Ani frenler kendini belli edercesine önümde durdu. Başımı dikleştirip kimin geldiğine bakmak için kaldırdım. Karşımda biri duruyordu. Ağaçtan dştüğüm sırada sadece bana bakan adamdan başkası değildi bu. Sanırım ölüme daha vardı. “Kırpıcı” dedi sanki benim hatırladığımı ya da hatırlamadığımı ölçmeye çalışıyor gibi. Ona sadece baktım. “Hatırlamıyorsun” başımı salladım. “Bu kötü oldu merak etme ama” diye elini bana doğru uzattı. “Kimsiniz” dedim eline bakarak. “Ben senin babanım” “Nereden bileceğim” adam gülümsedi ama soğukçaydı sanki tehdit eder gibiydi. “Hala yeteneklerin duruyor Uçurum” kaşlarımı çattım gerçek adım bu muydu yoksa bana bilerek mi bu isimle seslenmişti. “Hayır gerçek adın bu değil ama alıştığın isimle seslenmeyi tercih ettim” sanki aklımı okuyor gibiydi. “Ben kim

