Tanıtım
Ayperi.
Tüm bedenim zangır zangır titrerken karşımda ki adamı algılayamıyordum.
“B-bak ne anlatıyorsun anlamıyorum ben tamam mı? Efsun nerede? Ona ne yaptın?” diye titreyen sesimle sordum. Efsun'un başına bir şey gelmesinden ölesiye korkuyordum. En son lavaboya gidiyorum deyip beni bankta bir başıma bırakmıştı.
“Ayperi… Efsun yok. Hâlâ anlamadın mı? Seni bana getiren Efsun.” diyen adam dişlerini sıkarak odada volta attı. Efsun böyle bir şey yapmaz bana. Beni bu adamın kollarına öylece atmaz. Karşımdaki adam yalan söylüyordu. Sürekli bir şeyler anlatıp beni ikna etmeye çalışıyordu. Tam üç saattir bana bir şeyler anlatıyor fakat anlamıyordum. Kan, töre, berdel…
Ben bunların ne demek olduğunu bilmiyordum. Bana yıllar önceki bir davayı anlatıyordu. Benim o davayla en küçük bir alakam bile yoktu. Babasını öldüren ben değildim. Babamın yaptığı bir şeyin hesabını benimle kapatabileceğini söylüyordu. Yutkundum.
“Polisi arayacağım. Çekil önümden. Beni kaçırıp hesap kapatacağım diyemezsin. Böyle bir hesap kapatma ben hayatımda görmedim. Ayrıca benim evleneceğim başka bir adam var.” derken sesim sandığımdan da dirençsizdi. Bundan nefret ediyordum. İnsanların karşısında kendimi açıklayamıyor, düşüncelerimi dile getirirken ürküyordum. Sosyal anksiyetem buna izin vermiyordu.
“Yeter!” diye bağırdı en son. Ve ben daha anlamadan belindeki silahı bana doğrultu. Gözlerim korkuyla açılırken adımlarım kendiliğinden geri gitti. Kalbim sıkışıyor nefes alamıyordum. Korku tüm bedenimi esir almıştı.
“Ya kan ya berdel!” diye bağırdığında sesi kulaklarımda yankılandı.
“Madem anlamak istemiyorsun bende bu hesabı kanla kapatırım! Şerefsiz Mithat babamı öldürürken eminim ki bunu da düşünmüştür. Seni yıllarca yurtdışında saklaması, nüfusuna on yaşında almış olması hiçbir şeyi değiştirmiyor! Açık bir hesap var ve bugün kapanacak! Ya benimle evlenirsin ya da kan dökerim!” Titreyen ellerimden birini duvara bastırırken diğer elimi kalbime koydum. Nefes almak için kuş gibi çırpınıyordum adeta. En kötüsü o silahı ateşlemesinden korkuyordum.
!!!!Açıklama!!!!
Mardin serisinin ikinci kitabı bu olacak arkadaşlar. Birde serinin üçüncü kitabı var fakat onu daha sonra açıklayacağım. Efsun da geçen olayları bu kitapda Ayperi'nin ağzından detaylı anlatmayacağım. Mesela Efsun'un Ayperi'yi Amerika'ya aldığı sahneyi bu kitapta işlemeyeceğim. Sadece Ayperi'nin ağzından kısa bir anlatım olacak. Kitabın girişi Efsun, Ayperi'yi İstanbul da bir bankta bıraktığı sahneden itibaren başlayacak. Ve okumadığımız sahneleri okuyacağız. Bu yüzden bu kitabı okumak isteyenler lütfen önce Efsun'un hikayesini okusun. Tekrar ediyorum aynı sahneler yazılmayacak. Sadece üstü kapalı bir şekilde anlatım olarak geçilecek. Devam kitabı gibi düşünebilirsiniz.