Bir gün bu kadar çok insan benim için toplanacak deseler, gülerdim. Yalnız doğanlar yalnız ölürler gibi bir inanışla yaşarken bu renksiz dünyada gelin olduğum gün bir salon dolusu insan alkış tuttular bana, bize... Kimliğimin, kim olduğumun, nereden geldiğimin artık önemi yok diye düşündüm. Bir köşede duruyordu Affan, kaliteli bir takım elbisenin içinde gülümseyerek sohbet ediyordu dostlarıyla... Kardeşinin karısı olacak olmam önemli değildi artık onun için; durdurmaya çalışmış başaramamış ve boşvermiş. Nikah memurunun sorusuna bir çırpıda 'evet' derken aynı sözcük bir çığlık gibi çıktı Ata'nın dudaklarından. Sıçradım... Son anda bile olsa düşünüp vazgeçebilecekken bundan korkup çabucak kabul etmiştim onun karısı olmayı. Neydi istediğim? Affan'ın acı çekmesi mi? Kaybetmediğimi göstermek mi

