NEFRETİN TADI

312 Kelimeler
Zümrüt odadan kaçmak istedi ama Demir kolunu kavradı. Onu kendine çektiğinde, aralarındaki gerilim artık taşınamaz bir boyuta ulaştı. Zümrüt ağlıyordu ama gözlerindeki o isyankar ateş hala sönmemişti. ​"Madem bu kadar nefret ediyorsun benden, neden bana bakarken gözlerin parlıyor?" diye bağırdı Zümrüt. "Neden beni o odadan kurtardın? Neden bana araba aldın?" ​Demir cevap vermedi. Sadece baktı. Bakışları Zümrüt’ün titreyen dudaklarına indiğinde, mantık tamamen devre dışı kaldı. Demir, Zümrüt’ü kendine çekip onu sertçe öptüğünde, bu bir aşk öpücüğü değil, bir savaş ilanıydı. ​Zümrüt önce direndi, elleriyle adamın omuzlarını yumrukladı. Ama saniyeler sonra, içindeki o bastırılmış duygu patladı ve o da aynı sertlikle karşılık verdi. Bu, iki düşmanın birbirinin ruhunu parçalama isteğiydi. ​Ayrıldıklarında ikisi de nefes nefeseydi. Demir, Zümrüt’ün alnına alnını yasladı. "Senden nefret ediyorum," diye fısıldadı sesi titreyerek. ​Zümrüt, adamın gözlerinin içine baktı. "Ben de senden Demir Karahan. Ama bu nefret bizi bitirecek."O öpücüğün üzerinden geçen iki gün boyunca malikane, yaklaşan bir fırtınanın sessizliğine bürünmüştü. Demir işlerine gömülmüş, Zümrüt ise öğrendiği gerçeklerin ağırlığıyla odasına kapanmıştı. Ancak Demir’in bir hayır kurumu davetine katılması zorunluydu ve imaj gereği Zümrüt’ün de yanında olması gerekiyordu. ​Davet çıkışında, otoparkın loş ışıkları altında yürürken Zümrüt’ün içinde tarif edilemez bir huzursuzluk vardı. "Demir, gidelim hemen," dedi koluna girerek. ​Demir, kadının titreyen sesini fark edince duraksadı. "Korkma, yanındayım," dedi, sesi ilk kez bu kadar yumuşaktı. Tam arabaya binecekleri sırada, karşıdaki binanın çatısından metalik bir parıltı yansıdı. ​"Demir, dikkat et!" diye bağırdı Zümrüt. ​Zümrüt, bir refleksle Demir’in önüne atıldı. O an ne intikamı düşündü ne de babasını. Sadece o keskin bakışlı adamın yok olmasını istemediğini fark etti. Keskin bir silah sesi sessizliği bıçak gibi kesti. ​Demir, ne olduğunu anlayamadan Zümrüt’ün bedeninin sarsıldığını ve kucağına doğru yığıldığını hissetti. Zümrüt’ün beyaz ipek elbisesinin üzerinde, tam göğsünün yan tarafında hızla büyüyen kıpkırmızı bir leke belirdi. ​"Zümrüt! Hayır, hayır!" Demir’in sesi otoparkta bir feryat gibi yankılandı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE