Gülce TURAN Sabah uyandığımda hala dün olanların şokundaydım. Seval’in benim adıma randevu vermesi beklemediğim bir şeydi. Ben kibar bir şekilde reddetmeyi düşünürken, Seval sayesinde nur topu gibi bir randevum vardı. Egemen akşam masada tek kelime etmemişti. Ortamın buz kesmesinden kaynaklı olsa gerek, Ecrin yemekten sonra gitmek istemişti. Onlar giderken Barış bana numarasını vermişti ve onu aramamı istemişti. Gittiklerinde korkuyla Egemen’e baktım. O ise hiçbirimize bir şey demeden ceketini almış ve gitmişti. Onun bu haline üzülsem de bir şey diyemedim. Seval ise takılmamı söylemiş ve Pamir abi ile odasına gitmişti. Her ne kadar ona kızmak istesem de çekindiğim için tepki veremedim. Niyetinin kötü olmadığını bildiğim için kırmaktan korktum. Odama çıktığımda camın önüne kuruldum

