Ağalık Bedel İster

1151 Kelimeler

Hazan, kaynanasının elini buz gibi dudaklarıyla öperken, zihninde altınların ışıltısı değil, kaçacağı yolların haritası çiziliyordu. Kaynana, Hazan'ın elini bırakmadan parmaklarındaki pırlanta yüzüğü sıktı. "Seni öyle bir donatacağım ki Hazan, görenlerin gözü kamaşacak. Ama sakın unutma; bu takılar senin hem süsün hem de bu konağa olan borcun," dedi. Çarşıya gitmek üzere avludan çıkarken, Neriman arkasından "Hadi çabuk ol, hanım ağayı bekletme!" diye bağırıyordu. Arabaya bindiklerinde, Urfa’nın dar sokakları bir film şeridi gibi geçiyordu camdan. Urfa Çarşısı’na geldiklerinde hava ağır ve sıcaktı. Kaynana, en pahalı kuyumculara, en lüks kumaşçılara girerken Hazan bir gölge gibi arkasındaydı. Gözü sürekli çevredeydi. Bir ara, kaynana ağır işlemeli bir kumaşın pazarlığına dalmışken, Haza

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE