Yüzünü benden yana dönmeyen kıza baktım. Farkında değildi ama bu hali beni üzüyordu. Safirlerini görmek istiyorum. Öylesine görmek istiyorum ki neden böyle yaptığını anlamıyordum. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Bu onu üzüyor ve benim ise aksi gibi o benden uzak durdukça bedenimi gereksiz bir öfke patlaması kaplıyordu. İstemiyorum benden uzak durmasını. Onunla böylesine tatlı bir yakınlığımız olmuşken hem de hiç istemiyordum. "İslim, bana bak!" ona emir vermek istemesem de on dakika olmuş İslim yüzünü bana çevirip benden yana hiç dönmemişti. Bu da bana başka çare bırakmamıştı. Safirleri kızarmıştı. Ağlayacak mıydı? İlkti değil mi? İslimin benimle yaşadığı her şey ilkti. Bu gerçeği kabul etmek istemesem de bu böyle olmalıydı. İyi de niye? "Buraya gel." onu kendime çektim. Zaten a

