bc

Alın Yazısı

book_age18+
27
TAKİP ET
1K
OKU
family
HE
friends to lovers
powerful
drama
sweet
bxg
highschool
small town
war
musclebear
substitute
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Ailelerini uzun uğraşlar sonucunda sevdiği kızla evliliğe ikna eden Harun tam düğün gününde herkesin gözleri önünde vurulur . Kanlı gelinliği ve kucağında sevdiği adamın cansız bedeniyle kalan Süreyya'yı ise daha zorlu bir sınav beklemektedir. Ya aile evine geri dönüp tüm dedikodulara ailesiyle göğüs germesi ya da Harun'un küçük erkek kardeşi olan Hamza ile evlenmesi gerekecektir.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
PROLOG
"Sen ne dediğinin farkında mısın baba?" "Ben ne dediğimin farkındayım da sen önce şu sesini bi alçalt! Baban var senin karşında." "Tek derdimiz benim yüksek çıkan sesim mi şimdi?" derken sinirden boynundaki damarlar kabarmış gözlerinin içi kıpkırmızı olmuştu. "Abimin toprağı kurumadı daha , ona bu kansızlığı kimin yaptığını bile bulamadık. Sen kalkmış abimin karısını nikahıma almamı istiyorsun. Siz ne yaşıyorsunuz ya!?" "Ya ne yapalım Hamza Bey?" dedi babası. "Bırakalım da abinin emanetini aç köpek gibi ağızlarını açmış, salyalarını akıtarak bekleyen düşmanlarının, önüne yem mi yapalım? Kaç kişi cenaze bahanesiyle kızı ne yapacağımızı sordu biliyor musun? Beş çocuğu olan dulu mu ararsın? Babası yaşında kart horozu mu yoksa, yüzüne adam diye bakılmayacak uçkur düşkünü namussuzları mı ? Seç beğen Hamza Bey hangisine verelim abinin emanet bıraktığını?" "Koruruz bırakmayız ki. Ardında durur kimsenin rahatsız etmesine müsade etmeyiz" dedi son bir çabayla. "Hangi sıfatla? Hangi hadle?" dedi babası. O da Hamza kadar öfkeliydi. "Senin yanında tutmaya tenezzül etmediğim kızı, yine senin muhafaza etmene izin verirler mi zannediyorsun? Okula gideli unutmuşşun belli ki buranın adetlerini..." "Kimsesiz değil ki bu kız başında babası var, üvey de olsa kendi evladı gibi seven annesi var." "Kaç gün mücadele edebilecek yalnız başına bir adam. İşe sabah gidip akşam eve gelirken mi koruyacak ? Yoksa kadın başına analığı mı yapacak bu işi? Başından evlilik geçmiş kızın başına gelecekler herkesin malumudur. Gücü yetebilir mi zannediyorsun? O zaman evden çıkmasın diyeceksin. Kaç gün? Kaç ay? Hapis mi bu kız, yoksa esir mi? Hadi bunların hepsi bir ihtimal diyelim. Ben o adamların nasıl baktığını gördüm oğlum. Gözlerindeki kötülüğü, hasetliği gördüm. Sırf abin yerinde rahat yatamasın diyerek bile, o kızı ziyan edecek kadar şerefsiz bu adamlar. Evini bassalar kızı kaldırsalar ne yapabilirsin? Ne yapabiliriz? Kader mi diyeceğiz. Peki abin yattığı toprağın altında huzur bulabilecek mı?" "Baba ben yapamam" dedi başını sağa sola sallayarak. "Abimin karısını-- "Karısı deyip durmayı kes!" diyen babasının sert sesi böldü cümlesini. "Nikâhı mı kıyıldı ki karısı deyip duruyorsun? Hem değil nikahı 5 çocuğu dahi olsa da alacaksın bu kızı." Hamza babasının bu çıkışı üzerine hiç yapmaması gereken bişey yaptı ve öfkeyle gözlerini babasına dikip "Almayacağım!" dedi dişlerini sıkarak. "Çok meraklıysan kendin al nikahına o zaman!" Babasının cevabı yüzünde patlayan tokatı oldu. "Sen ne dediğinin farkında mısın ulan rezil?" dedi yakasına sarılıp gözlerinden ateş çıkarken. "Senin onlardan ne farkın kaldı haa?" "Baba" dedi pişmanlık akan sesiyle." Öyle demek istemedim? Hamza babasından kat be kat güçlü olmasına rağmen ona karşı hiç bir direnç göstermiyor onun kendisini sarsmasına izin veriyordu. "Ben sana ne demek istediğini söyleyeyim. Sen bugüne kadar abin sayesinde okuyup, ben yaşamadım kardeşim yaşasın dediği ama, onun ne yaşadığını nelerle mücadele ettiğini birkez olsun sormamış, umursamamış bencil herifin tekisin. Çünkü tek düşündüğün kendi hayatın, kendi hayallerin, kendi düzenin. Aileymiş, fedakarlıkmış, vefaymış bunların hiç biri umrunda değil. Sana birşey diyeyim mi? Nasıl istiyorsan öyle yaşa. Ben bir evladımı toprağa verdim, ikincisini de öldü saymam zor gelmez bu saatten sonra". "Ben bu tavrı haketmiyorum" dedi Hamza titreyen sesiyle. Siyah gözleri yaşlarla dolmuş heybetine tezat babasının karşısında küçük bir çocuktan farksız görünüyordu. "Hangimiz hakettiğimiz hayatı yaşıyoruz haa? Abin yirmi beş yaşında buz gibi toprağa girmeyi hakediyor muydu? Peki yaa Süreyya gelin olmayı beklerken kanlı gelinliğiyle ortada kalmayı hakediyor muydu? Ya biz tüm bunları hakettik mi ? "Baba" Mehmet Bey elini havaya kaldırıp oğlunun konuşmasına müsade etmedi. "Topla pılını, pırtını defol git buradan. Var git istediğin yerde , hakettiğin hayatı yaşa! dedi yüzünde alaylı bir gülümsemeyle." Ama sakın arkanı dönüpte anam babam var deme bundan sonrada!" Lafını söyleyip oğluna yüzünü çevirdi Mehmet Bey . Hamza gözyaşlarını silip hızla çıktı durduğu odanın kapısından. Kapının önünde gözyaşları içinde bekleyen ve konuşulanları duymuş annesi ve kardeşini gördü. Annesinin ismiyle seslenmesini de, kardeşlerinin sesli ağlayışlarınıda, duymazdan gelip yönünü kapıya çevirip hızlı adımlarla büyük kapıdan dışarı çıktı. Son bir kez daha baktı çocukluğunun geçtiği iki katlı konağa. Siyah gözleriyle belki son kez taradı yuvası bildiği evini. Başını çevirip yukarı baktığında ise pencereden bakan gözlerinin ışıltısı sönmüş, bir ayda daha fazla zayıflamış Süreya ile göz göze geldi. Bir süre, uzun sayılacak bir süre birbirlerinin gözlerine baktılar sonra da Süreyya bakışlarını kaçırıp perdeyi usulca çekti. Bakışlarını ayaklarına indirip bir süre öylece durdu. Sonra döndü ardını Hamza, evine, çocukluğuna, gençliğinin ilk yıllarına ardını döndü ve gitti.Yada gittiğini sandı.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Askerin Yaralı Gelini

read
27.8K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.2K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
33.9K
bc

İNFAZ

read
4.8K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
26.4K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.5K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook