Bala söylene söylene üst kata çıktı ama katta yoğun olarak Alp Tolga’nın kokusuna aldı. Tam onun kapısını çalacağı sırada kapının önünde Altay’ı gördü. -Bir şey mi aradın sevgili yengeciyim? -Belki, sana ne? İçinden “Üzerine onun kokusu bulaşmıştır.” -Nereden yengen oluyorum edepsiz? -Sen ister et ister etme ama yengemsin. Senden çok memnunum. Aynından bende istiyorum yengeciyim. Sinirle Altay’a baktı. Adamın üzerine yürürken koku daha da yoğunlaşınca, -Git de temizlen. Üzerine o sevimsizin kokusu bulaşmış. Bu sırada odanın içinde Alp Tolga bağrışmaları dinleyip sessizce gülümsemişti. Nihayet gelmişti hınzır ama az daha yakalanacaktı. -Çok uyanıktı çok. Ben senin o uyanıklığını var ya… Oooh eski betliğine dönmüştü hala canlıydı kıpır kıpırdı. -Kızsın, yeter ki hiç susmasın

