Ağır süit kapısı arkasında çarptı, sesi kendi kalbinin çılgınca atışlarını bastırmaya yetmedi. Songül durmadan gösterişli oturma odasından geçti, etrafa bir göz gezdirdi. Dışarıda olanları düşünmek istemiyordu. Ne Mustafa ne de Çağdaş onun sorunu değildi. Kuzeni için gelmiş, onun ricası için kalmıştı. Adamla denk gelmeleri de yaşananlar da onun kontrolü ve isteği dışında gelişmişti. Şimdi ne Mustafa için Çağdaş’a hesap vermeye ne de Mustafa ile konuşmaya tahammülü yoktu. “Tatildeyim,” dedi kendi kendine. “Deli gibi nöbetten nöbete koşmaya başlamadan önce tatildeyim!” Duraksadı. Artık nöbetten nöbete koşmasına gerek kalmamıştı ki… Yüzü bu düşünceyle aydınlandı. Artık uzman hekimdi. Sabah gidecek, akşam evine dönecekti. Kapıyı çekti, kilidi sert bir klik sesiyle çevirdi. Bir anlığın

