beklenmeyen ölüm
Ogün her yıl olduğu gibi oğlumuzun doğum günü için hazırlık yapıyorduk ama Barlas'ta bı farklılık vardı düşünceli görünüyordu partiden sonra konuşmayı aklımın bı köşesine yazmıştım.
eyvah Barlas pasta! herşey hazırdı ama pastayı unutmuştum
ne olmuş pastaya dedi Barlas pastaneden almayi unuttuk hemen al gel dedim tamam ama öncesinde bir telefon görüşmesi yapmam lazım dedi ve arka odaya gitti çıktığında yüzü gerilmişti bir sorun mu var dedim hayır dedi uzun uzun bakıştık o sırada rüzgar elinde süslemeler ile içeri geldi annem baba hadi ama yetiştiremeyeceğiz Rüzgar'in üçüncü yaş günüydü Barlas bana ve oğlumuza sımsıkı sarıldı ve evden ayrıldı onun sarılmasından sonra içimde bir bosluk oluştu Rüzgar'in beni odaya çekiştirmesiyle dikkatim dağıldı bütün süslemeler bitmiş ve misafirlerimizin tamamı gelmişti ama Barlas hala ortalıkta yoktu içecekleri bardaklara doldurduğunuz sırada telefonum çaldı Barlas arıyordu tam kızarak telefonu açtığım anda bir ambulans sesi duyuldu telefondaki ses Barlas 'in kaza yaptığını ve hastaneye kaldırıldığını söyledi o an elimdeki bardaklar yeri boyladi gözlerim karardı en son hatırladığım herkesin Pera diye süslenmesi oldu
gözümü açtığımda beyaz tavanla bakistim bir süre etrafımda göz gezdirince herkesin burda olduğunu gördüm ve o an olanları hatırladım
Barlas hastaneye getirilmiş ama tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış o an bütün hayatım karardı oğlumla başbaşa kalmıştım cenaze işleri için İstanbul'dan memleketimiz Muğla ya gelmiştik herkes benim ne kadar soğukkanlı durdugumu konuşuyordu ama ben Barlas olmadan yasayamazdim ve bununla ilgili plan yapmıştım mezara koyulduğu sırada mezarın içine girmek istedim ve o anda kolumdaki silahı başıma dayayıp ateş ettim son anda en yakın arkadaşım Fatih sipahi havaya kaldırdı ve ben havaya ateş ettim kaç gün o mezarın başında ağladım bilemiyorum belkide aylarca ama oğlum için toparlanmaliydim artık Muğla ya tamamen yerleştik ve bir daha asla evimize dönmedik
1YIL SONRA;
Artık alışmıştık Barlas'in yokluğuna hayat rutin olarak devam ediyordu ailem Barlas'in ailesi ve arkadaşlarım yaralarımı sarmaya çalışıyordu Fatih en yakın arkadaşım ruh eşini bulduğu için evleniyor bu hafta şimdi hazirliklarla meşgulüm
kızım artık kendine gel benim düğünümün her detayıyla ilgilenmen güzel ama yaşan ölü gibisin
iyiyim ben Fatih mutlu oluyorum böyle
ne mutlusu Pera zayıflıktan kemiklerin sayılıyor saçların ateş kızılı gibiydi onlar bile söndü toparlan kendine gel artık
bir til oncesine kadar hatri sayilir bir güzelliğim vardı 1.70 boyunda 60 kiloydum ateş kızılı saçlarım şekilli bir vücudum vardı Barlas la birlikte herşeyi gömdüm ben fatih lütfen daha fazla zorlama
düğün bitmişti yorgunluğumu yeni yeni hissediyordum kısa bı duş aldım ve kalçalarımı zor kapatan bir bornozla odaya geçtim rüzgarı annemlere bırakmıştım yorgunluktan mi gercekmi camda biran Barlas'in yansımasını gördüm yine bir hüzünlü iç çekişle uyuya kaldim
ertesi gün kız kardeşim Asmin'in telefonuyla uyandım sesi çok neşeli geliyordu
abla hala uyuyormusun hadi kalk gel annem kahvaltıya bekliyor
tamam canim geliyorum kalkıp banyoya ilerledim rutin işlerimi halledip hızlıca hazırlandım krem rengi pantolon ve beyaz bir gömlek giymiştim annemlerde kahvaltı yapıp bahçede kahve içerken annemin düğünde seni bir arkadaşın oğlu görmüş ve çok beğenmiş dedi anne yapma böyle bişey asla olamaz dedim kayınvaliden ve kayınpederinde bizimle aynı fikirde Asmin lütfen bir görüş dedi annemi kırmak istemediğim için kabul ettim görüşünce olmayacağını söylerdim zaten
evden ayrılıp ofise geldim bir organizasyon firmam vardı Barlas'in ölümünden sonra burada açmıştım ben süslemelerle uğraşırken içeri 1.80 boyunda kaslı sarışın bir adam girdi buyrun kime bakmışsınız?
size bakmıştım
ben anlamayan bir ifadeyle adamın suratına bakarken
merhaba ben Atahan düğünde karşılaşmıştık annelerimiz arkadaş gerçi siz beni pek görmediniz ama
kusura bakmayın annem çok rica etti diye kabul ettim ama ben evlilik düşünmüyorum zaten benim bir oğlum da var dedim
oğlunuz olduğunu biliyorum benim için hiç sorun değil bana bı şans verirseniz pişman olmayacaksınız hayır teşekkür ederim ama gerçekten düşünmüyorum
2 YIL SONRA
Barlas'in kuzeni evleniyordu etrafta bir koşuşturma hakimdi firsattan istifade soluğu yine Barlas'in mezarında almıştım yine sensiz geçen bir yıl sevgilim her ne kadar alıştım desemde hala seni çok özlüyorum bugün naz evleniyor kendi düğünümüz aklıma geldi ne çok eğlenmiştik gözyaşlarımı silip ayağa kalktım o sırada kayınvalidem Nalan hanım ve annem sevgi bana doğru geliyorlardı
annem kızgın bir şekilde Pera yeter artık senin burada ne işin var bütün herkes seni arıyor akşam için hazırlaman lazim
Nalan anne devam etti Pera senin bu halin gerçekten beni çok üzüyor kızım oğlumun ölümünü bende atlayamadım ama senin için endişelenmeye başlıyorum artık
korkma Nalan anne iyiyim ben ve daha iyi olacağım bu geçen bir yıl içinde Atahan'la arkadaş olmuştuk oda organizasyon işindeydi beraber birkaç iş yaptık bu düğünün organizasyonunda da bana yardım etti duyguları olduğunu biliyordum ama ben arkadaş kalma konusunda ısrarcıydım
Atahan hazırlıklar tamamsa ben yukarı çıkıyorum hazırlanmak için düğün bir otelin salonunda olacaktı ve bizim için odalar kiralanmiştı
tamam Pera sen çık kalanını ben hallederim
teşekkür ederim deyip yanından ayrıldım
hazırlanıp aynada kendimi süzdüm geçen bu süre zarfında toparlamiştım kızıl saclarım oğlumla birlikte tekrar canlandı kırmızı sırt ve bacak dekoltesi olan bı elbise giymiştim ayakkabılarım gümüş rengi stilettoydu
o sırada kapı açılıp rüzgar koşarak kucağıma atladı annecim çok güzel olmuşsun papyonuny düzeltip güldüm sende çok yakışıklısın bebeğim
anne keşke babamda seni böyle görseydi
keşke oğlum keşke dedim rüzgarın elinden tutup salona indim düğün tüm hızıyla başlamıştı ve saclarimla en dikkat çekici şekilde oturuyordum fazla göze görünmeye çalışıyordum o sırada kız kardeşim Asmin ve Barlas'in kız kardeşi beril Koşarak yanıma geldiler abla yenge hadi oynayalım
saçmalamayın kızlar ne oynaması dedim ama dinlemediler zorla kaldırdılar geri oturacakken babam Serkan ve kayinbabam Ahmet le göz göze geldim benim tekrar hayata tutunma mı dört gözle bekliyorlardı onları görünce oturamadim ve oynamaya başladık daha sonra Barlas'in erkek kardeşleri kerem ve Uras bize katıldı onlarla mutlu bir şekilde oynarken bedenim birden sert birşeye çarpti arkamı döndüğümde Barlas ı gördüm genelde hayalini gördüğüm için yine öyle sandım gözlerimi bir kez açıp kapadım ama hala oradaydı ve bana gülümsüyordu müzik durmuş herkes susmuştu o anda yer ayağımdan kaydı ve ben son anda bir el tarafından yere çakılmaktan kurtuldum etrafta Pera çığlıkları yankılanıyordu