Hatice, o günden sonra öğrendiği sırrın ağırlığıyla ne yapacağını şaşırmış bir haldeydi. Bildiği tek şey vardı: Hasan’ı artık bir aile ferdi gibi görüyordu. Hatice'nin amcası yüzünden annesini kaybetmişti. Bundan dolayı kendini suçlu hissediyordu ve onu yarı yolda bırakmaya hiç niyeti yoktu. Ama Tahir’le olan yakınlığı düşündükçe içi daralıyordu. Günün birinde bu sırrın ortaya çıkma ihtimali, Tahir’in canını yakabilirdi. Bu yüzden, belki de bu sevdadan vazgeçmek gerektiğinin farkına varıyordu. Tahir’in olur da bir gün gerçeği öğrenirse ne hissedeceğini düşündü. Çünkü daha önce babasıyla ilgili kini bile aralarında büyük sorunlara yol açmıştı. Şimdi böylesine ağır bir sırrın gölgesinde yürümek, ikisi için de daha zor olabilirdi. Hatice, bu kadar kafa karışıklığı içindeyken yoluna aynı şe

