Sıla 3 Bölüm

1081 Kelimeler
Acı'nın türü olurmuydu bence olurdu şuan hissettiğim yakıcı his öfkeden ve sinirden kaynaklıydı. Kemalin beni aldattığı düşüncesi bile kanımı kaynatıyordu. "Ulan kes zırvalamayı salak mı sanıyorsun sen beni iki kadehle sarhoş olacak kadar, aptal değilim ilk işim ne olacak biliyor musun Sema yarın gidip Devranla açık açık konuşmak olacak ha doktora kan tahlili yaptırdım kanımda herhangi bir madde varsa çıksın diye sonuçlar iki saate çıkar." Sema denen sürtüğün korku dolu hareketleri dikkatimi çekti. Var orospu vay aklı sıra kocamı kaldırıp elde edecekti. Ben yer miyim ulan bunu bana ilgisiz olsada kocam, eşim herşeyimdi. "Yapamazsın bunu Kemal görüntüler var elimde inkar edemezsin" kalbim gümbür gümbür atıyordu. Kocamın gür kahkahası odayı sararken buz gibi ifadesiyle kadını oraya gömdü. "Hangi görüntüler Sema bugün arabada telefonunu alıp sildiğim o salak şeyler mi?" Diye konuşmasıyla neye inanacağımı şaşırdım. "Sen benden kurtulamazsın duydun mu beni Kemal o sürtük karından er yada geç ayrılacaksın" şeytan diyor gir içeri tut saçından yapıştır duvara. "Burada tek sürtük sensin utanma arlanma denen şey sende yok istifa ediyorum. Yarın dilekçemi veririm şimdi siktir git" ah Kemal ah bu kadına nasıl bulaştın. "Bu iş burada bitmedi benim olana kadar durmayacağım asla" tam vaktiydi içeri girmenin kapıyı ardına kadar açıp duvara çarpmasına neden oldum. Çıkan sesle irkilen ikili bana bakarken kocamın gözleri korkuyla titredi. "Kocacım duydum ki odanda atılması gereken çöp varmış onu atmaya geldim." Diyip sarı saçlardan tutup tam yüzünün ortasına tokat attım. "Ahhh manyak bırak beni çok fena yapacağım seni Sıla" Hala vır vır ötüyordu. "Sus kaltak seni utanman yok mu senin evli barklı adama göz dikiyorsun sizin gibiler yüzünden kaç yuva dağılıyor." Saçından sürükleyerek dışarı attım. "Bir daha seni kocamın yanında görmeyeceğim" kapıyı suratına kapatıp Kemalin karşısına dikildim. "Ve sen bana yalan söyledin neden Kemal neden" bu adamla konuşmak bile geriyordu. "Bana inanmazdın Sıla şu haline bir bak bir saat önce hesap soruyordun kadın biz bu hale nasıl geldik" "Nasıl mı geldik senin üç ayda değişen tavırların Kemal daha düne kadar. Bana iyi davranan seven adamdan eser yok söylesene niye sırf beni aldattığını düşündüğün için mi kötü davrandın" Başka sebepleri vardı tek sorun bu olamazdı. "Evet bu yüzden kötü davrandım ama o değil annemi babamı kardeşlerimi özledim Sıla" aile özlemi burnunum direği sızladı. "Biz seninle kaçarken onları geride bıraktık reddettiler. Ne sen ne ben kapıların önünden geçemiyoruz bende özledim ama bunu sana yansıtmadım" onun yaptığı gibi Kemale kötü davranmadım. "Özür dilerim Sıla" gözlerine ulaşan kırıklıkla yanına gidip yüzünü avuçlarım arasına aldım. "Kemal sen ve ben varız bak kaç yıl oldu çocuğumuz olmadı. Neden sırf sen istemiyorsun diye karşı çıkmadım sana" gözlerinde beliren parıltıyla dudaklarımı öpüp geri çekildi. "Bu konuyu açtığın iyi oldu baba olmak istiyorum Sıla senden bir kızım olsun istiyorum" eskiden olsa kabul ederdim ama şimdi. "Ben bilmiyorum Kemal emin değilim" dudaklarıma tekrar değen dolgun dudaklar aklımı çelmek ister gibiydi. "Çok özledim seni Sıla'm yanı başımda olup sana dokunamamak bitirdi beni" elleri usul usul giydiğim elbisenin göğüs dekoltesinden içeri kayarken sıcak teni cayır cayır yakmıştı. "Yumuşaçık tenin hala toy ve güzelsin" göğüs ucumu iki parmağının arasına alıp sıkıştırdı. "Yapma Kemal burası uygun bir yer değil" her dokunuşunda sanki ilk defa dokunmuş gibi erimem beni arsız mı yapardı. "Kapıyı kilitleriz" bu adamın duracağı yoktu. Hayır yani kaza geçirmesine rağmen gayet dinçti. "Olmaz canım olmaz" Ne kadar itiraz edersem edeyim duracağı yoktu. Eli bu kez etek kısmıma geçmiş iç çamaşırımı kenara çekmeye çalışıyordu. "Rahat dur eve kadar sabret" dudakları boynumu öpüp duruyor parmakları ise kadınlığımı okşuyordu. Sertçe şah damarımı öpmüş ardından elini çekip arkasına yaslanmıştı. Beni ise darmadağın etmeyi yine ve yine başarmıştı. "Adi herifin tekisin hadi kalk gidelim artık" kalkmasına yardım etmiş ardından dolaptan giysilerini alıp giyinmesi için banyoya sokmuştum. Şuan onu çıplak görecek durumda değildim. Beş dakika sonra giyinmiş halde çıkan kocamla beraber hastaneden ayrılmıştı taksi çevirip evin adresini vermiştik. İçimde garip bir heyecan vardı. En son bana dokunduğu zamanın üstünden epey geçmişti. Evin önünde duran araçtan inip bahçe kapısını açmış eve giriş yapmıştık. Sağlam olan koluyla belimden kavrayıp bedenine yapıştırdı. Kalçamda hissettiğim sert baskıyla ağırca yutkundum. "Hissediyor musun senin için nasıl sertleştiğini sana dokunamamak nasıl zulümdü benim için başka tene değen tenimle sana dokunmak istemedim. Ama o kadın beni aklınca tuzağa düşürmek istedi. Ah Sıla ben bir tek senin için yanıyorum" önüme dönüp gözlerinin içine baktım. "O kadın manyak Kemal bırakmaz peşini" dedim çünkü hırsı ve kini vardı. "Umrumda değil o Devranla konuşup halledeceğim" ağır ağır dudaklarıma yanaşıp öpmeye başladı. Önce yavaş yavaş sonra içine katmak ister gibi ustaca alt dudağımı emip dudaklarının arasına alıp ısırdı. Bedenim hissettiği arzuyla yanarken ellerimi boynunda birleştirip karşılık vermeye başladım. Nasılda hasret kalmışım doya doya öptüğüm dudaklara, gömleğini iki yana tutup düğmelerin kopmasına sebeb olacak şekilde ayırdım. Esmer kavruk teni bana ziyafet sunarken elbisemi başımın üstünden geçirip çıkarmasına yardım ettim. "Muhteşemsin kadın" susmasını sadece bana dokunmasını istiyordum. "Konuşma Kemal üç ayın acısını fena çıkartırım" erkeksi gülüşüyle bende eşlik ederken elim kemerinin tokasına gidip onuda tek hamlede çıkardım. Pantolonun düğmesini açıp yere düşmesini sağladım. Boxerin içinden bile belli olan büyük ve iri erkekliğiyle elimi içine sokup okşamaya başladım. Anında hırıldayıp iç çamaşırımı çıkarırken kendi boxerini bacaklarından sıyırıp bacaklarımı beline dolamama yardım etti. Kadınlığıma değen sertlikte titrek bir nefes alırken ikimizde yanıyorduk. "Yanıyorsun Sıla yanıyorum sana" "Kapının ağzındayız Kemal" anın içine etmek tabiri bu olsa gerekti. "Nerede olduğumuzun ne önemi var kadın" diyip tek hamleyle içime girdi. "Ahh" içimi saran yakıp geçen erkeklik rahmimin duvarlarına çarpıyordu. "Sıcak ve darsın" kulağıma dolan sesiyle gözlerimi yumdum. İçimde hızlıca hareket ediyor ileri geri gidip geliyordu. Terleyen alnını sildim. "Tutkunum sana Sıla bu bitecek gibi değil" beni sevdiğini her zaman bilirdim. Dilim damağım kurumuştu, çenesinin altından öpüp saçlarına asıldım. "Daha hızlı Kemal" kendime engel olamıyordum. Bu adamı sevmek onun olmak başkaydı. "Sıkı sıkı sarıyorsun beni sakın gelme beraber rahatlayacağız" zor tutuyordum kendimi. Yaklaşık beş dakika sonra kalçamı sıkan elle geleceğini anladım. Beraber doruğa ulaşırken boynuma başını gömüp soluklanmaya başladı. Öpücüğü değerken tenime bu geceden pişman olmayacaktım. "Duş alıp uyuyalım" kafamı salladım. "Olur ama önce birer kahve içelim şu iş meselesini konuşmamız gerek" o işe bir daha gidemezdi. "Merak etme istifa edeceğim" "İyi olur hayatım" İkimiz banyoya girerken gelecek günler bugünü aratacaktı. Korhan ise evinin bahçesinde havuzun başında elinde içkisiyke dalgın dalgın düşünüyordu. Sıla o eski eşine çok benziyordu. Tek farkları ten renkleriydi. Kadını ilk gördüğü an eşi Buse'ye çok benzetmiş bir süre şoktan çıkmamıştı. Evli olduğunu bilmek ise nedensiz yere canını yakmıştı. Handanla o ise tam muammaydı. Boşanmak istediğini dile getirmiş olmasına rağmen oğlunu ona karşı doldurup üstüne salıyordu. Ama kesin kararlıydı er yada geç Handanla boşanacaktı. Ne pahasına olursa olsun... BÖLÜM SONU.... Yetişkin içerik konusunda iyi değilim zannımca...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE