Pazar sabahı güzel bir kahvaltı hazırladım. Abimle karşılıklı oturduk baş başa güzel bir kahvaltı yaptık. İş kolik abim bahçeye çıkıp bilgisayarını açtı ve çalışmaya başladı. Ya bu çocukla biz nasıl aynı anadan babadan olduk. Birimiz bi o kadar disiplinli birimiz spontane yaşayan iki ayrı zıt kutubuz! Annemle babam 9 sene önce boşandı. Onlar boşandığında 16 yaşındaydım. İkisi ile de gitmek istemedim abim de seve seve kabul etti beni. Kendisi üniversite yıllarından sonra dönmemişti Ankara’ya. Evde sürekli bir kaos ve tartışma vardı haklıydı dönmemekte. Abim benden 7 yaş büyük. Görmediğim baba sevgisini ondan gördüm. Babam sürekli gece gündüz çalışırdı. Annemle en büyük sorunlarıydı belkide annem ile değilde sanki işi ile evliydi. O zamanlar çok kızardım anneme herşeye sahibiz bizim için çalışıyor babama haksızlık yapıyor diye düşünüyordum. Öyle değilmiş! Annemde hep sevgisizliğin hırçınlığı vardı. Daha fazla yürütemediler. Bazen bitmeli kangren olan parmağı kesmek lazım.
Mutfağı toparlayıp kahve yapıp abimin yanına oturdum . Kahvesini içip çalışmaya devam etti. Bende sosyal medya da komik videolar izleyip kahkaha atıyordum. Beyefendi rahatsız olacak ki içeri kaçtı. Aman! Eylül’ü aradım bende ! Telefonda uzun süre konuştuk.
Eylül konuyu evirdi çevirdi istediği yere getirdi.
'' Kerem ile nasıl gidiyor aşkım. ''
'' Bişeyin gittiği yok yavrum o bize gelmez. At gibi karılar var adamın yanında ''
''sende kısrak gibisin, '' diyerek kıkırdadı.
''yok ya çok kasıntı kendini bi bok sanıyor. Tip boy pos tamam ama olmaz yani çok rahat adam. Bana gelmez. ''
'' kesin hüküm verme! Bence güzel olursunuz. ''
''Sal beni Eylül! Ne meraklısın başımı bağlamaya. İyiyim ben böyle kızım.''
Gülüşmeler devam ederken kapı çaldı. ‘’Sen rahatsız olma abi bakıyorum’’ diyerek kapıya yöneldim. Eylül ile konuşmaya devam ederken kapıyı açtım. Kulağımda telefonla kalakaldım,
''Kerem... ''
Çok şaşırmıştım bi kaç saniye durdum. Eylül telefonda bağırıyor. Kerem mi? Kerem mi geldi alo Alya cevap versene! Sesi hayvan gibi dışarı çıkıyor! Bebeğim ben seni aricam!
- Pardon kapıda kaldın. Gelsene!
- Akın beni bekliyordu hiç girmiyim, Çıkacağız zaten.
İçeri seslendim - abiii
- Dostum hoşgeldin. Geç 5 dk soluklan bende hazırlanıp iniyorum.
Kerem içeri geçip koltuğa oturdu. Dün ki Alya ile şuan ki Alya arasında ki 7 farkı bulmaya çalışır gibi beni inceliyor. Yüzümde makyaj yok. Saçlarım salık üstümde bir yarım atlet altımda bol bir şort. Tipik ev hali.
- Aslı’yı da getirseydin keşke!
- Aslı dışarı çıktı. Hayret sen nasıl evdesin.
Omuz silktim
- dışarısı güzeller için tehlikeli erkekler benim için kavga ediyor sonra
Kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum. Kerem’de tek kaşını kaldırdı yiyecek gibi baktı bana!
- Haklısın! Bu kadar güzellik başına bela olur. Dikkatli ol.
Hiç böyle bir cevap beklemiyordum. Resmen ateş bastı !
- Arıyor mu seni ?
-Kim
- Barda ki o lale!
- Hııı Baran. Evet!
- Derdi ne pezevengin hala istemediğini anlamıyor mu ?
- telefonlarını açmadım. Mesajlarına bakacak olursak son bir şans istiyor!
‘Babayı alır o ! ‘ abim merdivenlerden inerken konuyu duymuş.
-Şu piçin adını anmayın! Kerem’e dönüp hadi çıkalım biz.
Bana doğru dönüp
- Alya sen evdemisin?
- evdeyim. Yemeğe gelir misin akşam ona göre hazırlık yaparım?
- Gelirim. Hatta geliriz, Kerem? Gelir miyiz?
Kerem gülüşünü saklamaya çalışarak - Hastane masraflarım sana aitse gelirim.
- Hahaha çok komik. Pişman olacaksın şu sözlerine!
Abim bence de der gibi baktı Kerem’e. Abimle Kerem’i uğurlarken ‘’ Aslı’yı unutmayın’ diye seslendim arkalarından. Kerem’i söylediklerine pişman etmeliydim. Hızlıca mutfağa girdim miss gibi mezeler hazırladım. Güzel bir çorba, ve havalı bir ana yemek. Hatta tatlımı bile yaptım. Masamı kurdum 5 saatlik bir hazırlıktan sonra sıra bendeydi. Hızlıca odama çıkıp duşumu aldım. Evimde olduğum için daha rahat kıyafetler tercih ettim. Üstüme beyaz bir crop altıma da bir kot şort giydim. Saçlarımı güzelce fönleyip hafif bir makyaj yaptım. Gayet doğal ve güzel göründüğüme emin olduktan sonra aşağı inip misafirlerimi beklemeye başladım. Müziğimi açtım kahvemi yaptım bahçede kafa dinlemeye başladım. Müziğin sesi kısılınca içeri baktım. Abimle Kerem gelmişti.
- Hoşgeldiniz, Aslı neden yok?
Kerem
- Ne Aslı aşkıymış arkadaş. Sizi ayrı eve çıkaralım oda sürekli Alya Alya! Geliyor merak etme yolda!
Dedi gözlerini devirip gülümsedi
Abim oo diyip masaya parmağını uzatırken eline vurdum.
- Aslı gelmeden başlama !
Offlamalar ile 15 20 dakika kadar bekledik. Aslı geldi! İki gözümün çiçeği. O gelince masaya geçtik Kerem yemekleri yerken şaşkınlığını gizlemeye çalışıyordu ama pek mümkün gözükmüyordu
- Sağlık ekiplerine haber verdim korkmadan yiyebilirsin. Dedim
Gülümsedi
- Şaşırttın beni. Hakkını yemişim.
Aslı kulağına birşey söyledi yemek boğazında kaldı çocuk boğulacaktı . Helal helal diye sırtına vurdu. Kim bilir gene ne piçlik geçti aklından konu bendim o kesinde. Meseleyi anlamadım. Bol kahkahalı güzel bir yemek yedik.
Kerem ile abim iş hakkında konuşmaya başladılar bizde kahvelerimizi alıp Aslı ile bahçeye çıktık.
- Ne dedin sen orda Kerem’e?
- Ne zaman?
- Salağa yatma Aslı!
Kahkaha atıp
- mutfakta aşçı yatakta hey yavrum hey.
Dedim diyince kahve boğazımda kaldı.
-Tamam tamam sakin ol korkulacak bişey yok. Kaçınılmaz son canım sizinki !
Kahkaha attım.
- Aslı saçmalama sırf adamın sevgilisini sevmiyorsun diye beni niye yakıyorsun?
- Abimin sevgilisi mi var?
- Yok mu ?
- Yok o nerden çıktı ?
- Dün ki kadın?
- Kiiimm? Seren mi ?? Siktirsin ordan menapoza girecek karıyı mı alcam abime!
- Abinle baya samimiydi. Ayrıca abin kaç yaşında senin ?
- 33 sen
- Ohaa ! Ben 24.
- ooo çıtır. Tam abimin ağzına layık ! Kahkaha attı
Bu kız benden de piç çıktı! Sen kaşındın Aslı madem sen niyetini bu kadar açığa vurdun sıra bende ! İyi olan kazansın…