Genç adam şafak sökerken aklındaki sorularla uyuyakaldı. Derin uykuya geçiş yaptığı an sık yoklayan kâbusu göz kapaklarına misafir oldu. Ahmet'in olduğu kâbus şerden ibaretken Hakan karşı çıkan sözcükleri sıralayıp ecel terleri döktü. Nilay işittiği anlamsız mırıltılarla kirpiklerini araladı. Uyku sersemi bulunduğu yeri algılamak için tavanla bakıştı. Hakan'ın sesiyle üzerindeki pikeyi savurup soluğu birkaç adım ötesindeki adamın yanında aldı. "Dokunma ona sakın dokunma!" Hakan’ın alnında biriken minik damlalar ürkütücü çehresinden boynuna doğru yol almış. Aynı sözcükleri durmaksızın sıralayan adamın başı itiraz eder gibi sağa sola savruluyordu. Genç kız çaresizce uyanması için defalarca kez seslenmiş başarısız olmuştu. Baş ucu komodinden peçete alıp nazikçe adamın yüzünün nemini sil

