İstanbul'a dönmüştük. Eve geçmeden önce mutfak alışverişi yapmak için zincir marketlerden birine girmiştik. Ayaz alışveriş olayını abartmıştı. Arabaya attıklarına bakarak peşi sıra yürüyordum. Bir şey almama gerek kalmamıştı zira kendisi eline geçen her şeyden üçer beşer alıyordu. Buna asla kullanmayacağımız, yıllarca ihtiyaç duymayacağımız şeyler de dahildi. “Çakmak aldık. O kutu kibriti ne yapacağız?” diye sordum. Sepettekilere bakıp bunu sormuş olmama sırıtarak omuz silkti. “Alışveriş işi benlik değil. Aylarca tekrar gelmemeyi umuyorum. Elini attığında eksik bir şey olsun istemiyorum.” Sonra başını kaldırıp raftan bir şey aldı. “Onun neye yaradığını bildiğini bile sanmıyorum,” dedim bezgince. “Cidden neye yarıyor bu?” “Manikür yaparken kullanılır. Oje sürdüğümüz ayak parmakları bi

