Cengiz’in herkesi evden çıkarmasından sonra Dicle ve Esra’da aşağı inmişti. Bedirhan babasıyla konuşacağı için onları diğer arabaya göndermişti. İki kız yalnızca bağırma seslerini duyarken Dicle’nin gözleri yine dolmuştu. Sonunda Bedirhan çekip gidince ağlamaya başladı Dicle. “Yaa neden ağlıyorsun kuzum, ayy yeter artık kaç gündür heba oldun.” Diyen Esra şahit olduğu tüm olayları film izler gibi izliyordu. Ağlama demekten başka bir çözümü de yoktu. Ne Efe’nin ne de Dicle’nin ailesine tesir edemezdi. “Kendi başımı yaktığım gibi abimin de başını yaktım, ona ağlıyorum. Benle bundan sonra asla konuşmayacak!” “Töreleriniz buysa ve neler olacağını biliyorsa neden konuşmasın? Yani hem doğduklarından beri alışık oldukları törelerini yerine getirecekler hem de tavır, trip yapacaklar!” Gözlerin

