B.6

1142 Kelimeler
Baran ile 2 seneden biraz uzun süren bir ilişkimiz vardı. Belki beni aldatırken yakalamasaydım ilişkimiz evliliğe kadar gidebilirdi! Bi evin bir çocuğuydı. Babası Numan amca üzerine titrerdi. Baran mutlu olsun da gerisi hiç önemli değildi onun için. Adam bir de soyumda soyum der dururdu. Doğuluydular. Ne kadar Istanbul’a göre yaşasalarda örf ve adetlerine bağlıydılar. Abim aynı kültürde olmadığımız için mutsuz olacağıma inanırdı. Hiç bir zaman istemedi ama beni de kırmamak için çok üstelemedi ona göre ben yaşayıp olmayacağını görecektim. Nitekim dediği gibi de oldu. Örf adet değil ama Baran’ın hataları bizi bitirdi. İçinde bulunduğum ruh hali o telefonu açmaya itti beni ! - Ne var Baran ne istiyorsun? Ne zaman vazgeçeceksin aramaktan. Evlenince mi ? Çocuğun olunca mı ? Ne zaman ?? !! Bağırdım telefonda! Tüm hıncımı sanki ondan çıkarıyordum. - Alya ne desen haklısın. Geçen gece içinde çok özür dilerim. Ben öyle biri değilim biliyorsun alkollküydüm. Bi kere görüşelim konuşalım istemezsen bi daha çıkmam karşına ! - Tamam nerdesin konum at geliyorum! Baran şaşırmıştı böyle bir cevap beklemiyordu. Telefonu kapatır kapatmaz konum geldi. Gittim. Kendi restoranlarının altında denize yakın bir mekan vardı oradaydı. Gittim. Belki de içinde bulunduğum ruh halinden kurtulmak istedim bilemiyorum ama üzgündüm ve sağlıklı düşünemiyordum. En azından birine içimde biriktirdiklerimi kusmalıydım! Mekana geldim Baran deniz kenarında bir masa da oturuyordu yanına yaklaştım. Kalkıp sarılmak için bana doğru uzandı elimle durdurdum. Karşısına geçip oturdum. - Anlat Baran! - Alya bişeyler içmezmisin? - İçmem. Anlat acelem var! - Alya! Hatalıyım bunu savunacak bir tarafım yok ama yemin ederim seni çok sevdim kimseyi de senin gibi sevemem. Seni o adamla gördüğümde deliye döndüm kendime hakim olamadım. Seni kaybettiğime emin oldum o akşam. Babamı biliyorsun evlenmemizi çok istiyordu ayrıldığımızı duyduğunda çok üzüldü sinirlendi. Senin yanına gelecekti bırakmadım. Hatamı duyduğunda delirdi aynı memleketten babamın iş yaptığı bi adamın kızı var Ebru. Onunla nişanlanmam için baskı yaptı kabul etmedim başta ama ya Alya’yı al gel karşıma yada bu iş olacak. Yada bu evden siktir olup gideceksin yeter senin bu haylazlıkların diye söylendi. Babamı bilirsin. Evet bilirdim babasını despot bir adamdı. Eski toprak! Tek çocuğum demez Baran’ı siktir ederdi gerçekten. Devam etti Baran - Senin affetmeyeceğine emindim. Karşına çıkamazdım kabul ettim babamın teklifini şuan evdekiler karşı taraf hepsi düğün hazırlığı yapıyor. Ama sen bana affettim de herşeyi iptal ederim. Hiç bir şeyi görmez gözüm. Söz veriyorum bambaşka bir adam olurum ne dersen yaparım! Dedi masaya uzandı ellerimi tuttu. Hızlıca çektim ellerimi! Anlattı herşeyi anlattı içimde biriktirdiklerim içimde patladı resmen! Ağzımı açıp bişey diyemedim karşımda son derece üzgün bir Baran vardı! Her zaman o üstünlük taslayan ben erkeğim sen kadınsın havalarından eser yoktu. Ama ona üzülememiştim bile! Tamamen nötr üm ona karşı nefret bile yoktu. Şuan sanki açıklama beklediğim o değil gibiydi. - Bitti mi? - Bitti Alya. Sana olduğu gibi anlattım herşeyi. Eğer hala istemezsen çıkıcam hayatından. - Tamam o zaman sana yuvanda mutluluklar. Bizden daha olmaz. Sana artık kızgın değilim. Ama lütfen karşıma çıkma bidaha! Eşyalarımı alıp kalktım masadan arkama bile bakmadım. Çıkarken çapraz arka masamdan biriyle göz göze geldik ama çıkaramadım kim olduğunu hızlıca çıkıp arabama bindim ve uzaklaştım. (Kerem ) Evin salonunda oturmuş ayaklarımı orta sehpaya uzatmış keyif yaparken bir mesaj geldi toparlandım ve sehpanın üzerinde ki telefonumu aldım. Tuna - Sen bu kız için daha çok kavga edersin bolca gülücük ve fotoğraf ! Fotoğrafı yaklaştırdım evet Alya’ydı ! Kıyafetleri aynıydı. Karşısındakini görünce sinirden ateş bastı eski sevgilisiyle buluşmuş !! Küçük hanımın bugün ki derdi buydu demek. Sevgilisi ile barışmış vay be! Kaşlarımı kaldırıp detaylıca baktım fotoğrafa uzun uzun inceledim. Bu kadar sinirlenmem normal değildi ama telefonu parçalamak istedim o an! Telefonu kitleyip sertçe masaya koydum ve bahçeye çıktım. Bi an Tuna’ya nerde olduğunu sorup gitmeyi düşündüm. Ama yapamazdım. Ne hakla ne diyebilirdim ki ? Bahçe de sakinleşmeye çalışırken Aslı geldi. - Neyin var senin ? İyi misin ? - iyiyim. - değilsin abi! Ne oldu söyle? - Bişey yok dedim Aslı! Sesim yükselmişti. Aslı’yı kırdım onun bi suçu yoktu. O benim iyiliğimi düşündü sadece! Gittim sehpadan telefonu aldım mesajı açtım ve Aslı’ya uzattım. Çok şaşırmıştı! - Mutlaka bir açıklaması vardır. Tesadüftür. Alya’nın bu çocukla bir daha işi olmaz kesin bişey vardır ! - Tabi canım aşk vardır, özlem vardır! Aman bizi ilgilendirmez. Ben dışarı çıkıyorum. Geç gelebilirim yemeğe bekleme. Kafa dağıtmak için bir mekana gittim. Girdiğim her ortamda mutlaka bi kaç kızla bakışır kesişirdik. Kimse dikkatimi çekmedi. Her seferinde fotoğraf gözümün önüne geliyordu. Küçük şeytan resmen çocuğu kıskandırmak için bana yakın davranıyormuş. Amacına ulaşınca koydu hemen mesafeyi! Ne kadar içtim bilmiyorum. Saat gecenin kaçı haberim bile yok. Aslı’yı aradım gel beni al diye Araba kullanacak halim kalmamıştı. Aslı gelip beni aldı üzerinde pijamalarıyla. - Abi ödüm koptu bişey oldu sandım - iyiyim. dedim kafamı cama koydum gözlerimi kapadım. Aslı bir yandan anlatıyor abi saçmalama mutlaka bir açıklaması vardır sorsaydık saçmalıyorsun şu hale bak. Sonrasını hatırlamıyorum bile o anlatmaya devam etti ben sızmıştım. Sabah yatağımda kıyafetlerimle uyandım. Leş gibiydim. Aslı muhtemelen güç bela yatağa kadar getirdi beni. Kalktım duş aldım hazırlandım. Aşağı indim. Hafta sonuydu Aslı kahvaltıyı hazırlamış beni beklemişti saat 12.30 olmuş bile! - Abicim sen yeseydin beni neden bekledin! Omuz silkti - Aklım sendeydi yemek istemedim. Abi istersen konuşabilirim mutlaka bi açıklaması vardır. - Aslı kapat konuyu. Bizi ilgilendiren bişey değil herkesin kendi hayatı ! - Ya abi bak Alya gittiyse de ağzına sıçmak için gitmiştir yapmaz diyorum ! - Aslı ilgilenmiyorum. Umrumda değil. Konuyu kapat kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmez. - Yaa tabi ondan dün gece Alya sen neden bu kadar güzel ve acımasızsın küçük şeytan diyip duruyordun dimi? - Nasıl yani?? Gözlerim açıldı şaşkınlıktan! Bu kadar dilime vurmuşmuydu gerçekten! Bahçe de söylediklerim aklıma geldi. Benden sonra böyle oldu ben adamın aklını alırım diyorsun he diye dalga geçmiştim. Alıyormuş gerçekten. Hani sadece hoş kızdı küçüktü? Hani Aslı ile iyi olsun yeterdi. Ben ne ara düştüm bu kıza bu kadar! Cevabı merak ediyordum barışmışmıydı? Barışmadıysa amacı neydi? Aslı’ya bişey belli edemezdim çünkü Alya’yı çok seviyor eğer belli edersem aramızı yapmak için herşeyi yapacaktır. Kadın kiralayıp o çocuğa bile yollar tanıyorum kardeşimi. Sakinleşmeliyim. Beynimin susması lazım. Annem ile babam arasında 12 yaş vardı annem babama göre hep daha genç ve güzeldi. Annem her zaman süslü neşeli çok gezen bi kadındı enerjisi ile ışık saçardı. Babamsa her zaman soğuk mesafeli biriydi. Kaçınılmaz son olmuştu. Annem babamı onu mutlu edemediği için bırakıp gitti! Ben daha 12 yaşındaydım Aslı ise 8 ! Sadece babamı terketmemişti bizi de terk etmişti. Babam annemden sonra kendini işe verdi başka bir kadını sevmeyi denemedi bile. Yaşım çocuktu anlayamıyordum ama şimdi anlıyorum babamı! Babam bu kalp kırıklığı ile kanser olmuştu. Akciğer kanseri ! Babam öldü. Aslı kaçar gibi İngiltere’ye gitti. Mani olamadım. Annem zaten yıllar önce ölmüştü benim için. Yapayalnız kaldım burda. Aslı’nın dönmesi ile nefes aldığımı hissettim. O benim tek ailem. Ah Alya öyle güzelsin ki! Buz tutmuş kalbimin buzları eriyor seni görünce. Ama senle de olmaz sonumun babam gibi olacağını bile bile nasıl düşerim peşine ! …
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE