Hızla ittim onu üzerimden. Yere düşünce salak salak güldü. Kaskatı bir şekilde yüzüne kilitlendim. O kadar çok güldü ki gözünden yaşlar gelmeye başladı. Gülüşü ağlamaya doğru evrildi. "Boran... Ağlama." Başka bir şey söylemedim. Onu öylece yerde bırakıp odama girdim. Gece boyunca gözüme bir dakika bile uyku girmedi. Ara sıra ağladım. Sabah saat altıda artık odada kalmaya tahammülümün kalmadığını hissettim. Odadan çıktığımda Boran'ın hâlâ yerde yattığını gördüm. Umursamadım. Nasıl bir başkasını öptüğü dudaklarla beni öpmeyi düşünürdü? Bu kadar mı değersizdim gözünde? Sarhoş olması umrumda bile değildi. Ağzıyla içmeyi bilmiyorsa, içmemeliydi. Elimi yüzümü birkaç kez yıkadım. Ağzımdaki çamur tadı gitsin diye dişlerimi uzun uzun fırçaladım. Ama durumun ağzımın içiyle hiç alakası yoktu. Be

