*** Geçmiş; hatıralarımızın en koyu tonudur. Eskilere, daha da eskilere gittiğimizde tonları bir kat daha koyulaşır. Geçmiş düşündüğümüz zaman içimizin titremesi, anıların yenileşmesidir. Geçmişin kirli hatıralarından önümdeki dosyalarla ayrıldım. Ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteyim. Algin'i orada bırakıp, danışmaya yaklaştığımda bana odamın sekizinci kata taşındığını söylediler. Bana verilen odaya çıktığımda masanın üzerinde bir yığın dosyayla karşılaşmıştım. Şimdiyse ne yapacağımı bilmez bir şekilde dosyalara bakıyordum. Daha fazla oturamayacağımı anladığımda ayağa kalkarak, pencereye yaklaştım. İçerideki sıkıntılı havayı dağıtmak adına pencereyi açtım. Topuzumu fazla sıktığımdan dolayı kafamın içine sivri uçlu oklar saplanıyordu. Ve bu beynimin içindeki hücreleri teker teker söküp, avu

