Burak’tan önce Furkan sordu: “Nerede?” “Okulda, daha orta okula gidiyordu,” dedi Ayaz. Sarhoş olmuştu. Hem de nasıl… “Vay vay vay…” dedi Aren. “Aynen,” dedi Burak. “Ee, Ayaz Karakurt, anlat bakalım, gördüysen ne olmuş!” “Gördüm,” dedi Ayaz. Kelimeyi bulmaya çalışıyordu. “Sadece okulun önünden geçerken bir kez gördüm. Sonra gitti. Yüzünü hatırlamıyordum. Gözlerini görmüştüm. Hoşlanmıştım. Ona soramayınca bir kız çağırdım,” dedi bana dönerek. Yutkundu. “Kıza ismini sordum. Tanışmak için. Ne bileyim, belki çıkarız ya da sadece adını öğrenirim, o bile yeterdi,” dedi. “Ne düşündüm bilmiyorum, konuşmak istiyordum, tanışmak…” Ben o zamanlar şişkoydum. En nefret ettiğim, kendimden tiksindiğim zamanlardı. Ayaz beni o halimle beğenmişti. Sadece gözlerime bakıp hoşlanmıştı. “Sen daha çocukken

