Nilay kendisini toparlamayı başarınca uyanış biçimine olan öfkesini kaşlarını çatarak dillendirdi. "Sen deli misin be adam uyuyan insan hiç dudağından öpülür mü?" Hakan'ın tek kaşı havalanırken bedeni mesafeyi çoktan kapatmıştı. Burnunu Nilay'ın hokka burnuna birkaç kez dokundurdu. "Sana deliyim." Kıstığı kirpikleri arasındaki gözleri iri kömür karaları ve ince dudaklar arasında mekik dokudu. Fısıltıdan ibaret sesi alev alev yanan benliğinin temsiliydi. "Uyanık olduğun sürece öpmemde sorun yok doğru anlamış mıyım güzelim?" Nilay baharatımsı kokunun bulandığı nefesleri maraton koşmuş gibi ardı ardına soludu. Başıyla onay verdiği an Hakan'ın kolu belini sardı önce bedenleri ardından dudakları çarpıştı. Alt dudağını Hakan'ın şeker gibi emmesiyle gözleri kapandı. Tutunma gereksinimiyle eli

