46.BÖLÜM

1150 Kelimeler

Emine Teyze’yle balkonda otururken, çayın demi kadar koyu bir sohbetin içindeydik. Gözlerinden akan sıcaklık, kelimelere karışan o anaç sahiplenme hâli… Sanki sadece Yağız’ın annesi değil, biraz da hayatın bana gönderdiği ikinci bir rehberdi. O, “Kız Doğa, dün akşam herkes seni sordu bağa. Dedum onlara benum gelinum. Yan gözle bakani vururum!” dediğinde, ne çayı ne rüzgârı duydum. O an sadece kalbimin gürültüsünü dinledim. “Şimdi size de bir nişan etsek eyi olur. Milletin ağzu kapanur,” diye devam ettiğinde, kafamdan sıcak bir dalga boylu boyunca geçti. Sanki bir anda o balkonda oturan üniversiteli kız değil de, düğün dernek telaşında bir gelin oluvermiştim. Damat da hâlâ içerde bardak yıkıyordu. Bulaşık süngeriyle geleceğimi parlatmaya çalışıyor gibi. Tam o sırada Osman sahneye girdi.

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE