bc

KIRMIZININ 5 TONU

book_age18+
8
TAKİP ET
1K
OKU
mafia
detective
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

+18

...

Yönünü kaybeden herkesin yolu bir gün muhakkak ona düşerdi. Ona düşen yolların sonu ise tamamen seçeceğin Kırmızının 5 Tonuna göre değişirdi.

Kocası tarafından karnındaki bebekle sokağa atılan Karmen’in de yolu Boranşah Alatay’a düşmüştü.

-Aşk, Arzu, Ateş, s*x ve Kan.

İçlerinden seçeceğin kırmızının tonu kaderini belirlerdi. Karmenin de seçtiği tona göre değişecekti. Belki de kaderi çoktan belliydi.

+18 Sahneler olacaktır.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
BÖLÜM (Karmen'in bebeği)
İçindeki heyecanı durduramadan hızlı adımlarla eve girdi Karmen. Yıllardır uğraşmalarına rağmen çocukları olmuyordu ve az önce aldığı habereler göre iki hafta önce yaptıkları tüp bebek operasyonu işe yaramış ve test sonucu pozitif çıkmıştı artık hamileydi! Bir çocukları olacaktı. Kapıyı açıp hızlıca içeri girip "Hayatım!" diye seslenmiş ve odasından çıkan kocasının boynuna kollarını hızla sarmıştı. Hastaneye giderken kocası her ne kadar gelmek istese de onu yanında istememişti. Eğer sonuçlar olumlu olmasaydı kocasının bir kez daha üzülmesini görmek istememişti. Ama şimdi bir çocukları vardı ve bu habere o kadar çok sevinmişti ki sevinçle kollarını boynuna sardığı kocasının gözlerinden akan yaşı fark edememişti. "Hamileyim! Artık bizimde bebeğimiz var Okan. Bu... Bu muhteşem değil mi?" Kocasının dudaklarından dökülen hıçkırıkla kollarını çözüp iki yana serbest bıraktı. Kocasını ağlatacak kadar mutlu görüyor olmak kendisinin de gözlerini doldurmuştu. Kocasının ne kadar çok bebek sahibi olmak istediğini biliyordu. Beş yıldır çocuk sahibi olmak için uğraşıyorlardı. Şimdi ağlamasını istemese de rahat rahat ağlaması için dokunmadı. Senelerin birikimini akıtabilirdi. Kocasının gözlerinin içine buruk bir tebessümle baktı. Seneler önce aşk evliliği yapmışlardı. Onca sene kocasının bir kez olsun bebek olmuyor diye yüzüne ne vurmuş ne de kırıcı kelime kullanmıştı. Her defasında 'üzülme olacaktır, sabretmek gerekir, hem olmasa bile sen benim bebeğimsin.' der onu sakinleştirirdi. "Hayatım." "Özür dilerim bebeğim. Ben.." diyerek gözyaşlarını silen kocası "Ben senden başka bir bebeğim olacağı için çok mutlu oldum." dedi. Kollarını kaldırım bir kez daha boynuna doladı kocasının. Dudaklarına kısa bir öpücük kondurup tebessüm etti. "Artık benim de bebeğim var." diyerek kıkırtı döktü dudaklarından. "Teşekkür ederim karıcığım bana bu mutluluğu yaşattığın için." Dudaklarına kondurulan busenin ardı arkası kesilmezken kendisini bir anda kocasının kucağında bulup odalarında soluğu almıştı. Sanırım bu mutluluğu yatakta paylaşacakları kesinleşmişti. 9 AY S0NRA "Açıklığınız henüz altı santim olmuş Karmen hanım. Biraz daha sabredin, açıklık bir kaç santim daha olunca sizi doğuma alacağız." Giden hemşirenin ardından derin bir nefes alıp verdi Karmen. Karnı burnunda sabaha karşı suyu gelmiş ve hafif sancısı başlamışken kocası apar topar hastaneye getirmişti onu. Kendisini bir odaya alıp sürekli sancı durumuna bakıp gidiyorlardı. Zaman geçtikçe sancısı artasa da dayanmaya çalışıyor, kızının gelmek için sabırsızlandığını hissedebiliyordu. Alnından dökülen terlere inat gülümseyip başını geriye attı. Kocası onu buraya bırakıp koridorda beklemek için odadan çıkmıştı. Onu görmeye dayanamıyormuş! Hah bu çocuğu tek başına mı yapmıştı? Aniden artan sancıyla dudaklarını birbirine bastırıp gözlerini kapattı. Kapalı gözlerinden akan yaşlar kulağına doğru yol çiziyordu. Bağırmamak çığlık atıp ne olur artık biri yardım etsin dememek için kendisini zor tutuyordu. Karnındaki baskı gittikçe artıyordu. Kızı çıkmak için tekmelerini eksik etmiyordu karnında. Odanın kapısının açılıp içeriye giren yabancı bir adamla odağı orası olurken derin derin nefes alıp verdi. Yaşlı gözlerinden durmak bilmeyen yaşı umursamadan "Sen kimsin?" diyebildi zorlukla. Adamın heybetli duruşu, sakin ama ser bakışı altında ezilmek istedi. Yanına yaklaşıp elini kaldırıp karnına doğru temas için uzatan adamın elini hızla tutup durdurdu. "Dokunma! Sen kimsin?" Gelmeyen cevap yerine gözlerinin içine bakan adamla ürperdi. Bebeğine bir şey olacak korkusuyla yaptığı harekete tepki vermedi. Onun yerine tuttuğu eli kurtarıp kendisi engel olmasına müsaade etmeden karnının üzerine koydu. Yaşlı gözlerinin ardından dışarıda bir yerlerde olduğunu umduğu hemşireye seslenecekken karnındaki elin baskısıyla durdu. Şaşkınca adama bakıp derin nefes aldı. Karnını okşayan adam saatlerdir içeride sakinleşmek nedir bilmeyen bebeğini sakinleştirmiş olmalı ki artık tekmelemiyordu. Adamın dikkatlice karnını okşayan eline bakıp sakinleşen bedenini yatırdı sedyeye. Bu çılgıncaydı ama bedeni sakinleşmişken dinlenmek istemişti. Yabancı bir adamın dokunuşuyla dinlenmek istemişti! "Sen kimsin?" Daha sakin çıkan sesiyle bir kez daha fısıldadı. Bu adamı hayatı boyunca görmemişti. Neden bir anda burada bulunmuştu bilmiyordu ama bebeğinin onun dokunuşunu hissetmesiyle sakinleştiğine emindi. "Boranşah." Duyduğu kalın sesle tüyleri ürperdi. "Neden buradasın? Beni tanıyor musun?" Sancının daha normal düzeyde olduğu anlarda sorabildiği kadar sormak istedi sorularını. "Tanımıyorum." Elini ve gözlerini karnından çekip kısa bir bakış attı gözlerine. Bir şeyler söylemesine müsaade etmeden oradan hızlıca çıkıp gitti odadan. Neler olduğunu anlamadı ama iyi olduğuna emindi. En azından bebeği sakinleşmişti. ... Geçen saatler ve dakikalar sonunda doğum gerçekleşmiş, doğum esnasında çok uğraşmış olsa da kızını kucağına aldığı anda çektiği acıları unutmuştu. Kocasının dışarıda bir kaç kere seslendiğini duymuş olsa da buradan çıkınca onu burada tek bıraktığı için uzun bir süre trip atacaktı. Atılan dikişler ardından normal odaya alınıp yatağa kurulmuştu. Dakikalar önce gelen bebeğini emzirmiş ve tekrar hemşirelere teslim edip bakımı için götürmelerine müsaade etmişti. Kocasını doğumhaneden çıkarken görmüş ve henüz yanına gelmemişti. Ona buna pişman edecekti! Yanı başındaki telefonunu eline alıp en yakın arkadaşını aramak istemişti ama kocasının 'Bir süre burada olmayacağım, gelince konuşuruz.' mesajını görmüş cevap vermek yerine aramak istemişti ama diğer uçtan telefonun kapalı olduğuna dair gelen sesle telefonu kapatmıştı. Kocasının neden böyle yaptığını bilmiyordu ama yine duygu değişimine girdiğini düşünerek üstelemek istememişti. Kocası da kendisi gibi yetimhanede büyümüş biriydi. Ailede büyümemiş bireylerdik ama kendi ailemizi kurmak istemiştik ve sonunda başarmıştık. ... Aradan geçen bir kaç günün sonunda hastaneden çıkma zamanları gelmişti. Taburcu işlemlerini tek başına yapıp sıkıntıyla iç geçirdi. Kocasından bir haber yoktu henüz ve ne yaptığını nerede olduğunu bilmiyordu. Kucağında bebeğiyle bekleyen en yakın arkadaşı ilkim’in yanına gidip bebeğinin saçları arasında küçük bir öpücük kondurdu. “Eve gitme vaktimiz geldi.” “Kocan gelmiyor mu bacım?” Yakın arkadaşının sorusuna omuz silkip “Nerede olduğu hakkında fikrim yok, ulaşamıyorum.” Diyerek dürüst davranmıştı. En yakın arkadaşına da yalan konuşup aile içi sıkıntısını saklayacaksa neden en yakın arkadaşı? “Neden bir şey mi oldu?” Hastaneden çıkıp çağırdıkları taksiye binmek için yolun kenarına ilerlediler. “Açıkçası bir şey olmadığını umuyorum.” Taksiye binip evin adresini verip arkasına yaslandı. Yanında oturan arkadaşına ve onun kucağında duran bebeğine bakıp tebessüm etti. Bir kaç gün en azından dikişleri alınana kadar arkadaşı yanında kalacak ona yardımcı olacaktı. Kendi kurduğu ve arkadaşından başka ailesinin olmayışı kendisini burum hissettirse de bir şey diyemedi. Ne diyeceğini bilemedi. “Geldik abla.” Taksicinin seslenişi üzerine kendisine gelip ücreti ödeyerek araban indi zorlukla. Henüz dikişleri taze olduğu için oturup kalkmasında zorluk çekiyordu. Kaldıkları dairenin önüne geldiklerinde çantasından anahtarı çıkarıp kapıyı açmaya çalıştı ama açılmayan kapıyla anahtarını kontrol etti. Anahtarlığın doğru olduğuna emindi ama neden olmadığına anlam veremiyordu. Arkasında kalan arkadaşının “Bir sorun mu var?” Sözüne omzu üzerinden gözleri dolu dolu bakıp başını çevirdi. Utandı. Anahtarlığın doğru olduğu halde kapının açılmayışına bir şey diyemedi. Onun yerine “Yanlış anahtarlığı almışım Okan’da evde yok.” Diyebildi sadece ve dakikalar önce en yakın arkadaşına dürüst davranan kendisi değilmiş gibi durum gerektiğinde yalan da konuşulduğunu anlamış oldu. “Bize gidelim o halde.” Diyerek arkasını dönüp ilerleyen arkadaşına bakıp dolan gözlerini hızla sildi. Kapının kenarında duran dosyayı eline hızla alıp kimse görmeden çantasının içine attı. O dosyanın içindeki boşanma davasının olduğu belgeyi kendisinden başka kimse görmemeliydi. Başka bir taksiye binmeden bir kaç sokak ileride olan arkadaşının evine doğru ilerlerken kocası tarafından kapı dışarı edilmenin ağırlığı omuzlarında yük olmuştu.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MAFYANIN ESİRİ +18

read
24.7K
bc

Sabah Güneşim+18

read
9.9K
bc

HELİN +18

read
65.5K
bc

Destina

read
4.7K
bc

Alanzo Behemoth +18

read
28.5K
bc

Kızılca Kıyamet

read
9.3K
bc

KIZIL ÖRÜMCEK ZAMBAĞI

read
54.5K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook