Sabah gözlerimi Atahan’ın göğsünde açtım. Tüm kıyamete rağmen huzurlu hissediyordum kendimi. Yerimin biraz keyfini çıkardıktan sonra kalktım. Dolabın önünde kıyafet seçerken Atahan’ın, “Günaydın” sesiyle irkildim. Bir gözünü hala açamamıştı ama gülümsüyordu. Elimdekiler bırakıp yatağa zıpladım ve üstüne uzandım. “Günaydın” dedikten sonra hızlıca öptüm dudaklarından. Konaktaki ilk sabahımıza kalkmış olduk. “Şimdi senin ailenle ilk kahvaltımızı mı yapacağız yani?” “Senin değil Nefes’im, bizim. Artık sen ben yok, ne varsa bizim” Onları asla ailem gibi hissedeceğimi sanmıyordum ama… “Senin baban için de geçerli bu” dedi. Babamın adı geçince yine keyfim kaçtı. Ben cevap vermeyince Atahan devam etti. “Haber aldın mı?” “Hayır” “Beril’i bir ara istersen” “Atahan ben hatalıyım ama

