O eski akşam sofralarına geri dönmenin huzuru tüm bedenine yayılmıştı. Selim'in yemek yememek için ağlaması; babasıyla amcasının iş muhabbeti; babaannesi, annesi ve yengesinin günlük dedikodu seansı ve Asude'nin iki de bir kendini dürtükleyip kıkırdaması... Her şey bıraktığı gibiydi resmen. Bir tek Ali'nin tavırları değişmişti kendisine karşı. Yemeğine dalıp giden genç adamı bir süre sessizce seyredip ardından sırf eğlence olsun diye masanın altından bacağına doğru sert bir şekilde tekme attı. Genç adam yerinde korku ve acıyla sıçrarken Pamuk Hanım güldü bunu fark ederek. Evin eğlencesi, sesi geriye gelmişti. Hem de müjdeleriyle... "Bakıyorum da pek neşelisin Cavidan." "Neşeli olmayayım da ne yapayım babaanne? Ben köyü, köy de beni özlemiş. Daha arabayla köyün içine girer girmez o ene

