Boran beni uyarmaktan sıkılmamıştı ama ben artık sıkılmıştım. Her defasında bana güvenmemesi can sıkıcıydı. Bu durumun birkaç nedeni vardı ama yine de üzülüyordum. Acaba ne zaman vazgeçecekti? Ne zaman tam olarak bana güvenecekti? Birine güvenmek zordu. Boran hem bana güvenmiyordu hem de dengesizin tekiydi. Aniden ne diyeceğini ya da bir olaya nasıl tepki vereceğini kestiremiyordum. Mesela dün sanki çift gibiydik. Kahvaltı yapmıştık, at binmiştik ve sevişmiştik. Çok güzeldi. Boran’ın her zaman öyle olmasını çok isterdim. Belki de bir gün öyle olacaktık. Derya’nın yanına doğru giderken peşimde birkaç koruma vardı. Uzaktan beni takip ediyorlardı. Derya’yı kahve içerken görünce gülümsedim. Ayaklandı. Sarılıp karşına oturdum. “Seni iyi gördüm.” “İyiyim. Alışmaya çalışıyorum. Sen nasılsı

