Atlas ile yaptığımız anlaşmanın üstünden 3 gün geçmişti. O geceden sonra eve uğramamıştı, bu iş sandığımdan da kolay olacak gibiydi. Normal hayatıma devam etmiştim her şey sıradanmış gibi okula gidip geldim, arkadaşlarımla kafeye gittim, kendime yeni çantalar aldım, kafamı dağıtabilecek her yolu denedim ama yine de düşünmekten beynim patlayacaktı
Bu adam 3 gündür neredeydi?
Tamam bu gerçek bir evlilik değildi, bunu kabul ediyordum ama 3 gün eve gelmeyip başka kızlar ile günü gün ediyorsa ölümü benim elimden olurdu hiç düşmanları kendilerini yormasındı!
Benim de bir adım vardı sonuçta, evliliğinin birinci haftası dolmadan aldatildi haberleri görmek istemiyordum! Oh paşama bak be kendisi sokaklarda sürtüp günü gün etsin ben de evde oturup onu bekleyeyim! Yok öyle yağma böyle anlamamıştık. Hem onun buraya gelip bana kur falan yapması lazımdı, sonuçta iddiayı kaybetmek istemez? Ya bunu istiyorsa o da bu evliliğe mecbur kalmışsa ve beni başından göndermek için manüple ettiyse?
kafada kurma seansı başladı, beynin çalışmaz bir süre senin
Çalan telefon tüm komplo teorilerimi uçurmuş atmıştı ÇÜNKÜ ARAYAN ATLAS'TI
Telefonu hızlıca yanıtlayıp kulağıma götürdüm
"Alo? Kocacığım beni mi aramıştın? Ben İdil, hani karın olan 3 gün önce evlendiğin kişi. Yanlışlık falan olmasın yani sevgilini falan arayacakken beni aramış olabilirsin"
"Kızım senin bu çene neyle çalışıyor mısırla mi? Ayrıca ne sevgilisi ne kuruyorsun kafanda yine? İşlerim var gunlerdir şirketten çıkamadım ne aradın ne sordun insan Bi arar kocam nerde diye sorar be" dedi
çalışıyor muymuş bunca gün? İnanma hemen İdil, yalan söylüyor olabilir.
"Ben de yedim. Bana ne ya ne yapıyorsan yap. Aklıma bile gelmedin zaten. Ha unutmadan babamın kredi kartlarını evde unutmuşum o yüzden aldığım her şeyin faturasını evine yolladım"
" Aynı zaman da kendi evine de yollanmışsın çünkü aynı evde yaşıyoruz. Bazen çok salak bazen çok zeki oluyorsun karıcığım"
İdil sen Bi IQ testi falan mı yaptıransan ya
"ee yani sonuçta sen ödedin faturayı"
Bilmişlik yapmak istemiyordum ama Atlas benimle evlenerek kendini büyük zarara sokmuştu çünkü çok masraflı biriydim.
"Eve fatura göndermekle uğraşma, yatağın yanındaki dolabın ilk gözünde bir kart var oradan yap harcamalarını" ay senin kıçı kırık kartına mı kaldım ayol diyecektim ki evet kalmıştım...
"hı iyiymiş sen önümüzdeki günlerde de gelmeyi düşünüyor musun? Yani sadece merak etmiştim çünkü çoktan 1 yıldan 3 gün eksildi bile"
"Gelip seni tahrik etmemi mi istiyorsun?" dedi arsızca. Ne alakası vardı şimdi?
"Of ne halin varsa görebilirsin hatta bana kalırsa önümüzdeki 1 sene eve uğrama"
Umarım beni ciddiye alıp bir sene eve uğramazdı!
Kendimle çelişmekte üstüme yoktu gerçekten.
az önce acaba beni aldatıyor mu diye ağlıyordum şimdi tam tersini söylüyordum. Ben. İflah. Olmazdım!
"Üzgünüm karıcığım ama birkaç saate evde olurum. Hem bizim bir iddiamız var değil mi?"
"Hı vardı"
"Aynen öyle. Akşama görüşürüz" diyip telefonu kapattı.
Saat akşam 7'ye geliyordu duş alıp üzerime tayt ve sweatshirt geçirip odaki televizyonu açtım.
Televizyona kendi Netflix hesabımı bağlayıp izlediğim diziye kaldığım yerden devam ettim.
Patlamış mısırımı kucağıma almış heyecanla Diziyi izliyorken odanın kapısı açıldı ve içeriye Atlas girdi.
"Bir umut gelmezsin sanmıştım"
"bir umut üstünde seksi bir şeylerle beni bekliyor olursun sanmıştım" bu adam bu azgınlık ile beni çiğ çiğ yerdi. Yavaşça yutkundum
"Üstumdekilerin nesi varmış ayol? Hem çok beklersin kocacığım, bak orada yatak var git uyu belki rüyalar aleminde dünyanda görürsün" elimdeki mısır tabağını sehpaya bırakıp kumandaya uzandım, kaçırdığım yerleri izlemek için diziyi 20 saniye geriye sardım. Atlas bana doğru yürüyüp üzerime eğildi
"çok beklememe gerek yok. Yakında üstüme atlayan sen olacaksın nasılsa" gülerek başımı salladı
"kesin öyle olur sen beklemeye devam et"
Kokusu burnuma dolmuştu ve geri çekilmiyordu, bu resmen alan işgaliydi! Aptal adam çekil artık git be çarpçam simdi bir tane
Neyseki ben bir tane yapıştırmadan geri çekildi ve banyoya doğru ilerledi. Oh be nefes aldım biraz ne diye girdi o kadar dibime sanki etkilenebilirmişim gibi?
Kabul et yakışıklı adam tam senin tipin ve bu adamla aynı odada her akşam bulunacaksın. Ya aşık olup üstüne atlarsan?
Arkasından bir süre bakakaldım. Öyle şey olmazdı. Ben olamazdım aşık falan kapatmıştık o defteri. Emirhan bizi terk edip verdiği sözleri tutmayınca söz vermiştik kendimize. Bunu unutmayacağım biliyorum.
Emirhan defterinin kapandığına emin miyiz?
EMİNİZ!
Sinirle yerimden kalıp terasa çıktım şu sıralar aşk hayatım bok gibiydi gerçekten. Emirhan unutmak için Enesle çıkıp üstüne onu başıma bela ettiğim yetmezmiş gibi bir de üstüne gidip evlenmiştim! Hem de babam gibi bir mafya ile. Böylece kendime verdiğim bir sözü ilk kez çiğnemiş oluyordum.
Uzun zamandır aklıma gelmeyen Emirhan gece gece niye aklıma gelmişti şimdi? Pşşt kalbim unuttuk değil mi Emirhan'ı?
Kesinlikle unutmuştuk yoksa ona olan saplantılı aşkım evlenmeme izin vermezdi ama bugün evliydim. Evliyim? Haberler? Magazin?
Hassssssiktirrr! Koca bir Hassssssiktirrr
Elime aldığım telefon ile tanıdık bir magazin sayfasına girdim, bizim hakkımızda haber çıkmış mı diye bakıp çıkacaktım sadece ama koca koca manşetlerle haber yapılmıştı. Nasıl bu kadar hızlı haberleri oluyordu? Hemen kaydırıp haberi okumaya başladım.
"Ünlü iş adamı Atlas Kanık playboyluktan vazgeçip yuva kurdu. Hem de kendisi gibi sürekli magazin haberlerine çıkan İdil Çakır ile. İkili dün gece aile arasında basit bir nikahla evlendiler. Bu akıllara bir sürü soruyu beraberinde getirdi. İdil Çakır'ın hamile olduğu sebebiyle bu kadar hızlı evlenmiş oldukları söyleniyor. "
Hamile mi? Gerçekten bu insanlar kafayı yemiş olmalılardı. Sayfayı kaydırıp diğer haberi okumaya başladım.
" İlk kez birlikte iki gece önce, bir gece kulübünün önünde görüntülenmişlerdi. Sarhoş olan İdil Çakır, Atlas Kanık ile tartışıyordu. İlerleyen dakikalarda Atlas Kanık, İdil Çakır'ı kucağına alarak arabasına bindirip evine götürdü ertesi gün de evlendiler ."
En azından hayal görmemiştim, beni kucağına almıştı. Şu an bunu mu düşünüyorsun gerçekten?
Merak başa bela muhtemelen şu an yorumları okumamam gerekiyordu ama işte merak...
User7890272 ; gerçekten Idil denen o kızla mı evlenmiş? Daha iyisini bulabilirdi. Daha önceleri görüntülendiği kızlar bin kat daha güzeldi
Ne alakası vardı? Ayrıca taş gibi kızım ben! Atlas kendine baksın önce
User928251738 ; İdil çok güzel bir kadın, Atlas gibi birisi onu üzer
Evet ya evet sonunda haklı bir yorum gördü şu gözler.
User242441145 ; taş gibi hatun valla keşke Atlas olsaydım da benim karım olsaydı. Sürekli üstündeydim.
Yuh ama çüş yavaş yani insanların benimle ilgili ne tür fantezileri vardı çüş yani
"Keşke bir de karşıma geçip söylese bu sözleri. O zaman ben üstte olup kendisini dövüyor olurdum" arkadan yaklaşmış telefonuma bakıyordu benim gibi. Bu adam niye sürekli böyle dibime dibime giriyordu? Ayrıca NEDEN ÇIPLAKTI?
"Uzaklaşır misin lütfen? Deli midir nedir ya girmiş dibime çıplak çıplak. Havluyla terasa çıkmış manyak herif"
Bir yandan Cık cık sesleri çıkarıyordum diğer yandan kaslı vücuduna arada bir göz atıyordum
"Aynı oda da kalıyoruz bu manzaralara alış bence."
"Niye alışayım ya banyo var işte giyin çık orada"
"Canım istemiyor" çatlak herif! Göz kırpıp arkasını döndü ve terastan çıktı
"Hasta olacaksın, gir içeriye artık." dedim dayanamayarak. Demirden mi yapılmaydı bu adam?
"Sen bakarsın bana hasta olursam" tekrar göz kırptı. Aynen bakarım sonra sana çorba yapmaya kalkıp tuz yerine şeker koyar seni zehirlerim ölüp geberir gidersin
"Aynen seve seve bakacağıma emin olabilirsin sevgili kocacığım" diyip onun taklidini yaparak göz kırptım.
Başını sallayarak gülümsedi "güzel" diyip içeriye girdi. Sonunda derin bir nefes alabilmiştim. O vücuduyla önümde durmaya devam etseydi üstüne falan atlayacaktım.
Dudaklarımı yemeye başlamıştım bu durum gittikçe daha zor bir hal alıyordu. Telefonumu elime alıp annemi aradım
"İdil, bir sorun mu var bu saatte arıyorsun?" annemin soğuk ve resmi sesi kulağıma ulaştığında, hafifçe yutkundum.
Niye aradığımı ben de bilmiyordum açıkçası. Sadece aramak istemiştim işte. Belki de özlemiştim. İdil Çakır özlemenin ne demek olduğunu bilir miydi ya?
Bilirdi işte. Annesini özlerdi genelde. Eski annesini. Ona soğuk olmadığı zamanları yani küçük ıdil'in annesini özlüyordu.
"Hiç ya şey için aramıştım yarın özel eşyalarımı almak için eve uğrayacağım. Belki biraz oturur sohbet ederiz diye düşünmüştüm." açıkçası annemle en son sohbet ettiğimde 16 yaşındayım ve annem sevgilimin ailemize uygun olmadığı nutuk'u çekmişti bana. Her bakımdan yetersiz bir çocuk olduğumu hissetirerek yapmıştı bunu.
" Evet benim de seninle konuşmam gereken şeyler vardı zaten."
"Tamam. İyi geceler sana o zaman anne" dedim o da bana iyi geceler dedikten sonra telefonu kapattı. Normal anneler bunu mu yapardı? Gerekmedikçe çocuklarıyla iletişim kurmazlar miydi?
"yatağa gelmiyor musun karıcığım" BU ADAM NASİL BU KADAR SESSİZ HAREKET EDEBİLİYOR!?
Omuzumda nefesini hissediyordum açıkçası ne yapacağımı bilmediğim için kıpırdayamıyordum ve aynı zamanda bozuntuya vermemek için de çaba sarf ediyordum.
"Yok sen uyu ben iyiyim böyle" diyebildim en sonunda
"Uyuman lazım yarın sınavın varmış." gözlerimi pörtleterek ona baktım
"bunu nerden biliyorsun?"
"Senin hakkında her şeyi biliyorum. Her şeyi."
Her şeyi kelimesine vurgu yapması beni bir tık korkutmuştu. Yani her şeyi bilmezdi ama yine de işte vesvese....
"Seninle aynı yatakta uyumam" diyip konuyu değiştirdim. Ne kadar becerdiysem artık.
" bu kötü olmuş çünkü tek bir yatağımız var"
"Koltukta uyu o zaman Atlas?" dedim bariz bir gerçeği söylüyormuş gibi
"Ben niye koltukta uyuyorum ya. Rahatsız olan sensin cok meraklıysan sen uyu" nah uyurdum
"Üzgünüm kocacığım ama bir prensesle evlendin. Yani bana katlanacaksın demek oluyor bu. " göz kırpıp öpücük attım sonra ise hiç beklemeden ilk kapanındır mantığıyla yatağa koştum. Atlas kaşlarını kaldırmış şaşkınca beni izliyordu.
"Çocuk musun kızım sen? " Cık Cık sesleri çıkarıp yanıma uzandı.
Elime aldığım yastığı kafasına geçirip
" kalk def ol git burası benim bölgem git misafir odasına falan "
"Ya burası benim odam kızım nereye gideyim?"
" Tamam ben giderim o zaman" dedim yerimden kalkarken kolumdan tutup beni altına çekti.
"Ayy! Ne yapıyorsun be manyak herif!?" ben cırlarken sağ elini ağzımın üstüne kapattı.
"Bi bağırma sus iki dakika! Burası benim odam ve benim yatağım ama aynı zamanda seninde odan ve yatağın. Yarın annem ve babam Amerika'da dönüyor ve burada yaşayacakları sana hatırlatma gerek yoktur umarım."
"onlar da bunun gerçek bir evlilik olmadığını biliyorlar Atlas ben de sana bunu hatırlatayım" vücudunun altında ona diklenmem bir tık komikti açıkçası
"Annem bilmiyor. Bilmeyecekte İdil anladın mı? Bu evdeki bütün çalışanlar her şeyi anneme yetiştirir. Senin sabah yan odada uyanmanı bile. O yüzden bu odadan çıkmak yok." dedi emrederek.
Sinirle soludum "Yat yatağında ben koltuğa gidiyorum sakın beni durdurma" altından çıkıp dolaba ilerledim bir yastık ve yorgan alıp koltuğa ilerledim.
"sen bilirsin. Nasıl istersen" dedi gülerek.
Hayatı boyunca kuş tüyü yastıklarda ve yataklarda uyumuş birisi olarak burada nasıl uyuyacağımı bilmiyordum.
.
.
.
.
Gözümü araladığımda her yerim sızlıyordu yavaşça doğruldum yerimden sırtım ve boynum tutulmuştu belki sıcak bir duş gevşetir diye düşünüp banyoya ilerledim gerçekten şaka gibiydi ya koltukta uyumuştum resmen!
Fazla gurur yaparsan bu olur İdil'cigim
Gurur falan değildi aslında sadece onunla aynı yatakta uyumak istemiyordum çünkü her ne olursa olsun o yakışıklı bir adamdı ve ben de bir kadındım. Ve aynı yatakta uyursak işler hiç iyi gitmezdi. Ya ondan etkilenip birkaç saatlik zevk için iddiayı kaybedersem? Riske giremezdim. Gerekirse 1 yıl koltuklarda sürünürdüm ama iddiayi kaybedemezdim!
Girdiğim küvette köpüklerle oynarken banyonun kapısı açıldı ve içeriye Atlas girdi. Vücudum köpükler sayesinde görünmüyor olsada refleksle bacaklarımı kendime çektim
"Ne yaptığını sanıyorsun sen? Çık dışarıya hemen!"
"Bir sey yaptığım yok elimi yüzümü yıkıyıp çıkıcam meraklı değilim sana"
"Sen mi meraklı değilsin? Güldürme beni Atlas. İlk gece üstüme atlamandan belliydi o meraklı olmayışın simdi dışarı çıkar mısın lütfen?"
"Cık.. Çıkamam istersen sen çık ben izliyorum. Ayrıca karıma dokunmak istemem benim suçum değil sonucta sen benim karımsın ve biz evliyiz. İstersen ortak banyoya geç... Pardon oraya da geçemezsin."
"Bilerek mi yapıyorsun tüm bunları? Sana inanamıyorum ya. Bu yaptığına taciz denir yalnız."
"Cehenneme git Atlas"
Yok bu adamla ben aynı evde aynı odada sürekli bu pozisyonlarda olursak illa bir kaza çıkardı elimizden. Kazadan kastım cok başka şeyler.
Atlas banyodan çıktıktan sonra hızla küvetten çıkıp durulandım. Daha önceden banyoya getirdiğim bol paçalı kot pantolonumun üstüne turuncu kolsuz bir crop geçirdikten sonra hızlıca saçlarımı kuruladım, beyaz spor ayakkabılarımı ayağıma geçirdikten sonra banyodan çıktım.
Altaş üzerine jilet gibi bir takım giymiş, kol düğmelerini takıyordu. Bu adam her gün bu takımla iş yerine mi gidiyordu? Acaba dizilerdeki gibi yılışık bir sekreteri var mıydı? Yok canım yoktur herhalde umarım yani. Erkektir hatta evet evet erkektir.
"Nereye çıkıyorsun? Okula mı?" dedi hazırlandığımı gören Atlas.
"Yok Eve uğrayacağım birkaç esyam var özel eşyam. Onları alacağım." siyah deri ceketimi askıdan çıkarıp üstüme geçirdim.
"Ben bırakayım seni"
"İşin vardır senin, arabam var"
"Arabanın olduğunu biliyorum, ama şirkete uğraman gerek önce benimle"
" O niyeymis canım? Üstüme mi yapacaksın şirketini. Hanimci çıktın sende"
"Üstüne yapmama gerek mi var? Zaten evliyiz, çocuklarımızın mirası." çocuklarımızın kelimesine vurgu yapmışti.. Ne çocuğu be!
"ne işimiz olduğu söylemedin?"
"yönetim kuruluna babam ismini yazmış, babanın yerine seni görmek istiyor." kaşlarım çatılmıştı Ne?
"Ben mi ne alaka ya ben ne anlarım? Ayrıca isim gücüm var sizinle mi uğraşıcam? Babam çok sinirlenir buna hem"
"sorgulama bir kere de. Hadi çıkalım artık"
Kafamı sallayarak önden odadan çıktım. İşin arkasında başka bir iş vardı. Öğrenmek için annem çok guzel bir seçenekti