Konağın bahçesinde yürüyorduk. Yaman Abi’ nin sesi, havada asılı kalmış bir gölge gibi içime işliyordu. Sözleri ağırdı ama yüzünde hüzünlü bir kabulleniş vardı. Sanki yıllardır içinde tuttuğu bir yükü paylaşıyordu benimle. “Sen bu yüzden mi ağa olmak istemiyorsun, Yaman Abi?” diye sordum. Başını hafifçe öne eğdi, dudaklarında buruk bir gülümseme belirdi. “Aslında Zülal ’in ağa olacağım için benimle evlendiğini düşünmek bahanesi oldu, Narin. Gerçek sebep bu değil. Ben kaçakçılık yaparak mutluyum. Fırat ’ın çocukluğunu annem çaldı, benim çocukluğumu ise babam.” “Ferman Ağa mı?” diye sorarken aslında sadece şaşkınlıktan sormuştum. Başka babası olacak hali yoktu ama kendimi bunu yüksek sesle söylerken buldum. Beni sürekli koruyan, bana destek olan adamdan bahsediyordu. Yaman Abi hüzünle gü

