1.Bölüm

1701 Kelimeler
ANLAT ONA Atıldım okuldan. Yeni özel okulumda ilk günümdü. Simsiyah giyinip gittim. Okuldan niçin mi atıldım? 2017’i yazı paso çalışıp, özel okul için para biriktirdim. Lise sondum para biriktirmem gerekiyordu. Babamın turizmi bıraktıktan sonra adam akıllı işi olmamıştı yıllardır. Rahat adamdı bir kere. Beni, annemi, kardeşimi düşünmüyordu bencildi zaten. Annem babamdan 16 yaşıma kadar en az 3 kez boşanma kararı alıp evi taşımış ve ayrılmıştı. Sonu hep hüsrandı çünkü annemin üstünde çok feci derece de toplum baskısı vardı. Annemin çalışmasını annemin ailesi onaylamıyordu. Türkiye’de yaşıyorsanız ve tek bir kadın olarak evi geçindiriyorsanız ve bunu sıradan insanların olduğu bir mahallede hayata tutunmaya çalışıyorsanız söyleyeyim başarması çok güç, başaramıyorsunuz.  Annem de başaramadı. Hep babamla geri barışmak zorunda kaldı. Bunları yapabilmesi için mesleği vardı fakat sağlam psikolojiye asla sahip değildi. Yıllardır oradan oraya hayatım oldu. Annem hep geri döndüğü için babam sözlerini tutmadı. Çünkü annemin ondan gidemeyeceğine emin olmuştu artık. Annemi güçsüz görüyordu. Bir insana ona bağımlı olduğunuzu hissettirirseniz, size her şeyi en acımasız şekilde yaşatabilir o kişiye bu vasfı tanımış olursunuz. Erkek kardeşim henüz 6 yaşındaydı o sıra. Masrafları çoktu. Ben benim yaşadığım hiçbir şeyi yaşamasın diye uğraştım hep o güne kadar. Babam çalışmadığı için ben 8. Sınıftan beri çalışmak zorunda kalmıştım. Belli başlı ihtiyaçlarımı karşılamak için en basiti bir arkadaşımla çarşıya çıkıp bir hamburger yiyebilmek için, üstüme başıma doğru düzgün iki üç bir şey alıp, sevdiğim adamların beni sevmesi için. Çok net hatırlıyorum ilk aşkım platonikti. 2 sene sürdü. Adı Sefa idi. Mahallenin sayılı zenginiydi. Üstü başı bakımlı, esprili, insan canlısıydı. Çok aşık olmuştum ona ama o beni sevmemişti sadece dostu olarak görmüştü beni. Marketleri vardı ve evimizin hemen yan sokağındaydı. Ben o zamanlar güzel bir kız değildim, beden eğitimi derslerinde boy sıralamasına göre dizilir çocuklar ben en sondaydım. Boyum kısa, kilolu, yüzünde doğum lekeleri olan, kıllı ve çirkin bir kızdım. Albenim yoktu, çünkü tipim düzgün değildi ayrıyeten bunu baskılayabilecek kıyafetlerim de yoktu. Buna rağmen sınıfta parlayan bir çocuktum ama o zamanda. Karakterim ile öne çıkmaya o zamanlardan başlamıştım.  Eğer görünmez olursanız, gösterecek başka taraflarınızı güçlendirirsiniz.  Ailevi sorunlardan kaynaklı ve tramvalarım yüzünden asi, hırçın ve bir o kadar da komik bir çocuktum. Sınıfta hep öne çıkardım bu yüzden. İşte o zamanlardan karar vermiştim. Öne çıkmam için karakterim yetmiyordu. Benim de güzel kız olmam, güzel giyinmem gerekiyordu. Hep 4. 5. Planda ki kızlardan olmaktan çok sıkılmıştım. İlk işim Sefa’ya okulda ilanı aşk edip reddedildiğim o yazın olmuştu. Annem bulmuştu işimi. Mahallede annemin arkadaşı olan bir kuaför salonuna başlamıştım. Sabah 9, akşam 9 olmak üzere. Ama nasıl heyecanlıyım, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak ben liseye başlayacağım, buradan güzel paralar kazanırsam güzel kıyafetlerim benim de olur ve ben de artık seçilen birisi olabilecektim. O heyecanla başlamıştım o ilk işime. Sabah 9 da açıp içeriyi silip, süpürüyordum. Patronumun benim yaşımda kızı vardı, o sürekli gelir oturur ve döner sipariş edip onu yerdi. İlk gün ne zaman yemek yeriz diye beklerken patronum ölüm sessizliğine yatmıştı sanki yemek konusunda. Ağızından çıkan tek şey İpi verir misin? Cımbızı getir ablacım.. O kişilik sorunu teşkil eden kızı ise sürekli döner yiyip, karşımda dondurma kemiriyordu. Arkadaşlarının yanına inip oyun oynuyordu. Sonunda yemek konusunu açtı. Mutfağa gitti. Masanın üstüne zeytin, peynir bir de bayat bir bazlama koyup bugün bunlarla idare edelim ablacım demişti. Annem yanıma harçlık vermişti aslında onu harcasam mı bilemediğim için o gün onu yedim paramı da cebime soktum. Yerken şunu düşündüm buradan iyi paralar kazanıp, çarşıya alışveriş yapmaya çıkacağım zaman hamburger yiyip kendimi ödüllendirecektim. Bu böyle devam etti 1 hafta kadar. Haftalık alma zamanım geldi. Heyecanlıydım. Elime 20 TL tutuşturdu. Şaka gibi! Bir daha gelmeyeceğim deyip çıktım o işten. Eve gelip anneme ben kendi kendime iş bulup çalışacağım diyip kadının bana verdiği parayı da annemin önüne atmıştım. Onun suçu neyse? Çocukluk işte. Olmamıştı işte. Hemen kendimi çocuk parkına atmıştım ağlamak için. Bir hevesle başlayıp, hayal kırıklığı yaşamıştım o yaşlı acımasız kadın yüzünden. Öyle bir insan olmayacaktım. Kendime daima söz veriyordum. Ben ve kardeşim iyi durumda bir şeyler yiyip içerken, karşımızda müşkül durumda olan kim varsa paylaşmasını bilecektik. Kardeşime bunu aşılayacaktım o zamanlardan başlamıştım Miraç’a bir şeyleri anlatmaya. Anlıyordu. Miraç çok duygusal bir çocuktu. Benim yaşadıklarımı görüyordu. Cebimde ne kadar varsa sürekli onu ödüllendirmek istiyordum. Dedim ya ben küçükken bir kek bile alamazdım. Ama erkek kardeşim benim yaşadığım zorlukları yaşamayacaktı. Ben bunun sözünü 2010 yılının Haziran’ın 11’inde yani Miraç doğup onu eve getirip kucağıma verip senin kardeşin dedikleri zaman vermiştim. Miraç bebekken ağladığı zaman ağlıyordum ilk 1 2 haftası. Duygu karmaşası yaşıyordum işte. Üzerime yeni bir şeyler alamadığım gibi olduğum yerde sayarken, babam Sefa’nın marketine gidip borç yazdırmıştı. Sefa’nın babası anneme söylemiş. Yerin dibine girmiştim. Babamın acizliği, zayıflığı her seferinde beni kötü etkiliyordu. Ona çok öfkeleniyordum. Bunu nasıl kendine yedirebiliyordu? İnsan hele ki bir baba, hiçbir çaba sarf etmeden nasıl bu kadar rahat ve gamsız olabilirdi? Çocuklarının istikbalini nasıl hiç düşünmezdi? Düşünmezdi babam işte. Baba figürü suratıma yine çarpmıştı. Yine onun yüzünden müşkülleri oynuyorduk. Marketin yanından geçmeyi bırak, 2 sokak dolanıp gidiyordum gitmek istediğim yere. Dayım bana telefonunu vermişti. Artık genç kız olduğumu söylüyordu herkes. O telefona Sefa’nın fotoğraflarını kırpıp koyuyordum. Şarkılar indiriyordum. Çok sevdiğim için bakıp bakıp ağladım onun için 2 yıl. İşte belliydi o zamandan, ben zor seven zor sevdiği kadar da zor vazgeçen bir tip olacaktım. 14 yaşındayken bile bu kadar sancılı zaman geçirmenin başka bir mantığı olamaz insanlar çocukluktan itibaren o kadar da çok değişmiyor aslında. Lise 1’ de kendime göre iş bulup çalışmıştım. Ve REGL olmuştum. Artık tam manasıyla genç kız olmuştum. Boy atmıştım, zayıflamıştım. Değişmeye başlıyordum.  Lise 2 Lise 3 çok olmasa da fiziki olarak değiştiğim yıllardı. Sevgililerim olmaya başlamıştı çok hızlı şekilde. Artık birilerini reddedip birilerini ise kabul edebiliyordum. Çok sevgilim oldu o iki yıl içinde kendimi bulmak istiyordum. Sevilmek ve ilgi görmek çok haz veriyordu bana. Birilerini üzüyor, üzülüyordum. Ama her şeye rağmen çok zevkliydi. İlk kez öpüşmeye o dönem de başlamıştım. Sevgiline sarılmanın tadını o zaman almıştım. Çok yükselten konulardı beni. Duygusal anlamda da benim için bir kadın ve erkek arasında olan her duygusal bağ ve onun getirdiği duygusal yaklaşmalar aklımdan çıkmıyordu. Ve karar vermiştim. Ben sevilip sevecektim. Dünyanın öbür türlü çok boş olduğunu o zamanda düşünüyordum. Aslında çok belliymiş en başından her şey. İlk öpüşmemi asla unutamıyorum mesela. İlk sevgilim Kadir le buluşacaktık. Hazırlanıp yanına gitmiştim. Beni beğenmezse diye çok korkuyordum. Buluşma yerine gelmişti ama ben onu uzaktan takibe almıştım. Yanına gitmedim. Sonra ona gözükmeden eve gitmeyi düşündüm tam kaçmak üzereyken kolumdan tutup Betül nereye demişti? Kalakaldım yalan söylemişimdir yine ona orada. Parka gittik ve onun da tek derdi beni öpmekti bunu anlamıştım. O da çocuktu, hem de ergen bir erkek çocuğu. Hormonlar tavan tabi. Benim libidom hafife alınacak kadar basit değildi ama tam konuşurken dudağıma yapışmıştı. Ellerini vücudumda gezdiriyordu. Çok garip bir hissiyattı, ta ki o yaşlı amcanın yanımıza gelip terbiyesizler deyip bağırasıya kadar. Eve gittiğim de hissettiğim duyguyu dahi hatırlıyorum. Uçuyordum havalara. Aşk çok güzeldi. Ben hep birine aşık bir kadın kalacaktım… Annem anlıyor muydu acaba? Kesin anlıyordur, ama bana hiç bir şey belli etmiyordu. Kadir’le olan ilişkim 6 ay kadar sürmüştü. İlişki de baskın karakterdim. Şortlar giymeye başlamıştım. Özgüvenim gelmişti. Fotoğraflar çekilmeye başlamıştım. Profesyonel kamerası olan arkadaşlarımla Mudanya2ya gidip sahil de fotoğraflar çekiliyorduk. Oradan da insanlarla tanışmaya başlamıştım. Hayatım değişmeye başlamıştı. Tam gaz değişmişti. Asosyal birisi değildim artık. Sosyalleşmek bana çok daha iyi hissettiriyordu. Flört etmek ise kanımda vardı. Sevgilim olsa bile birileriyle flört ediyordum. Kadir2le bağımız sandığım kadar sağlam değildi çünkü. Kadir benim gözümün yükseklerde olduğunu ve değiştiğimi söylemeye başlamıştı. Bunaltıyordu beni. Ben de başka birilerine kaçıyordum en sonunda ayrılmıştık. İlişki kötü olmasına rağmen 2 3 gün kendime gelememiştim. Tek dinlediğim şarkı Oğuzhan Koç’un Aşkla aynı değil şarkısı idi. Deli gibi aşk acısı çekiyordum. 1 haftaya bitmişti. Annemle tanıştırdığım ilk erkek arkadaşımdı Kadir. Annem çok sevmişti onu. Her aşk acımdan sonra yaptığım gibi deli gibi başka insanlara yönelmiştim. Okulu deli gibi asıyordum. Sahte raporlar alıp okula götürüyordum ya da okuldan kaçıyordum. Sürekli başka insanlarla buluşup vakit öldürüyordum. Durakladığım zamanlarda geçmişi düşünüp ağlıyordum. Git gide tarzım oturmaya başlamıştı. Okuyordum ve sürekli çalışıyordum. Çalıştığım iş yerlerinden aldığım paralarla dolabımı düzmüştüm. Kendime makyaj malzemeleri alıyordum. Eski Betül değildim artık. Bunun farkına ailem de varmıştı. O zamanlar dışarı çıkmam annem ve babamı gıcık ediyordu. Derslerim çok kötü değildi ama ailem derslerimin hep çok iyi olmasına alıştığı için beni kısıtlamaya başlamışlardı. Annem tableti, telefonu elimden alıyor bilgisayarın monitörün kablosunu yanında taşıyordu. Bende yine de ihtimaller tükenmiyordu. İnternet cafelere gidiyordum sonra bir arkadaşımdan monitör kablosu alıp, onu evde annem yokken bilgisayara bağlayıp işlerime görüyordum. f*******:’a girememek beni kudurtuyordu. Ama ben kafama koyduğumu hep yapan bir tip olmuştum. Sene sonu gelmişti karnem biraz kötüydü. Sahte karne yaptırmıştım kendime. Teşekkür belgesi ile birlikte. Anneme bunu verecektim sahte olduğu asla belli değildi. O kadar gerçekti ki bunun sayesinde annemle aramda olan o saçma gerginlik sona erecek ve onu kendi tarafıma çekecektim. Gözüm gibi okul dosyamın içinde saklıyordum karneyi. 2 gün kala Annem benim eşyalarımı sürekli karıştırdığı için karneyi bulup onu kandıracağımı anlamıştı. Bana çok kötü bağırıp, ağlamıştı. Ona yalan söylemem çok dokunmuştu. Ama ben ucuz yırttığım için içten içe yine çok mutluydum. Annemi belli başlı konular yüzünden suçlu görüyordum çünkü. 8. Sınıf yıl sonu sınavım olacaktı bu sınav benim Hangi liseye gideceğimi belirleyecek olan sınavdı. Dershaneden bir gün geldiğimde her şeyden habersiz annem yengemleri almış evi topluyordu. Annemle babam tam ben o sınav esnasındayken yine ayrılmışlardı. Benim sınavımı belgelerimi düşünen kimse yoktu. Kimlik için vesikalık fotoğraf çekilmekten tutun, her şeyimle ilgilenmek zorunda kalmıştım ve o sınava annemin fabrikadan getirdiği küçük pakette olan kahvaltılık yağ, reçel, peynir ile yapıp sına gitmiştik. Anneme kızıyordum ama onu çok iyi anlıyor seviyordum. Ama onların bu git gel olan ilişkisi beni çok yıpratmıştı. SBS sınavına Sefa ile aynı okulda girmiştik. Psikolojim o kadar yerle birken onu görmüştüm tam sınav öncesi. Tüm sınav boyu kafam da aşk şarkıları çalıyordu. O zengindi ailesi onu koleje yazdırırdı kazanamasa bile. Ben hayatın adaletsizliği ile 14 yaşımda iken tanışmıştım. Kalbim acıyordu. Kapının önünde annem beni bekliyordu. Babam yine yoktu. O hiç olmamıştı zaten. Kim bilir nerede ne yiyordu ya da geziyordu ? Kardeşimin mavi gözleri geliyordu aklıma sınavda hırslanıyordum, hırslanmalıydım. Yaşayamadığım benden alınan çok düşüm vardı. Kardeşimin elinden tutup ona bambaşka bir hayat yaşatmalıydım. Sözünü vermiştim. İçim de olan o hırs duygusu beni besliyordu. O sınavı ağlamadan, çok güçlü bir şekilde atlatıp çıkmıştım. Anneme kocaman sarılıp  ‘’İyi geçti, başaracağım’’ dedim. Gözleri dolmuştu.     
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE