Ankara, Hayalet Birliği Operasyon Merkezi; Olay gününden bir gün sonra Mina gözlerini açtığında hastane odasındaydı. Güneş ışınları, revir odasının penceresinden içeri yavaşça süzülüyordu. Mina, beyaz hastane yatağında oturmuş, bacağındaki bandajlı yarasına bakıyordu. Ege'nin attığı kurşun yalnızca eti sıyırmıştı ama acısı hâlâ sızlıyordu. Kapı hafifçe açıldı. Başını kaldırdığında Kaan'ı gördü. Elinde bir tepsi, üzerinde çay, biraz peynir ve taze poğaçalar vardı. Üzerinde askeri kamuflajı, traş olmuş nizami haliyle aşık olduğu o asker karşısında duruyordu. Bakışları biraz hüzünlüydü, yüzünde ise hafif bir gülümseme vardı. Kaan, çapkın bir gülüşle, "İyi sabahlar," dedi, içeri girerken. Mina'nın yüzü bir anda ışıldadı. "İyi sabahlar, Kaan Bey," diye yanıt verdi, sesi şakacı bir tonla. K

