*** Göz bebeklerimin içerisinde usulca eriyen kahveleri bir an benimkilerle karışıp, kara deliği boyladı. Bu an o kadar kısa sürmüştü ki, aşağıdan gelen annemin sesiyle, etraftaki mor kelebekler, ışıltılar büyünün bozulmasıyla yok oldu. İkimizin yakınlığı bir iyne boyutundaydı. Gelen sesle beraber aramızda bir mesafe belirleyerek, her an elimden kaymak isteyen gömleği sıktım. "Melina, kızım. Bir sorun mu var?" Odaya dalmadığı için annemi ilk kez tebrik ettim. Şayet bizi böyle; Algin ile görseydi, olacakları düşünmek bile istemiyordum. Kaybolan sesimi çıkartarak "H-hayır anne, bir sorun yok. Sadece ayağım takıldı." Algin'in gözleri ise bir an bile benden çekilmedi. Yutkunup, bakışlarımı ondan çektim. Annem, "Eh be, kızım. Dikkatli olsana," diye bağırdı. Gözlerimi birkaç kez kırpıştır

