Sabahın erken saatleriydi, gün daha yeni doğuyordu. Cavidan buraya geldiklerinden beri her gün yaptığı gibi yine Kum Adası'na doğru yürüdü kaldıkları evden çıkarak. Sevmişti burayı, ne güzeldi. Sabahları da epey sakin oluyordu. Sabahları her yer sakin olurdu da burası sanki ayrı bir sakindi. Kum Ada'ya geldiğinde ayağındaki terlikleri çıkardı, kumlara basarak yürümeye devam etti. Hafif bir rüzgar esiyor, saçlarını ve eteklerinin uçlarını havalandırıyordu. Sonunda güzel manzarayı izleyebileceği bir yer bulduğunda oturdu, ayaklarını kumlara gömdü. İyiydi hoştu da buralar ama yine de kendi köyü gibi değildi. Daha şimdiden özlemişti evini, hamağını, ailesini ve tabiki Alinazik'i... İçini çekti genç kadın. Ne yapıyordu acaba şimdi kim bilir? Belki de Suzan ile iyice arayı kurmuştu. Cavidan te

