Islık çalarak salonda volta atarken Renee'nin yaptığı kekin kokusu burnuma dolmuştu. İtiraf etmeliydim ki kokusu düşüncelerimi dağıtıp duruyordu. Laurent koltuğa uzanmış telefonuyla uğraşıyordu. Dün gece eve geldikten sonra Alec'in odasını düzeltip orada Renee ile birlikte sıkıntılı bir uyku çekmiştim. Rüyamda Nate ile ilgili kötü şeyler görüp durmuş sabah uyandığımda da koyu göz torbalarına kucak açmıştım. "Lütfen artık otur Alec ne yaptığını iyi bilir." "Nasıl bu kadar rahatsın!" diyerek Laurent'ın yanına oturdum. Umursamazca omuz silkip mavi gözlerini bir an bana çevirdi. Bana artık yeter bakışları atıyordu. "Stresin seni yönetmesine izin verme Faith." Ağzım açık kalmış ona bakarken Laurent kaşlarını kaldırıp bilmişçe kafa salladı. Alec'in kardeşinden ne beklenirdi zaten. Onu gıcık

