Bilincimin yerine az çok gelmesiyle birlikte hissettiğim ilk şey, korkunç bir baş ağrısıydı. Oturduğum yerde biraz hareket etmek isteyince de ayrıca bu sefer nükseden bir boyun ağrısı, bana nerede olduğumu hatırlatmak istercesine sızlıyordu. Gözlerimi aralayıp ne olduğunu anlamak için etrafıma baktığımda bembeyaz bir odada, bir tekerlekli sandaleye bağlanmış halde olduğumu fark ettim. Boynumda garip metal kelepçe gibi bir şey vardı ve şimdiden sinirimi bozmaya başlamıştı. O sırada odada tek başıma olmadığımı fark etmiştim, Kayra karşımda duran bir sandalyede oturmuş ve gözlerini üzerime dikmişti. Yüzünde ve ellerinde seçebildiğim birkaç yara bandı ve sargı bezi, Aras'la olan mücadelesinin oldukça zorlu geçtiğini hatırlatıyor gibiydi. "Günaydın." dedi çocuksu olduğu kadar donuk çıkan bir

