Osman’la anlaştıktan sonra mavi elbisemi üzerime geçirdim. Bedenimi saran elbise, tüm vücut hatlarımı ortaya koymuş ve “Ben buradayım!” diye bağırıyordu adeta. Hafif bir dekoltesi vardı. Altına klasik bir babet seçmiştim. Çünkü Osman, topuklu giyersem yaşımı büyük göstereceğini söylemiş ve babetle daha "tamam" hissedeceğimi iddia etmişti. Mecburen onu dinledim. Anlaşmamıza göre, insanlar hakkında ben izin vermediğim sürece analiz yapmayacaktı. Akşam da eve döndüğümüzde gün kritiği yapacaktık. Hazırdım. Kapıdan çıkarken Emine Teyze her zamanki formundaydı: "Kuzuum Doğa, dur hele! Bak, ekmek yağladum, onu ye de öyle git!" diye seslendi. Osman hemen atladı tabii. “Bu kadına bayılıyorum!” diyerek Emine Teyze’nin yanına seğirtti. Elinde olsa, koklaya koklaya hemen hüpletip götürecekti ama ma

