Güzel bir gece olmuştu. Biz daha bunlarla çok güzel geceler geçirecektik anlaşılan. Sevmiştim ikisinide anne ve babasını merak ettim ama daha soracak kadar samimi olmadığımız için konuyu açmadım. İsterse kendi anlatırdı diye düşündüm. Aslı ile beraber masayı topladık sonra onlar kalktılar.
Yoğun bir hafta oluyordu. Abimin sürekli şirket dışında olması gerektiği için şirketten çok ayrılmıyordum. Koca bir hafta nasıl geçti hiç anlamadım. Ara ara Eylül ve Aslı ile telefonda görüşmelerimiz dışında hiç sosyalleşemedim. Baran sürekli mesaj atmaya devam ediyordu hiç birine cevap vermedim. Şirkete çiçek bile yolladı. Göt korkusundan buraya gelemiyor tabi. Bu sefer iyi şeyler olmayacağının ve işi çıkmaza sokacağının farkındaydı. Sıkmıştı bu aramaları artık keyif almıyordum bunda Kerem’in bi payı var mı orası hala muallak. Evet Kerem’e karşı bi ön yargım yok artık ukala ve kendini beğenmiş değil ama biraz duvarları var. Belkide geçmişinde oda yara aldı kim bilir. Abimle Kerem sözleşmeyi yapmışlardı artık Kerem’in şirketi bizim müşterimizdi ham maddeleri bizden alacaktı artık iş arkadaşlık git gide güçleniyordu.
Yoğun bir haftanın ardından kafamı dağıtmam gerekiyordu cuma günü abimin şirkette olmasını fırsat bilip erken çıkmaya karar verdim. Bir plan yapmamıştım şirket dışına kendimi atayımda illa bişey bulurum diye düşündüm. Eylül’ü aradım. Sonerle buluşacakmış! Bende Aslı’cığımı aradım eminim o benle gezerdi.
Bi kaç saniye sonra telefonu açtı neşeli sesiyle
Aslı
- Bebeğimmm !
Alya
- Kuzummm ! Napıyorsun ?
- Köle gibi çalışıyorum canım kafam patlamak üzere. Valla iyi ki aradın sesini duymak bile iyi geldi şuan.
- Kıyamam sana ya! Siktir et ya hep biz mi çalışcaz hazırlanda almaya geliyim seni.
- Ya sen benim kurtarıcı meleğim olabilir misin acaba??
- Bilmem olabilir miyim? Hadi hadi hazırlan.
- Çok az bi işim var sen gel kahve içerken ben işimi hallederim hemen çıkarız.
İnternette ki konumu teyit edip şirketine vardım. Asansöre binip söylediği kata çıktım. Beni asansörün kapısında karşılayıp sarıldı. Ofisine geçtik iki tane kahve söyledi. Kahvelerimizi içerken oda işlerini halledip hemde benimle muhabbet ediyordu.
Aslı
- Oh be işte bu kadar ! Bitti. Hadi gel abime bir merhaba de sonra da çıkalım.
Amacını bildiğim için
- Aşkım hazırlan çıkalım işte çıkarken de hem merhaba hem hoşçakal deriz
- Hadi hadi naz yapma kalk!
Aslı neşeyle kalktı bende onu takip ettim ince uzun koridorun sonunda bir ofise geldik. Aslı kapıya vurup ‘’abicim müsaitmisin’’ diyerek kafasını uzattı.
Kerem
- Tabi tabi güzelim sana her zaman müsaitim.
Aslı elimden tutup içeri çekti. İçeri girdiğimde ilk Seren ile göz göze geldik. Üzerime atlayacak gibi bakıyordu.
- Alya da beni almaya gelmişti sana da bir merhaba demek istedi.
Yoo istemedim çakal bu kız ya yemin ederim. Abisi ile benim aramı yapana kadar durmayacak!
Beni görünce ayağa kalktı
- Alya bu ne hoş sürpriz otursana!
Hem konuşmaya başladım hemde tam Seren’in karşısına oturdum daha detaylı incelesin!
- Yaa evet çok yoğun bir hafta geçirdim biraz değişiklik olsun diye Aslı’yı da alıp biraz kafa dağıtalım diye düşündüm. Sana da selam vermeden çıkmak istemedim. Nasılsın?
- Seni gördüm daha iyi oldum. Bişey içer misin?
- Teşekkür ederim Aslı ikram etti. Seni de fazla meşgul etmeyelim.
- Olur mu öyle şey? Ne zaman istersen bi kahve sözün olsun bana.
Onaylar gibi başımı salladım. ‘Neyse ziyaretin kısası makbuldür diyip elimi uzattım’ elimi sıkarken baş parmağı ile elimin üstünü okşadı,gözlerime bakıyordu. Napıyor lan bu bana mı yürüyor acaba?! Kafamı bulandırma çocuk ben aşık olunca hiç aklı selim kalamıyorum. ! Gülümsedim Aslı ile beraber çıktık odadan kapı hafif açık kaldı.
Aslı
- Kuzum sen beni burda bekle abimin asistanına da bi kaç bişey söyleyip geliyorum.
İçerden konuşma sesleri geldi. Normalde hiç kapı dinlemek gibi bir huyum yok ama adımı duydum!
Seren
- Alya ile bilmemi gerektiren bişey yok dimi?
- Saçmalama Seren! Duydun işte Aslı için gelmiş.
- Ne bilim kıza bakarken gözlerinin içi gülüyor.
- Saçmalamayı kes ne işim olur. Gencecik kız ben onun hayat enerjisine yetişemem!
- Bence de tatlım. Bende öyle düşünmüştüm sana göre değil zaten bu jenerasyonun aklı bir karış havada!
- Aslı mutlu ya onunla benim için yeterli. Çok yalnız kaldı burda Alya ile tanıştığından beri İngiltere’ye dönmek istiyorum diye bişey söylemedi.
- Aa aman aman iyi boşver onlar iyi olsun sen çok yüz verme!
- kızın benle bi alakası yok zaten. Olsa da olmaz bu yaştan sonra boş heveslere ayıracak vaktim yok.
Aslı geldi konuşmaları devam ediyordu. Dinlemiyormuş gibi telefonu elime aldım ama yüzüm düşmüştü Aslı hemen anladı.
- Kuzum iyimisin?
- iyiyim canım hadi çıkalım!
Aslı’yı arkamda bırakıp onun ofisine doğru ilerledim Aslı içeri girip çantasını aldı çıktık. Bişey belli etmedim Aslı’ya ama çok bozuldum. Aslı ne zaman Kerem muhabbetini açsa istemediğimi kesin bir ifadeyle belli edip konuyu kapattım. Aslı bişeyler olduğunu anlamıştı ama konuyu uzatamıyordu. Aslı ile bi kaç saat oturduktan sonra eve dönmek için kalktık. Aslı’yı bırakırken Kerem kapının önünde Seren’i yolcu ediyordu. Sinirlerim daha da çok gerildi. Aslı kapıdan dışarı Seren kapıdan içeri diye geçirdim aklımdan. Bizi yaklaşırken gördü elleri cebinde Aslı ile arabanın içinde vedalaştık Aslı inerken cama vurdu. Camı indirdim
- Gel bi kahve içelim öyle gidersin.
Ağzına bi tane çakasım geldi. O kadar sinirliydim ki ona ama hiç bişey belli edemezdim onu önemsiyormuşum gibi görünmek istemedim. Yapmacık bir gülücük ile.
- Başka zaman. Sen de yorulmuşsundur misafirin yeni gitti. Dinlen!
İma ettiğim şeyi çok iyi anladı. Kendini temize çıkarmak ister gibi
- Seren bi kaç sözleşmeyi yetiştirememişti geldi beraber hazırladık yani öyle yor-
Sözünü kestim.
- Aa evet işte benden ondan bahsediyorum iş falan dinlenin. Sonra görüşürüz !
Aslı arkamızda bizi dinliyordu ona samimi bir gülücük atıp el salladım ve aracı çalıştırdım. Anlamaz gözlerle arkamdan baktığını dikiz aynasında görebiliyordum .
( Aslı ve Kerem )
Kerem
- Neyi var bunun dili zehir saçıyor resmen
Aslı
- Sana sormalı ne bok yediyseniz.
Diyerek arkasını döndü gitti.
Kerem
- Kızım ne yapcam ben en son ofiste gördüm gayet sevimli görünüyordu!
Aslı
- Abi sen değilse Seren! Bakışlarıyla rahatsız ediyor zaten.
Kerem kendi kendine düşünmeye başladı. Acaba benden hoşlanıyor mu? Aramızda adını koyamadığım bir çekim var farkındayım. O zaman Seren’i kıskandı.
İçten içe gülümsedi. Kıskanılmak hoşuna gitmişti.
(Alya)
Araçta giderken müziğe kaptırdım kendimi eve gitmek istemiyorum. Ruh halim bunalım resmen! Adam kardeşine yara bandı oldum diye bana farklı davranıyormuş. Duygusuz heykel! Gözlerimin dolduğunu farkettim duygusal boşluktayım. Telefonum çaldı.
Baran !!
…