Fırat, Devran ’ın sözlerini duyunca kasıldı. İçinde bir yerde, adamın haklı olduğunu biliyordu. Ama bu, silahın ona doğrultulmasını kabul edeceği anlamına gelmezdi. O da Jiyan ölsün istemezdi ama Jiyan her şeyi çok geç söylemişti. Oradan dönüş olmazdı. Devran tetiğe basacağı anda hamlesini yaptı. "Sen beni öldüremezsin!" diye haykırarak üzerine atıldı. Silah patlamadı. Devran ’ın eli sallandı, namlu havaya kalktı. Fırat, bütün gücüyle adamın silahı tutan bileğini kavradı. Devran geriye sendeledi ama hemen toparlandı. İkisi bir mezarın başında, çamurlu toprağın içinde kıvranarak boğuşmaya başladılar. Devran’ ın gözü dönmüştü. "Jiyan öldü, senin yüzünden!" diye bağırdı, yumruğunu Fırat’ ın karnına geçirdi. Ama Fırat da boş değildi. Dişlerini sıktı, Devran ’ın yakasını kavradı ve bütün

