4. Bölüm

3246 Kelimeler
Bawer silah sıktıktan sonra odaya geldiğinde benim olduğum tarafa hiç bakmadan banyoya girmişti. Ben hala yatakta uzanmış bir şekilde öylece duruyordum. Bu hayatı ben seçmemiştim .. Hayatımın böyle mahvolmasını onun karısı olmayı ben istememiştim. Ahh amca hayatımı mahvettin.. Banyoda su sesi kesilince bende çarşafı kendi etrafıma dolayarak ayağa kalkıp çıkmasını bekledim. Banyonun kapısı açılınca bakışlarım refleks olarak oraya döndü Bawer belindeki siyah havluyla öylece durup bana bakıyordu. Bakışlarını umursamadan yanından geçip banyoya girdim kapıyı da arkamdan kilitleyip çarşafı üzerimden düşürdüm. Aynadan kendime baktığımda boynumun bazı yerleri kızarmıştı ve aynı kırmızılık göğüslerimde de vardı. Aklıma o anlar gelince hemen suyun altına girip kendimi elimden geldigince sert bir şekilde lifledim.. Ne kadar süre yıkadım bilmiyorum ama cildim artık buruş buruş olmuştu. Suyu kapatıp çıktığımda kapının arkasında asılı olan bornoz üzerime geçirip saçlarımı da havlu yardımıyla suyunu aldıktan sonra kapıyı açıp odaya girdim. Oda da olup olmaması Umrumda bile değildi daha ne yapabilirdi sanki bana.. Odaya girdiğimde onun altında bir şort ve üstü çıplaktı. Onu umursamadan dolabı açıp kendime kısa kollu ama altı uzun bir pijama alıp tekrar banyoya yöneldim. Pijamaları giydikten sonra odaya geri döndüğümde yatağa uzanmış bir şekilde bana bakıyordu. " bir an hiç gelmeyeceksin sandım karıcım " ona gözlerimi devirip yan tarafina geçtim. Hemen o benim geldiğim tarafa dönüp " küsmüyüz yoksa ha karıcım " kulaklarimi kapatmamak için kendimi zor tutuyordum. Onu duymazdan gelip kendi tarafıma uzanıp ona sırtımı döndüğümde elini belime sarıp " aaa insan hiç kocasına arkasını döner mi hemde ilk geceden hiç yakıştıramadım sana" beni delirtmek istiyordu. Elimi belindeki elinin üzerine koyup " çek elini üzerimden " diyip elini üzerimden kaldırmaya çalışsamda o bunu pek umursamayıp daha sıkı sarıp beni kendine çekti. Sırtım göğsüne yaslıyken kulağıma yaklaşıp "bugün tüm Rıha'ya umudunu gösterdin ha hemde beni rezil ederek sana gönderdiğim gelinlik yerine o mavi elbiseyi giyerek bak bakalım o umudunu içinden nasıl söküp atıyorum" Belimdeki elini çekip sırtımdaki göğsü uzaklaşınca rahatladım. " Bende Zişan Duman isem umudumu söndürmene izin vermeyeceğim Bawer ağa" diyip gözlerimi kapatınca kulağıma gelen sadece " göreceğiz Zişan hanım" olmuştu. Sabah uyandığımda o hâlâ yanımda uyuyordu. Onu umursamadan dolaptan kendime siyah bir kot pantolon ve beyaz bir tişört çıkarıp banyoya giyinmeye gittim. Onların adetlerine göre evli kadın pantolon giyemezdi peki bu benim umrumdamıydı. Tabi ki hayır... Ben buraya güle oynaya gelin gelmemiştim yada sevdiğimle de evlenmemiştim. Ben onlara kan gelini olarak gelmistim. Kıyafetlerimi giyip odaya döndüğümde o çoktan giyinmiş ve gömleğinin son birkaç düğmesini kapatmak üzereydi. Kafasını kaldırıp bana baktığında Onu umursamadan kapıyı yöneldim. Tam kapıyı açıp çıkacakken arkamdan bir el kapıyı aynı hızla geri kapattı. " bu ne kıyafet böyle bilmezmiş gibi davranma burada nerde görülmüş evli kadınların pantolonla gezdiği git çıkar şunu adam akıllı bir elbise giy " Bunu bekliyordum ama bu kadar erken değil ona görünmeden kaçıp aşağıda herkesle beraber görmesini istiyordum madem yakalandım o zaman görsün bakalım " benim be giyip ne giymeyeceğim seni ilgilendirmez Bawer ağa şimdi çekil de önümden aşağıya ineyim" Alt tarafı pantolon ve tişört giymiştim bunda abartılacak ne vardı sanki.. " unuttun galiba Zişan hanım sen benim karımsın nasıl olurda beni ilgilendirmezmiş" sakin kalmalıyım.. " unutmadım merak etme hem nasıl unutabilirim ki beni nasıl ailemin önünde küçük düşürdüğünü senin yüzünden dedemden yediğim tokadı hakaretleri nasıl unuturum ama senin de unuttuğun birşey var ben dün sana gayet güzel bir şekilde senin değil kendi istediklerimi giydigimi gösterdiğimi düşünüyorum " dudaklarımda hafif bir tebessümle bunları söylerken onun kahve gözleri sinirden kararmaya başlıyordu.. Elini arkamda ki kapıya vurup " sana dün gece fazla iyi davranışım ki bugün karşımda hâla konuşabiliyorsun" Ona kulak asmayıp kapıdaki elini çekip geçmek için adım attığımda bana izin verip geçmemi sağladı. Biliyorum o izin vermeseydi geçemezdim. Aşağıya indiğimde kahvalti hazır olmak üzereydi avludaki şehirde oturam Awzer hanımı gormemle oraya doğru yöneldim. "rojbaş jimom" diyip elini optukten sonra oda bana bakıp "rojbaş buke de bu ne haldır " diyip üzerimi baştan aşağıya süzüp " ben gelinlerimin ne giydiğine karışmam adet diye illa elbise giymek zorunda da değilsin ama ilk gün giyseydin bari ha kızım " kanım daha ilk görüşte kaynamıştı Awzer hanıma onu kırmak istemiyordum ama Bawer ağaya karşı da kendimi güçsüz göstermezdim. " kusura bakma jimom" diyip başımı önüme eğdiğimde " kaldır o kafanı buke sanki suç işlemiş gibi eğme başını kimseden de çekinmene gerek yoktur sen nasıl istersen öyle olsun" diyip uanina iki kere vurup yanına oturmamış işaret etti. " bak kızım ben hiç istemezdim böyle olmasını madem olan oldu yapacak birsey yoktur artık birbirinizi sevip alışmaya bakın yoksa nefretle ömür geçmez dün gelinlik yerine elbise giymenede birsey demedik Agit ağa biraz bozulsa da sana saygı duyduğu için ses etmedi" Ben sadece oturup kafa sallamakla yetiniyordumm.. " bak kızım belki çok konuştu bu kadın diyorsun içinden " diyince hemen kafamı kaldırıp yüzüne baktım " estağfurullah jimom" diyip araya girdim. " bak buke lafı uzatmayayım siz severek evlenmediniz belki ama birbirinize saygı duyun saygı sevgiden de üstün bunu sakın unutma Bawer biraz serttir ama özünde çok iyidir zamanla sende anlarsın" Aynı kişiden mi bahsediyorduk acaba... Sonuçta annesi şimdi ona oğlunun bana yaptıklarından bahsetsem bana değil oğluna inanır büyük ihtimal o yüzden sesimi çıkarmayıp kafa sallayıp yerimden doğruldum. " ben gidip mutfağa yardım edeyim jimom" diyip hareket etmek üzereydim ki " gerek yoktur kızım yardımcılar hazırlar ben gelinlerime iş yaptırmam kolay kolay sen bugün dinlen yorgunsundur yarın gelin görmeye gelecek konu komşu o zaman yardım edersin olur" Aklıma yeni gelmişti yeni evlenen gelinleri görmeye gelirlerdi ama asıl amaç tabi ki de dedikodu.. " tamam jimom"diyip tekrar yanına oturduğumda çalışan kızlar sofrayı hazırlamıştı. Merdivenlerden inen Asaf abi ve Zerda'yı elimde ise kızları Beyza vardı. "rojbaş daye " diyip annesine sarıldıktan sonra bana bakıp "rojbas Zişan " diyip annesinin yanına oturdu. "rojbaş Asaf abi"diyip önüme döndüm. " rojbas jimom"diyen Zerdayla Awzer hanım gülümseyerek "rojbaş kızım "diyip torunu Beyza'yi kucağına alıp yanaklarını öptü. "Günaydın yadeee" diyip sarildi babaannesine "rojbaş yade kurban" Zerda yanıma gelip " Günaydın yeni gelin" diyip otuz iki dis sırıtıyordu. "Günaydın Zerda " diyip önüme döndüm ama o kulağıma yaklaşıp " gecen nasıldı Zişan hanım" demesiyle beni bir öksürük tuttu. " iyimisin kızım" diyen Awzer hanımla beraber sadece kafa sallayıp ayağa kalktım " ben bir su içsem iyi olacak müsaadenizle " diyip mutfağa doğru ilerlerken arkandan gelen Zerdayla beraber adımlarımı hızlandırıp mutfakta çalışanlara kolay gelsin diyip su alıp içmeye başladım. Zerda yanıma gelip " utanma kız ne olucak biz seninle elti değil kardeş sayılırız benden utanmana gerek yok" diyip gülmeye başladı. Bawerle ne yasarsam yaşayayım ailesini buna karıştırmayacaktım onların bir suçu yoktu.. Ona gülümseyip birsey demeden sofraya geçmek için avluya indiğimizde Bawer hariç herkes sofradaydi. Herkes terine oturmuştu.Zerda da Asaf abinin yanına oturunca ben öylece kalmıştım. Merdivenlerden gelen sesle oraya döndüğümde Bawer'in geldiğini gördüğümde oturmasını bekledim ilk günüm de yabancılık çekmem normaldi yerimin neresi olduğunu öğrendikten sonra bir daha onu beklemezdim. Bawer babasının sağına oturunca Zerda'nın kaş göz hareketleriyle bende yanına oturdum. Bir an bana baktığını hissetsemde pek oralı olmayıp yavaş yavaş yemek yemeye başladım. Kahvaltıdan sonra Bawer ise gitmek için Asaf abi ile beraber evden çıktı. Babasının daha yeni evlisin birkaç gün gitme demesine rağmen umursamayıp çıkıp gitti. Awzer hanım onu uğurlamamı istesede sesimi çıkarmayıp yerimden bile kalkmadım buna değmezdi.. Akşama kadar Zerdayla beraber sohbet edip ortak tanıdıklarımızın dedikodusunu yaptıktan sonra üzerime dökülen meyve suyu yüzünden odama gidip üzerimi değiştirmeye başladım. Üzerimi çıkarıp sadece iç çamaşırlarimla kaldığımda kapının açılmasıyla elbisemi üzerime tutup arkamı döndüğümde baba sinirle bakan Bawerle öylece kaldım ama altta kalmamam lazımdı. " kapı çalmak gibi bir adetin yok galiba" geri geri gidip banyoya gitmeye başladım o ise umursamaz bir şekilde " kendi odama girerkende kapımı çalayım onu bunu bırakta bune halin evde bir sürü insan varken kapı kilitli olmadan giyinmek ne demek " Gözlerimi devirip " senden başka medeniyetsiz başka insan yok burda merak etme kapı çalmayı biliyorlardır bundan adım kadar emim" diyip geri geri gitmeye devam ediyordum. Tam ağzını açacakken banyoya varmıştım konuşmasına müsade etmeyip içeri girip kapıyı arkamdan kilitlediğimde kulağıma gelen homurtularını duymazdan gelip giyinmeye başladım. Odaya döndüğümde oda bir eşofman altı giyip üzerine beyaz bir tişört giymişti. Benden önce kapıyı açıp çıkıp gitmişti. Sanki çokta umrumdaydi. Hep beraber yemek yiyip çayları içtikten sonra Awzer hanım " hadi kızlar yarın çok işi var gidip dinlenin yarın çok yorulacaksınız" dedikten sonra ben ve Zerda ayağa kalkıp "herkese iyi geceler " diyip odalarımıza gittik. Dolaptan kendime şortlu geceliğimi alıp banyoda giyip Bawer gelmeden yatağıma girip uyumayı bekledim. O daha gelmemişti. Saate baktığımda gece ikiye geliyordu. Gözlerim artık kapanmak üzereydi. Ama kapının önünden gelen sesle hareketlenip kapıya doğru ilerledim. kulağımı kapıya dayayıp dinlediğimde " gelicem diyorum anlamıyormusun Ceren" diyip biraz bekledi. Bu Ceren kimdi.. Sesleri dinlemeye devam ettiğimde "Bu hafta gelicem merak etme amcam öldü cenaze işleriyle ilgilendim şimdi biraz bizimkilerle ilgilenip gelicem " Neden evlendiğini söylemiyordu. "tamam güzelim şimdi sen kafana bunları takma güzelce uyu hadi sana iyi geceler " diyip biraz bekledikten sonra " bende seni" diyip telefonu kapattı. Derin bir nefes aldığını hissettiğim anda koşup yatağa girip hareket etmemeye çalıştım. Kapı açılınca geldiğini anladığımda nefesimi kontrol edip ne yapacak diye beklemeye başladım. Yatağın diğer tarafının çökmesiyle daha bir tedirgin olsamda kendimi kontrol etmeyi başarmıştım. Kafamdaki soruları susturmayı ne kadar denesemde başarılı olamamıştım. Kimdi bu Ceren.. kafamdaki seslerden kimse kim banane diye kurtulduktan sonra uyumaya çalıştım. Kendimi karanlığa teslim ettim. Sabah uyandığımda banyodaki rutin işlerimi hallettikten sonra dolaptan aldığım şu yeşili elbiseyi hemen üzerimi geçirip odaya döndüğümde o haka uyuyordu. Makyaj masasının önüne geldiğimde yeşil gözlerimi ortaya çıkarmak için sadece siyah bir sürme çekip dudaklarıma nemlendirici sürüp odadan çıkıp aşağıya indiğimde Zerda çoktan inmiş hazırlıklara başlamıştı. " Günaydın kolay gelsin kızlar" diyip yanlarına gittiğimde "sanada günaydın canım uyanabildin mi sonunda kocanın koynunda kalmak zor geldi galiba" diyip ufak bir kahkaha attı Zerda. Ona cevap vermek yerine hafif bir tebessüm edip bende yardım etmeye başladım. İşlerimizin çoğunu hakkettikten sinra kalan kısmından yardımcılara devrettikten sonra kahvaltıyı hazırlamaya başladık. Kahvaltı hazır olunca aşağıya inen Awzer hanım masaya geçtikten sonra bizde geçip diğerlerinin gelmesini bekledim herkes geldi ama Bawer yoktu. " Zişan kalk hele çağır kocanı " diyen Agit ağayla birlikte hemen ayağa kalkıp " tamam baba " diyip merdivenlere doğru yürümeye başladım. Merdivenlerden çıkıp odamın kapısını önüne geldiğimde aklıma dün akşamki konuşmalar gelmişti. Düşünmemeliyim onunla ilgili hiçbirseyi zaten beni aldatmaz ki böyle birsey yaparsa durmayıp gideceğimi bilir her be kadar kana gelmiş olsamda bunu kaldıramam... Neden bunları düşünüyorsam sanki.. Odaya girdiğimde hala uyuyordu. "Bawer ağa uyan sabah oldu kahvaltıya bekliyorlar" diye çağırmaya başladım. Çağırmam pek bir işe yaramamış olucakki kımıldamıyordu bile.. Yanına yaklaşıp parmağımla omuzuna dürtüp " heyy sana diyorum uyan bee seni bekliyor o kadar insan" hala uyanmamıştı. Öldü mü yoksa ah nerde.. Bu sefer elimle sarsmaya başladığımda anda ne olgunu anlamadan birden bileğimden tutup beni altına almıştı. " kafamın içine ettin sabah sabah " diyip söylenmeye başladı. " kalk üzerimden aşağıda millet seni bekliyor annen çağırmamı söyledi yoksa bana kalsa açlıktan ölsen bile Umrumda olmazsın " gözlerinin içine bakıp söylediklerimle dudağının kenarının kıvrıldığını görmemle yerimde daha çok debelendim. "bilmezmiyim debelenip durma kalkıyoruz sabah sabah bir huzur vermedin zaten" Üzerimden kaktiktan sonra bende hemen ayaklanıp üzerimi düzeltip kapıyı açıp tam çıkacakken " istemiyorsan gelme ki ben gelmeni istemiyorum çok makbule geçer" diyip kapıyı arkamdan kapatıp aşağıya indim. Tekrar yerken oturduğumda Awzer hanım " buke geliyormu kocan" diye sorunca ona bakıp " iniyor jimom" diyip kahvaltımı etmeye başladım. Beş dakika sonra yanımdaki sandalyenin çekilmesiyle onun geldiğini anladım ama olduğu tarafa dönüp bakmadım bile... " kahvaltıdan sonra son hazırlıkları kontrol edin öğleye kalmaz gelir misafirler" diyen Awzer hanımla Ben ve Zerda aynı anda " tamam jimom" demekle yetindik. "baba benim tekrar İstanbula gitmem lazım oradaki işlerimi çok ihmal ettim bir haftalığına gidip gelirim haberiniz olsun biletimde hazır hafta sonu gidiyorum" Bawer'in konuşmasıyla tüm gözler ona döndü. Benim aklıma ise o akşamki konuşması.. " tamam oğlum git hem giderken karında al tatil yapmış olursunuz" diyen Agit ağayla hemen bakarım ona döndü. " olmaz baba Zişan'ın ne işi var orda hem ben şirkette olacağım bütün gün napacak tek başına oralarda " Onunla gitmemi istemiyordu.. Sanki ben çok meraklıyım ona.. " sen varsın işlerini hallettikten sonra beraber vakit geçirirsiniz " "gerek yok baba o gitsin doğru der ne işim var benim orada" doye araya girdim. " sözümün üstüne söz istemem kocanla beraber sende gideceksin o kadar " diyen Agit ağayla birlikte "tamam baba sen nasıl istersen öyle olsun gelsin benimle madem" Bawer'in bu kadar çabuk kabul etmesini beklemesemde sesimi çıkarmadan kahvaltıma devam ettim. Kahvaltıdan sonra Bawer kalan birkaç işi olduğunu söyleyip yanına Asaf abiyide alıp gitmişti.. Etrafı son kez toparlayıp gelen kadınlar için oturma odasını ayarladık. Yavaş yavaş gelen kadınlar bir türlü bitmek bilmiyordu el öpmekten gına gelmişti artık.. Artık gelen son kadınlarla başka kimsenin gelmeyeceğini anladıktan sonra servis yapmaya başlamıştık Zerda ve yardımcılarla birlikte... "Awzer xanım yeni gelinin de pek güzelmiş "diyen teyzeyle birlikte birazcık utanmıştım. "sağ olasın Xatice xahım benim iki gelinimde birbirlerinden güzeldir kalpleride yüzleri gibidir Allaha şükür " diyen Awzer hanımla Zerdayla birbirimize bakıp hafif tebessüm edip servise devam ettik. Tam odadan çıkarken duyduklarına olduğum yerde kaldım. "yüzü güzelde ne olmuş bahtına bakın sevmediği bir adama kan gelini olmuş "bu sözler canımı yakmıştı. Mutfağa girdiğimde akmak üzere olan yaşlarımı geri gönderip kimseye belli etmeden yardım etmeye devam ettim. içeriye girdiğimde geldiğinden beri bana bakan kadın ben yanına gittiğim sırada "şuna bakın hele görende güle oynaya gelin gelmiş sanar ha sanki buradaki insanlar bilmez Bawer ağanın ondan nasıl nefret ettiğini " direkt kadının yüzüne baktığımda duyduğumu anlamıştı zaten o da duyayım diye söylemişti.. Servisi tamamladıktan sonra kapının önüne geçip yönümü herkese dönüp "hepiniz buraya gelin görmeye geldiniz biliyorum ki bazılarınız tekrardan Hoşgeldiniz benim nasıl evlendiğimi hepiniz zaten biliyorsunuz bende biliyorum kan gelini olarak geldiğimi Bawer ağanın benden nefret ederek evlendiğini ama bunun sizi ilgilendirdiğini hiç zannetmiyorum arkamdan kötü konuşmaya devam edecekseniz eğer şuan evimden çıkıp gidin"diyip arkamı dönüp odadan çıktığımda arkandan gelen bazı ayıplama bazı destek veren konuşmaları umursamadan devam edecektim ki duyduğum sesle gülümsedim. "gelinimi duydunuz xanımlar ben sesimi bilerek çıkarmadım gelinim kendini savunsun ki sizde gördünüz kimler olduğunu ben söylemeden konuşanlar hadi evinize"diyen Awzer hanımdı. Yüzümde ki tebessümle odama girdikten sonra kapıyı kapattığım gibi tuttuğum yaşlar birer birer akmaya başladı.. Ben bunları hak etmemiştim.. Ayağa kalkıp göz yaşlarımı silip aynadan kendime bakıp gülümsedim.. Ne olursa olsun hayat devam ediyor.. Yaşadıklarıma inat hayata daha sıkı sarılmalıyım.. Aşağıya tekrar indiğimde evde kimsenin kalmadığını görünce adımlarımı avludaki sedirde oturan Awzer hanıma doğru yönlendirdim. "oturabilir miyim jimom"diyip neyleyim yanına iki kere vurunca onayı aldığım gibi yanına oturdum. "kusura bakma jimom ben saygısızlık yapmak istemezdim ama duyduklarıma daha fazla dayanamadım özür dilerim" "sakın özür dileme sen yanlış birsey yapmadın ne yaptıysan en doğrusuydu yoksa ben gönderecektim onları benim evimde benim gelinime yapılan saygısızlığı kabul etmem"diyip eliyle omuzu okşadı. "saol jimom "diyip konuşmaya devam edecekseniz aan kapıyla ayaklanip kapıyı açmaya gittiğimde karşımda Bawer ve Asaf abi vardı. Önde duran Asaf abiye 'hosgeldin Abi"diyip geçmesi için kenara çekildim. "Hoşbulduk kardeşim"diyip yanımdan geçip gitti. Bawer'in yüzüne bakmadan arkamı dönüp gidecekken koluma yapışıp "kocana hosgeldin demek yokmu ha Zişan hanım " "yok"diyip kolumu çekip arkama bakmadan yukarı doğru çıktım. Akşama yemeğini hazırlamak için mutfağa yardıma gittiğimde herşey hazırdı. Sadece sofrayı kurmaya yardım edip herkesle beraber sofraya oturup yemeğimi yemeğe başladım. "hafta sonu yerine yarın yola çıkmamız lazım baba imzalamak gereken çok önemli bir anlaşma var o yüzden yarın sabah erkenden yola çıkmamız lazım "diyen Bawer ile Agit ağa '"tamam oğlum sen nasıl dersen öyle olsun' Sofrayı toplayıp mutfağa götürürken Zerda kulağıma yaklaşıp "balayına güzel güzel vakit geçirirsiniz artık'diyip göz kırptı. Gözlerimi devirip odama doğru merdivenlerden çıkıp odama geldiğimde dolaptan kendim için bir bavul çıkarıp içine gidebileceğim kıyafetlerimi koydum. İstanbul'a ilk gidişim değildi. Asrın abim ile arada giderdik. Bavulumu hazırlamayı bitirdiğimde bavulumu kapının hanına bırakıp gecekiklerini giyip yatağa uzandığım gibi Bawer odaya girmişti homurtularini duysamda sesimi çıkarmadım dolabın açılıp kapanma sesinden üzerini değiştireceğini anladıktan sonra o tarafa dönmeden bekledim. "bana neden bavul hazırlamadın"diye sorduğunda ona dönüp "elin kolun var kendin hazırla"dedikten sonra tekrar ona sırtımı döndüm. "zaten bavula ihtiyacım yok orda herşeyim var sana kalmadım " "oh ne güzel "diyip gözlerimi kapattım. Yatağın çökme sesiyle yatağa geldiğini anladım.. kolumdan tutup beni kendine çevirdiğinde yavaşça bana yaklaşmaya başladı. "istemiyorum"dedim gözlerine bakarak Dediğimi duymazdan gelip dudaklarımı öpmeye başladı. Başımın iki yanını tutup öpüşünü derinlestidiğinde kurtuluşum olmadığını anladım. üzerime uzandığında bacaklarımı açıp arasına yerleşti. Ellerimle yatağın çarşafın sıkıyordum. O ise dudaklarımdan boynuma doğru ilerledi. Üzerimden kalkıp üzerini çıkarıp tekrar üzerime uzandı. Elleri üstümün eteklerini tutup çıkarmaya başladı daha sonra altımıda çıkartıp beni karşısında çıplak bıraktı.. Göğüslerime geldiğinde ise sağ göğsümü ağzına alıp bebek gibi emmeye başladı diğer göğsümü ise eliyle yoğuruyordu. bacaklarımı aralayıp kendine daha çok alan açıp tek hamlede içime girdi. Çarşafı sıkmayı bırakıp ellerimi sırtına koyup tırnaklarımı sırtına geçirmeye başladım.. Bu yaptığım hoşuna gitmiş olucak ki inleyip gelgitlerini hızlandırıp daha da sert olmaya başladı. Sonunda içime boşaldıktan sonra yanıma yattığında ise nefesini düzene sokmaya çalışıyordu. Bu daha be kadar sürecekti alışmam mı lazımdı artık.. Yanımdan kalkıp banyoya girdi. Ben yine öylece durdum. Su sesi kesildikten sonra kapı açılınca "sende duşunu al sabah erken gidicez"diyip tekrar yerine uzandı. Yerdeki kıyafetlerimi üzerime geçirip banyoya girip suyun altına girdim. Banyodan çıktığımda o uyumaya başlamıştı. Kendi tarafıma uzanıp gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bıraktım tabi gözlerimden akan yaşlarla beraber.... Sabah olunca konaktaki herkesle vedalaşıp yola çıktık. Hava limanından İstanbula kadar tek kelime etmedim onunla zaten ne konuşacağım ki onunla... Arabada giderken bana bakıp "küsmüyüz yoksa karıcım "dedi sinirimi bozmak için "amcamı hâla bulamadın mı" bir an yüzme bakıp dursada "az kaldı merak etme onu bulup intikamımı alınca bende hayatıma huzurla devam edicem" "elini çabuk tut amcamı çabuk bul ki senden kurtulayım " "senin derdin şimdi anlaşıldı ne o benimde mutlu değilmisin oysa ne güzel vakit geçiriyoruz seninle bak balayına İstanbula bile geldik" çıldırmamak elde değildi.. Resmen dalga geçiyordu benimle.. ona cevap vermeyip yüzümü yola çevirdim.. Araba bir villanın önünde durduğunda onu beklemeden arabadan indim. Kapıya beraber vardığımızda biz daha çalmadan kapı açıldı. Kapıyı elli yaslarinda bir teyze açıp Bawer'e "Hoşgeldiniz efendim"djyip geçmemiş için kenara çekildi. "Hoşbulduk Gülistan hanım bak bu Zişan "demekle yetindi karısı olduğumu söylemedi. Zaten bir hafta tek kalacağımm söylese ne olur söylemese ne olur.. "sizde Hoşgeldiniz Zişan hanım "diyip banada söylediğinde "hosbuldum da hanım demesen daha iyi olur "diyince gülümseyip içeriye geçtik. Bawer beni odaya getirip eşyalarımı da yanıma bırakıp aşağıya inmişti bende eşyalarımı yerleştirdikten sonra aşağıya indim. Kahvaltı yapmamıştık Gülistan teyze hazırlayıp ortadan kaybolmuştu. onu umursamadan oturup yemeğe başladım açım ne yapabilirim.. Oda yemeğe başladı. kahvaltıdan sonra "benim biraz isim var acil gitmem çıkmam lazim"diyip çıkıp gitti. Bende Gülistan teyzeyi çağırıp beraber hem kahvaltı yapıp hemde sohbet ettikten sonra sofrayı kaldırdık. Şimdi ise karşılıklı oturmuş kahve içiyorduk. "demek 5 yıldır burada çalışıyorsun ha Gülistan teyze" "evet kızm 5 yıldır burdayım ama benim asıl anlamadığım bu kadar çabuk evlenmeniz ve Bawer beyin bunu söylememesi" Bawer söylememiştim ama ben söyledim laf arasında.. "öyle olması gerekiyordu teyzem sen çok takılma ee senin yokmu çoluk cocuk"doye sormamla gülümseyip "var var olmaz mı bir oğlum iki kız var oğlum yurt dışında okuyor Bawer bey sayesinde kizlarimda ikiz liseye gidiyorlar" "ne güzel Allah bağışlasın teyzem" "saol kızım kızm şuan birsey soracağım tabii yanlış anlamazsan " "buyur teyzem sormayacak ne soracak diye beklerken "Bawer bey neden ona Ömer denilmesinden hoşlanmıyor ilk zamanlarda söylediğimde bir daha duymayayım diye kızmıştı sebebi ne kızım tabii özel değilse" Ömer ismini sevmiyormuydu yani . Bunu öğrenmem iyi olmuştu. "valla teyzem bende bilmiyorum daha banada söylemedi "diyip fazla uzatmamaya karar verdim. Gülistan teyze akşam yemeğini hazırlamak için mutfağa girdiğinde bende odama girip duşa girip üzerimi değiştirdiğim gibi aşağıya indim. Bawer hala gelmemişti neredeyse nerde banane.. Sofra hazır olduğunda ben oturup yemeğe başladım. O artık geldiğinde yerdi. Gülistan teyze ile beraber yemek yedikten sonra ona mutfakta aklımdan çıkmayan soruyu sordum "Gülistan teyze sen Ceren diye birini tanıyormusun"diye sorunca elindeki tabak yere düşüp kırılmıştı. Kimdi bu Ceren..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE