Gülce TURAN Sabah uyandığımda sonunda duş alabildim. Doktor yaralarım kabuk bağlayınca ısrarlarıma dayanamadı ve izin verdi. Sudan çıktığımda üzerimdeki ağırlık kalkmış gibiydi. Her ne kadar ruhumdaki ve kalbimdeki ağırlık olduğu yerde dursa da en azından artık bedenim temizdi. Dikkatli bir şekilde kurulandıktan sonra siyah iç çamaşırlarımı giyindim. Siyah taytımı ve boğazlı kazağımı da giyindiğimde hazırdım. Boynumdaki izler hala geçmediği için evin içinde bile boğazlı giymeye devam ediyorum. Aklıma gelen kötü düşünceleri kovalayıp banyoya geri döndüm ve saçlarımı kuruttum. İşim bitince kendi haline bıraktım ve odama geri döndüm. O an Egemen’i gördüm. Odadaki camın kenarında durmuş dışarıyı izliyordu. Gerilen sırtından kollarını önünde bağladığını anladım. Siyah ince tişörtünün alt

