Bölüm5

1445 Kelimeler
Ve sonra bir anda güçlü bir kol beline dolandı ve ciğerleri ansızın nefesle doldu. Bu onda ferahlama hissinden çok yanma hissi oluşturdu. Daha sonra alınan her nefeste bünyesi yavaş yavaş kendine geliyordu. Ne olduğunu tam olarak kavrayabilmiş değildi ama bir atın sırtında dörtnala ilerlerken güçlü bir kol beline dolanmış ve güvenli bir göğse sırtını dayamış olduğunu fark ediyordu. Güvenliydi çünkü kokuyu çok yakından tanıyordu. ‘’Joseph?’’diye mırıldandı yarı baygın bir halde. Genç kız, ilmeği sanki hala boğazında gibi hissediyordu. Birkaç kere yutkundu ve sürekli derin nefesler aldı. ‘’Benim Lili’’ Joseph’in sesi telaşlı ve gergin çıkıyordu. Kolu onu daha da sıkı sardı ve genç adamın ağzından hiddetli bir haykırış yükseldi. Lili, bu sesle sıçradı ve doğrulmaya çalıştı. Birkaç saniye sonra neler olduğunu beyni bir anda kavrayınca gözleri dehşetle açıldı. ‘’Joseph’’diye çığlık attı ve onun dizginlere sıkıca tutunan elini kavradı.’’ Ne yaptığını sanıyorsun?’’ ‘’Sanırım seni ölümden kurtarmaya çalışıyorum.’’ Gergin bir gülüş çıktı genç adamın dudaklarından. ‘’Sen ne yaptığımızı sanıyordun? Gezintiye çıktığımızı mı?’’ ‘’Joseph! Bu yaptığın delilik. ‘’ ‘’Hayatımda yaptığım en doğru davranış. ‘’ ‘’ Seni öldürecekler. ‘’ ‘’Kalbimi kırıyorsun Lili. ‘’ Bozkırdan çıkıp sık ağaçlıklı ormanın içine daldılar bir anda, öyle hızlı ilerliyorlardı ki genç kız yanından geçtiği ağaçları yeşilli kahverengili bir bulanıklık olarak görüyordu. Arkaya bakmak istedi ama bunun için korkuyordu. ‘’Üzgünüm. ‘’Dedi Joseph’in kalbini kırdığını düşünerek. ‘’Seni kırmak istemedim. Ama ben, bu cezayı hak ettim. Bana neden yardım ediyorsun ki? ‘’ Joseph, dönüp arkasına baktı ve daha da hızlanması için atına topuklarıyla hızla vurdu. At şahlandığında ve ileri doğru atıldığında genç kızı kucağında tutabilmek için büyük çaba göstermesi gerekmişti. ‘’Bak Lili, ‘’ dedi bir yandan atını kontrol etmeye çalışırken.’’ Seni güvenli bir yere götüreyim. Ve ben tüm sorularını cevaplayayım. Sonra da sen benim sorularımı cevaplarsın.’’ ‘’Ahh.. Pekala, ‘’Dedi genç kız. Onun dikkatini dağıttığını fark etmiş ve güvenli bir yere gidene kadar ağzına mühür vurmuştu. Hızları hiç düşmeden hızla ilerlerken birkaç dakika sonra yanlarından ıslık çalarak bir ok geçti ve nereye saplandığını göremeden büyük ihtimalle oku geçip gittiler. Lilian’ın kalbi çılgın gibi atmaya başladı. Asılacağını bildiği zaman bile böyle atmamıştı kalbi ve titrememişti bedeni. Şimdi neden korkuyordu. Yaşaması için bir umut doğduğundan dolayı mı? Arkaya bakmaya çalışmadı. Joseph de çalışmamıştı zaten. Hiç durmadan saatler boyu ilerlediler. Joseph, yavaşlamaya başladığında genç kız bunun hata olduğunu düşünüyordu ama atın dinlenmesi ve su içmesi gerekiyordu. Bir gölün kenarına geldiklerinden tamamen durdular. Joseph, atından atladı ve genç kızın da inmesine yardımcı oldu. ‘’Sen atın su ihtiyacını hallet. Ben geliyorum. Acele et Lili, her an gelebilirler. ‘’ Genç kız, başını sallarken Joseph, arkasını dönüp uzaklaşmıştı bile. Ata su içirip birkaç dakika dinlendirdikten sonra Joseph, elinde kırık dal parçalarıyla geldi ve bunu bir sarmaşıkla atın eğerinin arkasına bağladı. ‘’Ne yapıyorsun?’’diye sordu Lilian. Joseph cevap vermek için ona dönmedi. Hala sarmaşığı sıkıca bağlamaya çalışıyordu. ‘’Dallar atın ayak izlerini yok edecek Lili. Böylece hangi yönden gittiğimizi anlamayacaklar. ‘’Bağlama işini bitirip doğruldu ve ellerini birbirine çarptıktan sonra Lilian’a döndü. ’’Çünkü geldiğimiz yöne dönmek zorundayız ama geldiğimiz yoldan başka bir yol kullanacağız. Orada bir arkadaşımın evinde en azından bir süreliğine güvende oluruz. ‘’ ‘’Joseph be-‘’ ‘’Sen tatlım şimdi hemen ata atlayıp bana fazla sorun çıkarmıyorsun. ‘’ Genç kız, gözlerinden düşen damlaları fark etmeden kıkırdamaya başladı ve genç adamın boynuna hızla atılıp ona sıkıca sarıldı. ’’Geç kalıyoruz Lili. Her an gelebilirler.’’ Diye ikaz etti Joseph ama sesindeki memnuniyeti gizleyememişti. Genç kızın dokunuşunun memnuniyetini. Kolları genç kızı öyle sıkı sarmıştı ki, bir an beyninin verdiği emri bedeninin yerine getirmeyeceğini düşündü. Neyse ki Lilian hızla geriye çekildi ve mahcup bir gülümsemeyle kıvrıldı dudakları. ‘’Haklısın. ‘’ Joseph, onun ata binmesine yardımcı olup kendisi de genç kızın arkasındaki yerini hızla aldı. Saatlerce ilerleyip dik yokuşları ve atı oldukça zorlayan kayalıkları tırmandılar. Lilian, bu anların çoğunu uyku halinde geçirdiği için ne yöne gittiklerini de hangi yolu izlediklerini de görememişti. Joseph’in arkadaşının evine varmadan çok önce zifiri karanlık, izledikleri orman yolunu ve tüm ormanı ele almıştı. Karanlıkta hareket etmek ne kadar zor idiyse de genç adam bundan memnundu çünkü izlerini kaybettirmek çok daha kolay olmuştu. Joseph’in arkadaşının adı Jim’di. Jim, onları samimi bir sevinçle karşıladı. Gece ansızın yapılan bu ziyaretin nedenini sormadan önce, onlara yemek yemeleri için ısrar etti. Jim, yemeği hazırlarken Lilian, bu sevimli adamı inceliyordu. Gülen, kocaman kahverengi gözleri vardı, ayağının biri aksıyordu, aslında yüzünün bir yarısı kalemle çizilmiş kadar muntazam ve güzeldi ama diğer yarısı şakağından boynuna kadar olan şerit halinde yaralarla doluydu. Yemeklerini yerken genç kız, onların nasıl tanıştığını anlamıştı. Jim, avlanırken bir ayağı kapana yakalanmış ve bir ayının neredeyse öğle yemeği oluyormuş. Onu, ayının ellerinden Joseph, kurtarmış. Jim’in ayağının neden aksadığını ve yüzündeki yaraların nedenini de Lilian böylece anlamış oldu. Her zaman olmasa da görüşmek için kendilerine zaman yaratıyorlarmış. Jim’in bir ailesi yoktu. Salgın bir hastalıktan tüm ailesini seneler önce kaybetmişti ama artık evlenmeyi ve bir aile kurmayı istiyordu. Jim ve nasıl tanıştıkları ilgili konular bittiğinde, Joseph, neden orada oluklarını ve durumlarının ne kadar tehlikeli olduğunu açıkladı. Jim’in yüzündeki gülümseme bir anda solup yüzü asıldı. ‘’Yaşama şansınız çok düşük.’’Diye görüşünü belirtti genç adam.’’ Benim yanımda istediğiniz kadar kalabilirsiniz ama çabuk fark edilebilirsiniz. Burası dışarıdan biri için, sarpa ve yüksekte olabilir ama küçük bir köy ve ufak bir değişiklik hemen fark edilir. Asla gözden kaçmaz. Çok dikkatli olmak lazım. ‘’ Sonra aniden sırıtınca Lilian, afalladı. Jim, direkt onun gözlerinin içine bakıyordu gülen gözlerle. ‘’Ama bu da çok zor. Onu fark etmemek imkansız.’’ Joseph, boğazını temizledi ve arkadaşına uyarıcı bir bakış attı. ‘’Tamam. Tamam. ‘’ dedi Jim gülerek ve ellerini havaya kaldırarak.’’Sahibi var anladım.’’ Daha sonra iki gence kalacak yer ayarladı ve onlara iyi geceler dileyip yatmak için kendi odasına çekildi. ‘’Yat, dinlen. Yarın konuşuruz.’’ Dedi Joseph, Jim’in çıkışının hemen ardından Lilian’a. ‘’Hayır. ‘’genç kız, oturduğu gıcırdayan kanepeden kalktı ve birine Joseph’in oturduğu, oda ve mutfak olarak kullanılan bölümün ortasında konuşlandırılmış tahta masanın etrafında dizilen sandalyelerden diğerine, Joseph’in tam karşısına geçti. ‘’Bana bu iyiliği neden yaptığını anlatmadan olmaz. ‘’uzanıp, Joseph’in masanın üzerinde duran ve buz kesmiş elini tuttu nazikçe. Ses, onu ikna etmek için yumuşak çıkıyordu. Şimdi hayatında güvenebileceği tek insan Joseph’ti genç kızın Genç adam, gözlerini masadan kaldırıp Lilian’a baktı. Saçları dağılmış, gözleri şişmiş ve kızarmıştı. Yorgun, bitkin hatta biraz şaşkın ve ürkek. Ama hala baş döndürücü bir şekilde güzeldi. Nasıl hala bunu neden yaptığını anlamadığına şaşırıyordu. ‘’Seni seviyorum. ‘’dedi pat diye sanki bu her şeyi açıklıyormuş gibi. Joseph’e göre evet. Açıklıyordu. Ve Lilian’da anlamış gibi hüzünle başını iki yana salladı. ‘’Ahh. Anladım.’’kurumuş dudaklarını yaladı.’’ Sen aslında-‘’ ‘’Lütfen!’’dedi Joseph sert bir tonla ve elini havaya kaldırdı susması için. ‘’Lütfen, benim hakkımda yargıda bulunma. Seni seviyorum ve bundan eminim. Ben aslında diğer erkekler için de düşündüğün gibi güzelliğinden dolayı sevdiğimi zannediyor değilim. Gerçekten seviyorum ve endişelenme sende karşılığı olmadığına fazlasıyla eminim. Ya da beni benim seni sevdiğim gibi sevmediğine. Ölmeni istemiyorum.’’Bir an daha kaşlarını çattı ve kederle gülümsedi.’’Benim olmayacaksan bile.’’ Lilian’ın gözlerinden sicim gibi yaşlar boşanmaya başlamıştı. Joseph’i asla onun kendisini sevdiği gibi sevemezdi ama seviyordu işte. ‘’Ahh. Joseph. Sen tüm Kermit’in gelecek lideriydin. Benim için her şeyi elinin tersiyle bir kenara ittin.’’ Joseph’in dudağının bir kenarı kıvrıldı ve uzanıp genç kızın yanağını parmaklarının tersiyle hafifçe okşadı. ‘’Sen her şeye değersin. ‘’Elini çekti ve neşesizce güldü.’’Artık Kermit’in kralı olmama imkan yoktu. Iron, her şeyi alacaktı.’’Dişlerini sıktı sanki kırmak istercesine.’’Seni de!’’ ‘’’’Seni nasıl durduramadılar. Onca asker…’’ Joseph, bu defa gerçekten içtenlikle güldü ve beyaz dişleri ortaya çıktı.’’Bütün gece birlikteydik onlarla. Çabucak bir plan yapmam gerekiyordu. Onların haklı olduğunu düşündüğümü düşünmeleri gerekiyordu. Senin hakkında çok kötü sözler söylemek zorunda kaldım. Ama sonunda bana inandılar. Her şeyi kendim ayarladım, oturacakları yer ve platformu birbirlerinden çok uzakta tuttum ve onları rahat ettirmek istediğimi söyledim. Yay ve oklarını almaya gerek duymamaları için ellerimden gelen her şeyi yaptım. Kılıçlarını aldılar yanlarına sadece ve zaten bu da benim işimi görüyordu. Ama neredeyse sana geç kalıyordum. ‘’Joseph, başını iki yana salladı. ‘’Ama yetiştin.’’dedi genç kız minnetle. Joseph, genç kızın gözlerinin derinliklerine baktı, ağzını açtı ve sonra yine kapadı. Ama dayanamayıp sordu; ‘’Pekala. Şimdi sen bana cevap ver. Kimdi?’’ Lilian, onun ne sormak istediğini anlamıştı. Ellerini kucağında birleştirdi ve gözlerini ellerine dikti. Bunları söylemek onun için çok zordu ama Joseph’in en azından bunu bilmeyi hak ettiğini düşünüyordu. Uzun dakikalar boyu derin iç çekmeler ve genç kızın tırnaklarıyla derisini kanatarak geçti ama genç kızdan tek kelime çıkmadı. Kendini ne kadar zorlarsa zorlasın kelimeleri söylemek zordu. Sanki bu bir mührü kıracakmış gibi. ‘’Haydi Lili.’’dedi sonunda Joseph,’’Anlat bana. ‘’sesi öyle yumuşak ve ikna ediciydi ki Lilian, sonunda konuştu. ‘’Paulo Smith.’’ Dedi fısıltıyla.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE