Zilan... Kalbim çılgınca bir acının elinde oyuncak olmuştu sanki... Başımdan aşağı alevler yağıyor, tenime buzdan kırağılar batıyordu... Nefes almak bu kadar zor muydu Allah'ım..? Sadece birkaç saniyeydi beni bütün bu acılara sevk eden. Titreyen dudaklarımla öne çıkmaya çalıştım ama bırakmıyorlardı beni... Usulca başını bana çevirdiğini gördüm göz yaşlarıyla buğulanmış gözlerimle. Çenesi kasılmıştı dişlerini sıkmaktan... O an anladım... O kahrolası kurşun benim kalbime saplanıp kalmış... Zorlukla duruyordu ayakta... " Baran..!" Haykırışım yerin ve göğün bağrında yankılanmıştı... Bir kargaşa vardı... Halil denen pislik Fırat'ın hışmına uğruyordu, silahlar patlıyordu... Ama benim gördüğüm tek şey sevdiğim adamın dudaklarını kirleten kandı... Bundan yıllar sonra Benim sevdiği

