Bağımlılık, bağışıklık, bağlılık... Hepsi birbirine benzeyen ve fakat hepsi farklı anlama sahip kelimelerdi. Aykut esrara bağımlıydı ama ben her ne kadar ona bağımlıyım desem de, bağımlı değildim. Seviyorum diye bağımlı olacak değildim herhalde oğlum. Onsuz da yaşardım yani. Ama bağımlı olmak onsuz yaşayamamak anlamına geliyordu. Hücreme kadar işlemiş olması bağımlı olduğumu göstermiyordu. Şiddetle başlayan hazzımız, şiddetle son bulmasın diye dua eder bir haldeydim. Bağışıklık kazanmaksa babamın bana gösterdiği tavırlı artık umursamıyor oluşumdu. Şu konu anlaşabilirsin ama sizinle. Aykut'a bağlıydım. Çünkü sözümü dinlerse, sözünü dinleyecek kadar çok seviyordum. Babamı seviyor muydum, orası meçhuldü, ama Aykut'u gerçekten seviyordum. Kimden ne gelirse gelsin umursamayacak kadar gaddar, A

