"Mısra." diyordu Aykut kulağımın dibinde. "Al. Arabaya götürürsün." dedi birisine. "Mısra." diyordu güzel güzel. "Hadi geldik, uyan." dediğinde yavaşça açmaya başladım gözlerimi. En son molaya çıkmıştı herkes ama Aykut uyuduğu için ben çıkamamıştım. Çünkü horul horul uyumuştu kucağımda. Kalkamamıştım yerimden. Şu anda durum çok farklıydı ama. Benim başım Aykut'un göğsünde, onun eli benim omzumdaydı. Bacaklarıma Aykut'un montu örtülmüş, kendi montum üzerime atılmıştı. Pozisyonum her ne kadar çok rahat da olsa kalktım. Uykulu olarak Aykut'a bakıp, "Neredeyiz?" soruma, "Okulun önündeyiz." cevabı aldım. "Hadi indi herkes. Bir tek biz kaldık." Baktım ki hakikaten kimse yoktu, hemen kalkıp montumu giydim ve Aykut'a da montunu verdim. Otobüsten indiğimde sadece Merter ve Gökay buradaydı. Diğerl

