sandalyenin üzerine oturduğu zaman sanırım başlayabiliriz diye mırıldandı. Brayden'in başını kaldırması ile genç adamın gri gözlerinin odanın karanlığıyla birleşmesinin ne kadar muhteşem olduğunu düşündü. Brayden bir kaç saniye kıza baktıktan sonra hiç bir şey demeden önünde ki tuvale kızı resmetmeye başladı. Normalde de sessiz çalışan biriyken karşısında saçları ıslak bir şekilde sarı elbisesiyle oturan kızı gördüğünde daha da sessizleşmişti. Odanın içine düşen ay ışığı olmasa bile kızın kendisinin zaten parlatmaya yeteceğini düşündü. Saçları için ne kullanıyorsa eğer gerçekten işe yarıyor diye düşündü Brayden. Üzerinde ki sarı elbise bile kızın saf ve masum oluşunun ya da sarı saçlarının önüne geçememişti. Düşüncelerinden sıyrılarak kızın çizimine yoğunlaştı. Neredeyse bir buçuk saate yakın Avery kıpırdamadan ve hiç konuşmadan oturdu. Yorulduğunu hissettiğinde gözlerinin de hafifçe kapanıyor olduğunu farkederek esnedi. Daha ne kadar böyle oturması gerektiğini düşünürken Brayden'in kendisine ifadesiz bir şekilde bakmasıyla sessizliğini korudu. Bitene kadar dayanmaya çalışacaktı. Uzun süre kıpırdamadan oturan bacakları hissizleşirken bir süre sonra Brayden'in bugünlük yeter demesiyle rahatlayarak nefesini bıraktı. Tanrım çok yorucuymuş diye mırıldandıktan sonra sandalyeden inerek adım attı. Kendisini taşımayan bacakları yere düşmesine sebep olurken Brayden'in nefesini saçlarında hissetti. İyi misin diye soran adama bakamayarak iyiyim sanırım yorgunluktan oldu diye bir şeyler söylemeye çalışarak ayağa kalkmaya çalıştı. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu ve Avery bunun nedenini biliyordu.Yalanının ortaya çıkmasından korkmuştu. Brayden'in kendisini kollarından tutarak kaldırmasına izin verdi. Ayakta durduğu zaman Brayden kendisini bırakarak kapıya yöneldi. Kızı ardında bırakarak odadan çıktı. Odadan çıkmak üzere kapıya yöneldiğinde arkasını dönerek üzeri kapalı resime baktı. Demek ki Brayden görmesini istemiyordu şu an için... ~~~~~ Brayden sandalyenin üzerinde çırılçıplak oturan kıza bakarak hafifçe yutkunduktan sonra fırçasını tuvale değdirdi. Eli seri bir şekilde hareket ederken kızın masmavi gözlerine bakarak derin bir nefes aldı. Sınırlarının zorlandığını hissederken bakışlarını kızın çıplak teninden çevirmeye zorladı. Mermer teni karanlıkta parlarken kıza doğru çekildiğini hissederken parlak sarı saçlarının arasından parmaklarını geçirerek kızın yumuşak saçlarını ellerinde hissetmek istedi. Çizmeyi bitirdiğinde ayağa kalkarak resmi kıza doğru çevirdi. Avery'nin narin pembe dudaklarından sevinç dolu küçük bir çığlık koptuğunda Brayden kızın kollarının boynuna dolanması ile bakışlarını kızın dudaklarına çevirdi. İçinden gelen büyük bir arzuyla kıza doğru eğildiğinde bir eliyle de kızın öne doğru düşmüş saçını tutarak omzundan aşağı attı. Parmakları kızın soğuk tenine değdiği zaman ürperdiğini hissetti. Dudaklarının birleşmesine az bir mesafe kala Brayden karanlık odanın içinde ki yatağında gözlerini açarak yatakta doğruldu. Buda neydi diye karanlığa doğru fısıldadıktan sonra yataktan kalkarak odanın içine doğru yürüdü. Köşede ki dolaptan kendisine soğuk bir içki doldurarak pencereyi kapatan kalın perdeyi açtı . Anlamsız bir rüya sadece diye düşündü. Hava sabaha karşı olmasına rağmen hala karanlık bir şekildeydi.Tekrar yatağına dönerek serin çarşafın üzerine uzandı. Çıplak sırtı yatakla temas ettiğinde gözlerini kapayarak tekrar uyumaya çalıştı. ~~~~~~~~ Avery gözlerini açarak güneş ışıklarının doldurduğu odaya baktı. Yataktan kalkarak üzerine elbisesini geçirdi ve ihtiyaçlarını giderdikten sonra odadan çıkarak kahvaltı yapmak üzere alt kata yöneldi. Büyük salona girdiği zaman kahvaltı masasına yönelerek boş sandalyeye oturdu. Brayden'in kendisine bakmadan gazetesini okuduğunu görerek sessizce tabağına bir kaç şey aldı. Önünde duran içeceğinden bir yudum aldıktan sonra hafifçe öksürerek elbisesinin üzerinde ki olmayan tozları temizledi. Tekrar öksürdüğünde Brayden başını kaldırarak bir sorun mu var Diye sordu. Avery duraksadıktan sonra bu akşam da aynı saatte mi geleyim diye sorduktan sonra Brayden'in söyleyeceği cevabı bekledi. Brayden gördüğü rüyanın da etkisiyle hayır ben söyleyene kadar gelmene gerek yok diyerek tekrar başını gazetesine çevirdi. Genç kız kahvaltı tabağına bir süre bakındıktan sonra tekrar başını kaldırdı. Bugün tepenin aşağısına tekrar gidebilir miyim ? Diye sorduktan sonra umarım nedenini sormaz diye düşündü. Brayden başını okuduğu gazeteden tekrar kaldırarak tamam dedikten sonra bakışlarını tekrar gazetesine çevirdi. Avery kahvaltı yapmayı bitirdiğinde heyecanını saklamaya çalışarak ayağa kalktı. İzninizle diyerek kahvaltı salonundan neredeyse koşarcasına çıkarak dışarıya yöneldi. Tepeyi yavaş bir şekilde inerek sahile doğru yürüdü. Üzerinde bulunan elbiseyi aynı şekilde etrafına bakınarak çıkardı. Suya yanaştıktan sonra yavaş yavaş bedeninin ıslanmasına izin verdi.Bir süre ilerledikten sonra etrafına bakındı ve arkadaşının gelip gelmediğini kontrol etti. Buluşmak için anlaşmamışlardı fakat belki Melonia'yı görürüm diyerek yine de gelmişti.Evin karanlığından kurtulmak için kendisine bir bahane olarak da görmüştü bir nevi. Bir süre bekledikten sonra kimsenin olmadığını görerek kıyıya yöneldi. Uzun süre kalırsa yine Lordun merak edip geleceğini düşündü. Oysa Brayden'in hava aydınlık iken dışarıya adım dahi atmadığını bilmiyordu. Arkasından duyduğu sesle durarak hızlıca döndü. Melonia gelmeyeceğini sandım neredeyse gidiyordum diye bağırarak arkadaşına doğru yüzdü. Genç kızın yüzü asıktı ve getirdiği haberler hiçde iyi görünmüyordu. Avery nasılsın iyi misin bu evde rahat mısın sana nasıl davranıyorlar diye sorduktan sonra arkadaşına sıkıca sarıldı. Genç kız herşeyin yolunda olduğunu söyleyerek Melonia bilge kadınla konuştun mu neden suya girdiğim zaman eski halime dönemiyorum öğrenebildin mi diye sordu. Melonia üzüntülü bir şekilde kıza baktıktan sonra efsane gerçekmiş Avery diye konuştu. Bilge kadının dediğine göre bir deniz kızı kalbinden isteyerek kıyıya çıkarsa vücudu insan formunu alırmış ve gerçek sevgiyi bulmadan da dönemezmiş. Tanrım, gerçek mi bu ? Peki denize dönebilmemin ve ya eski halime dönüşebilmemin başka bir yolu yok mu? Malesef yok Avery. Ayrıca merak ettiğim bir şey var diyerek genç kız arkadaşına ciddi bir şekilde baktı. Sen kıyıya çıkmak istemedin değil mi avery diye sordu. Genç kız şaşırmış bir vaziyette tanrım Melonia hayır tabiki de diyerek karşı çıktı fakat aklına gelen düşünceler ile yanaklarının kızarmasına engel olamayarak gözlerini kaçırdı. Kayalara çarptım dedim ya Melonia diyerek şimdi ne yapacağım ben diye devam etti. Tanıdığımız ve karşılaştığın tek adam kim Avery ? Diye sorduktan sonra gözleri parlayarak Evinde bulunduğun adamın seni sevmesini sağlayabilirsin arkadaşım o zaman denize geri dönebilirsin. Ahh melonia hayır böyle bir şey asla olamaz. Onu tanımıyorsun, o çok sıra dışı sessiz kapalı bir sır kutusu gibi. Ve benimle neredeyse hiç konuşmuyor beni sevmesini bırak evinde olmamdan dahi hoşlanmıyor. Bunları duyduğuma üzüldüm diyen genç kız bir süre tepede ki eve bakındıktan sonra bilge kadınla tekrar konuşacağım dedi. İki arkadaş vedalaşarak ayrıldıktan sonra Avery kıyıya yüzerek toz pembe elbiseyi hızlıca üzerine geçirdi. Evin penceresinin perdesini aralayarak kendisini izleyen Brayden'in farkında olmadan yürümeye başladı. Genç kız arkadaşının söylediklerini düşünürken aslında kıyıya çıkabilmeyi bir çok kez dilediğini farketti. Ne yaptım ben ne yaptım diye kendi kendine sitem ederken asıl sorunun sadece bu olduğunu düşünerek evin kapılarından içeri girdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE