*** İçimde oluşan heyecanla ayaklarımı yasladığım masadan ışık hızıyla kalktım. Buraya geliyor olması, beni hem tedirgin ediyor, hem de heyecanlandırıyordu. Aslında gelmemesi daha rahatlayıcı bir seçimdi. Parmaklarımı telefonun üzerinde gezdirerek, onun numarasının üzerine tuşladım. Ilk çalışta açmıştı. Soluk soluğa, "Ne demek oraya geliyorum?" "Oraya geliyorum demek, Lina" Derin bir nefes alarak, titreyen kalbimi ellerimle yakalayıp, sıkıca tuttum. "Bunun için bir neden yok," Görmese bile omzumu silktim. Haklıydım sonuçta. Neden buraya gelsin ki? "Her zaman bir neden vardır. Sargılarını değiştirmediğini söyleyen sendin," Sesi boğuk ve kusursuz geliyordu. Boğazımı temizleyerek, "Evet ama buna gerek yok, yani ben kendim değiş-" Buraya gelip, sargılarımı değiştirdiğini düşünmek bile

