BÖLÜM 49- TUZAK

1023 Kelimeler

Sis, ormanın içini gri bir deniz gibi sarmıştı. Her adımda dallar kırılıyor, uzaklardan yankılanan motor sesi giderek silikleşiyordu. Elif, elindeki çakıl taşını hâlâ sıkı sıkı tutuyordu — üzerinde kazılı üç paralel çizgi, Serdar’ın imzasıydı. Ama içindeki his, bu defa o işaretin kurtuluş değil, bir uyarı olduğunu söylüyordu. Cem, arkasından ağır adımlarla yürüyordu. Yaralı omzunu sıkı sarmıştı, ama gözleri hâlâ tetikteydi. “Ne kadar kaldı?” diye sordu nefesini dengelemeye çalışarak. “Haritaya göre iki kilometre,” dedi Elif. “Ama burada yollar değişken. Sanki orman bile bizi istemiyor.” Cem acı bir gülümsemeyle başını salladı. “Belki de haklı. Kimse bu kadar kan kokusunu taşımaz üzerinde.” Bir an sessizlik oldu. Rüzgâr yaprakları savurdu, sisin içinde bir hışırtı yankılandı. Elif b

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE