Dilara, kapıda Beste'yle onu gördüğü ve kızının ağlayarak odasına koşturduğu anda bıraktığı iki adamı salonda görmeyi beklemiyordu hâliyle. Salonun baş köşesine buyur edilmesine sebep neydi, zihni bunu düşünmekle Çağatay'ın gelecekten konuşma talebi arasında gidip geliyordu. Hazan ise ortamın gergin mi yoksa gerginlikten çoktan kırılmış mı olduğunun ayırdına varamadan oradan bağırarak kaçma isteğiyle dolup taşmıştı. Gidip gidebileceği tek yer, elbette dostunun odası olacaktı ve üst üste yaşadığı çeşitli duygu değişimleri sebebiyle sinirleri iyice yıpranan Beste'yi, sevişkenin salonlarındaki varlığından haberdar edecekti ki, bunu yapamazdı. Bunun yerine aklında hiç olmayan bir soruyla devam etti. "Çay içer misiniz? İçersiniz içersiniz. Ben hallederim." Konuşulacakları deli gibi merak e

