Hayat, bazen bizi hazırlıksız yakalayan bir yolculuk… Aras’ın o sabah ofiste söyledikleri hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu. “Paris’e gidiyoruz Elif. Yarın sabah yola çıkıyoruz. Görüşmemiz gereken bir firma var. Sözleşme hâlâ imzalanmadı, ikna etmemiz gerek.” İlk tepkim, şaşkınlıktı. Ne Paris’i? Daha geçen hafta yoğun bakım kapısında babam için dua ediyordum. Ama Aras öyle bir ciddiyetle konuşmuştu ki, sorgulamak gelmedi içimden. Kaldı ki, o an Aras’ın yüzünde sadece iş yoktu; bir şey daha vardı. Gözleri, bana açıklayamadığı bir duygunun yansımasıydı sanki. Ertesi sabah yola çıktık. Uçakta konuşmadık pek. Her zamanki gibi, ketumdu. Ama yine de, yanında huzur verici bir sessizlik vardı. Kulağımda kulaklık, gözüm pencerede… Paris’in ufuk çizgisine yaklaşırken kalbim, nedensizce hızlandı. B

